‘DAĞLIK KARABAĞ’DA GARANTÖR OLMAYA HAZIRIZ’

GÜRCÜSTAN HƏM İŞĞALA MƏRUZ QALANLA, HƏM DƏ İŞĞALÇIYLA DOST OLMAQ İSTƏYİR

“Tyananmen” ruhu qayıdır…

Мы переживаем судьбоносную эпоху

DÜNYA VE KÜRESEL VİCDAN

Gündem 20 Nisan 2020
414

İnsanlık için vicdan neyi ifade ediyor bunu anlayabilen küresel ölçekli şirketler mi yıksa küresel ölçekli şirketleri kuran ülkeler ve sermaye grupları mı? vicdani duygularının farkına vararak biz neden böyle olduk diye sorgulama yapma yetisine kavuşacak mı?
Dünya üzerinde bir çok bölgede insanlık eziyet ve azap çekerken bu sorunlara karşı ilgi duymayan sadece kendini düşünen kapitalist sistem ve benzerleri ,kendi insanlığı içinde ,bu gün aynı davranış biçimlerini sergilemekten çekinmemektedirler.
Küresele vicdani sorumluluk bilinci bireysel insanlık vicdani bilincine dönmedikçe toplumlar bu vicdani sorumluluktan kaçınmaya devam edeceklerdir.Küresel sistemi oluşturan yapıların yetersiz kaldığı ve sorumluluk üstlenmekten kaçındıkları bir ortamda ülkeler neler yapmakta ,
ÜLKELERİN VİRÜSLE MÜCADELE YETERLİLİKLERİ
HOLLANDA
AB ‘nin ekonomisi en iyi durumda olan ülkelerden birisi olan Hollanda Sağlık Bakanı; “Ben bu yükün sorumluluğunu alamam “deyip istifa etti.

İNGİLTERE
Brexit ile AB’den çıkan Batmayan Güneşin İmparatorluğu olan İngiltere dünyanın en iyi sağlık sistemine sahip ülkelerden birisi olmasına rağmen sürü sistemini ilk başlarda uygulamasının bedelini öderken en üst düzeyden hastalığın enfekte olduğu bir ülke ve Başbakanı Boris; “Virüse yapacak birşey yok, ülkenin % 80’ine buluşacak, herkes sevdikleriyle vedalaşsın” dedi.
İTALYA
Çin ve İrandan sonra virüsün AB içinde en çok görüldüğü ve bütün sistemlerinin ve devletin vatandaşına yaklaşımında yetersiz kaldığı ve AB’den yeterli desteği göremediklerini beyan ederek eski başbakanlarının AB’den ayrılmayı beyan ettiği ülke ve AB’nin üçüncü büyük ülkesi
Yunanistana gidecek olan solunum cihazlarına ey koyan İtalya Başbakanı Conte ; “İtalya pes etti,iş çığırından çıktı” dedi.
BULGARİSTAN
AB içinde yer almasına rağmen yardım çağrılarına hiç bir AB ülkesinin karşılık vermediği Bulgaristan Başbakan; “Bize TÜRKLER’den başka yardım eden yok,
Avrupa kendi derdine düşmüş “dedi.
YUNANİSTAN
CORONA virüsüne karşı gerekli tedbirleri zamanında almasına rağmen virüs mücadele eden sağlık personeli ve vatandaşları için yeterli medikal malzeme yardım alamayan Yunanistan daha dün türlü şiddet uygulayarak AB’nin büyüklerinin sözlerini dinleyenYunanistan sınırı geçmesin diye daha dün SURIYE’lileri döven şerefsizler,bugün maske yapımında çalıştıracak kadar çaresizler …..

İSPANYA
CORONA virüs salgınına karşı ilk başlarda İtalya gibi yeterli tedbirleri almayan ve yaşlı bakım evlerinde kalan yaşlıların bakımını bırakan yönetimlerin olduğu ve bu evlerde kalanların birçoğunun öldüğü İspanya İtalya gibi AB’den yeterli yardımı alamadıklarından şikayetçi olmaya devam ederken Başbakanı;”İspanya tarihinde böyle bir facia yaşanmadı, kontrol edemiyoruz” dedi.
FRANSA
AB en güçlü ülkelerinden olan AB içinde ülkelerin sipariş ettiği maskelere el koyarken kendisi için Çin’den yaptırdığı maskelere ise ABD el koyması ile başlayan maske savaşlarının başlangıcını yaparken salgın ile mücadelede yetersiz kaldıkları ortaya çıktı ve Macron dahil Başbakan;Fransa başbakanı birşey demedi, şu an şokta, gerekli hiç bir çalışma ve uygulama ile ilgili etkin konumda olmadığı ortaya çıktı. Yaşlılarını ölüme terk etmeye başladılar
ABD
Başkan Trump ABD’ye sanki hiç uğramayacağını düşünerek hareket edip yeterli tedbirleri almaması ile önümüzdeki dönemde yapılacak olan seçimlerde kayıp etme riskine girdi.Tedavi edilen hastalardan ücret isteyen ABD sağlık sisteminin ne kadar yetersiz olduğununu ortaya çıması ile sağlık çalışanlarına ne kadar ihtiyacı olduğu ortaya çıkması ile dünyanın her tarafından sağlık çalışanını ülkesine davet etmeye başlarken AB ülkelerinde Çin’e üretirilen maske dahil bir çok ürüne el koyarak veya daha yüksek bedel ödeyerek aldı. Ordu sokağa indi, siyasi irade kaybolursa iradeyi ele almak için çakal gibi pusuda bekliyor.

