Netanyahu: İran’a Güvenilemez
ABD, Uçak Gemisine Yaklaşan İran İHA’sını Düşürdü
Netanyahu’dan Witkoff’a: “İran’a Güvenilemez”
ABD ordusu, Umman Denizi’nde bir Amerikan uçak gemisine doğru uçan İran’a ait bir insansız hava aracının düşürüldüğünü açıkladı. Olay, Washington ile Tahran arasında yürütülmesi planlanan müzakereler öncesinde gerilimi daha da tırmandırdı. Aynı saatlerde ABD, İran Devrim Muhafızları’nı Hürmüz Boğazı’nda bir ABD ticaret gemisini taciz etmekle suçladı. İsrail’in ise Trump yönetiminin İran’a yönelik dört temel müzakere talebinden taviz verilmemesi konusunda ısrarcı olduğu bildirildi.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), salı günü yaptığı açıklamada, ABD Donanması’na ait bir savaş uçağının, Umman Denizi’nde USS Abraham Lincoln uçak gemisine yaklaşan İran yapımı bir insansız hava aracını düşürdüğünü duyurdu. Açıklamada, İHA’nın “belirsiz niyetle ve saldırgan bir biçimde” gemiye yaklaştığı, gerilimi azaltmaya yönelik tüm uyarılara rağmen uçuşunu sürdürdüğü belirtildi.
CENTCOM Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, olayın uluslararası sularda meydana geldiğini ve ABD kuvvetlerinin meşru savunma kapsamında hareket ettiğini vurguladı.
Askerî kaynaklara göre düşürülen Şahed-139 tipi insansız hava aracı, İran’ın güney kıyılarından yaklaşık 800 kilometre açıkta bulunan USS Abraham Lincoln’den havalanan bir F-35C savaş uçağı tarafından imha edildi. Olayda herhangi bir Amerikan askerinin yaralanmadığı ve ABD ekipmanında hasar oluşmadığı bildirildi.
Hürmüz Boğazı’nda Ticaret Gemisine Taciz
ABD ordusunun açıklamasına göre, İHA’nın düşürülmesinden saatler sonra İran Devrim Muhafızları’na bağlı unsurlar, Hürmüz Boğazı’ndan geçen Stena Imperative adlı ABD bayraklı ve ABD mürettebatlı bir ticaret gemisini taciz etti. Hawkins, iki hızlı bot ve İran yapımı bir Mohajer insansız hava aracının gemiye yüksek hızla yaklaştığını ve gemiye çıkma tehdidinde bulunduğunu söyledi.
Bunun üzerine USS McFaul muhrip gemisinin, ABD Hava Kuvvetleri’nin savunma amaçlı hava desteği eşliğinde ticaret gemisine refakat ettiği ve geminin güvenli şekilde seyrine devam ettiği belirtildi.
İran devlet medyası ise Devrim Muhafızları’na ait insansız hava aracının “iletişiminin kesilmesi” olayının soruşturulduğunu bildirdi. Yarı resmî Tasnim Haber Ajansı, İHA’nın düşürülmeden önce topladığı görüntüleri İran’a iletmeyi başardığını öne sürdü.
Diplomasi Trafiği ve Müzakere Tartışmaları
Bu gelişmeler, ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilimin ortasında yaşandı. Başkan Donald Trump, İran’ın ülke genelindeki protestoları sert biçimde bastırmasının ardından Tahran’a yönelik baskıyı artırmış, nükleer program, balistik füzeler ve bölgedeki vekil güçlere verilen destek konusunda bir anlaşmaya zorlamak için askerî seçenekleri gündeme getirmişti. Washington, bu kapsamda bölgeye uçak gemileri, güdümlü füze destroyerleri ve hava savunma sistemleri sevk etti.
Beyaz Saray ve İranlı yetkililer, ABD Başkanlık Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İranlı yetkililer arasındaki görüşmelerin hâlâ planlandığını açıkladı. Daha önce Trump’ın damadı Jared Kushner’ın da görüşmelere katılmasının beklendiği, İran heyetine ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin başkanlık edeceği öne sürülmüştü.
Trump, görüşmelerin nerede yapılacağına ilişkin net bir bilgi vermekten kaçınarak, “Şu anda onlarla müzakere ediyoruz. Görüşmeler birden fazla yerde yürütülüyor,” dedi. Haziran ayında İran’ın nükleer tesislerine yönelik ABD saldırılarına atıfta bulunan Trump, “Bunun tekrar yaşanmasını istemediklerini sanmıyorum. Müzakere etmek istiyorlar,” ifadelerini kullandı.
Amerikalı yetkililer, Wall Street Journal’a yaptıkları açıklamada, Trump’ın deniz çatışmalarının ardından İran’la müzakerelerden çekilmeyi değerlendirdiğini, ancak son anda bu karardan vazgeçtiğini belirtti.
Türkiye–Umman Tartışması
Bölgesel kaynaklara göre İran, görüşmelerin Türkiye yerine Umman’da yapılmasını ve kapsamının yalnızca nükleer konularla sınırlı ikili müzakereler olmasını talep etti. Tahran, balistik füze programı ve bölgesel vekil güçler konusunun masaya getirilmesine karşı çıkıyor.
Axios, Trump yönetiminin görüşmelerin Umman’da yapılmasını kabul ettiğini, ancak sürece başka ülkelerin katılımı konusundaki temasların sürdüğünü bildirdi.
Netanyahu: “İran’a Güvenilemez”
Bu gelişmelerin gölgesinde Steve Witkoff, Kudüs’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre Netanyahu, Witkoff’a “İran’ın verdiği sözlere güvenilemeyeceğini defalarca kanıtladığını” söyledi.
Görüşmeye Mossad Başkanı David Barnea, Savunma Bakanı Israel Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir de katıldı.
Üst düzey bir İsrailli yetkili, Kanal 12’ye yaptığı açıklamada, İsrail’in ABD’li müzakerecilere İran’a yönelik dört temel şarttan vazgeçilmemesi çağrısında bulunduğunu belirtti. Bu şartlar; İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarını başka bir ülkeye devretmesi, nükleer zenginleştirmeyi tamamen durdurması, balistik füze üretimini sona erdirmesi ve Orta Doğu’daki İsrail karşıtı vekil gruplara desteğini kesmesi olarak sıralandı.
Yetkili, “Bu şartları içermeyen her anlaşma kötü bir anlaşmadır. Bu yönetim, özellikle İran konusunda İsrail’e olan bağlılığını kanıtlamıştır. İsrail geçmişte etkili olmuştur ve bu kez de etkili olacaktır,” ifadelerini kullandı.
İran ise bu taleplerin tamamını uzun süredir egemenliğine kabul edilemez bir müdahale olarak nitelendiriyor. İranlı bir diplomatik kaynak, Tahran’ın müzakerelere ne iyimser ne de kötümser yaklaştığını, savunma kapasitesinin ise kesinlikle müzakere konusu olmayacağını vurguladı.
Rafael Mussi/ Telaviv



Yorum gönder