Avrupa ülkelerine çökmek içinde bekliyor.
TÜRKİYE
Corona virüs salgının dünyaya yayılması ile önce içeride gerekli tedbirleri alarak riskleri yönetmeye başlayan Türkiye
ABD ve AB ülkelerinin başka ülkelerde vatandaşlarını getirmek için uçağa biner binmez parasını istediği veya getirmek için hiç girişimde bulunmayan gelişmiş ülkelere karşı dünyanın her tarafındaki vatandaşlarını ücretsiz olarak Türkiyeye getirmeye başlayarak büyük bir organizasyonu başarı ile yönetti.
Ülkeler için altın değerinde olan maske üretimine hız vererek diğer ülkelerin para ile dahi ulaşamadığı maskeleri ücretsiz olarak halkına dağıtan ve halkının sağlığı için bütün salgın ile ilgili hizmetleri ücretsiz olarak yerine getiren ,vatandaşını korumak için toplumsal seferberlik başlatan dünyadaki tek ülke olan Türkiye uygulama ve söylemleri ile dünyaya örnek ülke olarak Dünya Sağlık Örgütü tarafından gösterilmeye başlandı.
96 ülkenin yardım istediği Türkiye gerekli yardımları İngiltere,ABD,İtalya,İspanya dahil birçok ülkesine ulaştırmaya devam etmekte ve salgını ile mücadelede dünyaya nasıl bir tavır sergilenmesi gerektiğini İnsanlık adına göstermeye devam etmektedir.
Umutsuzluğun asla olmadığı Türkiye’de
“Biz bu virüsü yeneceğiz, kimse endişe etmesin.
Devletimiz güçlüdür, tedavilerin yüzde 85’i olumlu sonuç veriyor,
başarılıyız”..Halkı büyük bir moral ve manevi zenginlikle beraber gelecek güzel günler için çalışmaya devam etmektedir.

Dünya salgın pandemisi ile meşgul iken etrafımızda ve dünya genelinde neler oluyor diye bakmayı unuttuğumuz günlerde kapitalist ülkelerin kendilerine boyun eğdirme ve yok etme olarak görmeye başladıkları virüse karşı , hedef ülke olarak Çin Halk Cumhuriyetini gündeme aldıkları görülmektedir.
Yeni dünya düzeni konu edilirken , yeni dünya düzenine uygun mücadele etkinlikleri ile devam edilecek yoksa konvansiyonel düzen üzerinden düzenli ordular ile ülkeler tehdit edilemeye devam mı edilecek sorusu akıllara gelmektedir.
ABD ve AB destekli vekalet savaşları dünyada pandemiye rağmen dünyanın çeşitli yerlerinde devam ederken bölgemizde de terör örgütü ABD ve yandaşları destekli bize karşı eylemler yapmaktan geri durmamaktadır.
ABD’nin hem AB’yi hem Çin’i hemde İran Rusya ile beraber Türkiye’yi durdurmak ,tekrar eski gücüne ve hakimiyet kuralını lehine çevirmek için yaptığı girişimlerin başarısız olduğu bir zamanda pandemi ile dünya bir anda baş başa kaldı.
Pandemi olmasaydı, ABD bu ülkeleri Afganistanda kendi kurduğu Talibanla, önce savaştı, sonra masaya oturarak barış anlaşması imzalaması ile dünyanın bütün noktalarını etkileyecek GÖÇ dalgasını başlatmak ve tekrar hedefine kavuşmak üzere iken nasıl buralara gelindi.

Teknolojinin her alanda üstünlük ile ülkelerin birbirlerini tehdit etmeye başladığı dönem , sağlık savaşlarına dönerken ,ülkelerin birbirleri ile olan ilişkilerinde yeni güvenlik sistemlerinin oluşması yönünde tedbirler almaya başlamasına neden olacak gibi durmaktadır.
Ülkeler sınır güvenliklerini sağlamak için artık düzenli ordular yerine yapay zekalı robotik teknolojiler kullanmaya başlayacak mı yoksa insan odaklı düzenli ordularla yoluna devam mı edecekler.
İki kutuplu dünyanın düzenli ordu kuruluşları olan Varşova Paktı ve NATO , iki kutuplu düzende birbirlerine karşı güç ,denge oyununu üzerinden ülkeleri yönetirken , uygulamları ve testleri ise ABD ve o zamanki SSCB kendi müttefik ülkeler üzerinden yerleştirdikleri savunma sistemleri ,deneysel alanlar olarak bu ülkeler üzerinden yapmaktaydılar.
Bu gün tek kutuplu dünya düzeninde var olan tek askeri pakt NATO ise bunu devam ettirken, müttefik görülen ülkelerin birbirlerine güven kaybı yaşadıkları,savunma sistemlerine gerekli yatırımları ve destekleri vermedikleri gerekçesiyle NATO’nun en güçlü ülkesi ABD tarafından suçlanmaktadırlar.
NATO anlaşmasının gerekli maddelerini yerine getirmediğin dolayı bazı müttefik ülkelerin rahatsızlıklarının yüksek ses tonunda ifade etmesi ile başlayan aslında MÜTTEDÜŞMAN yaklaşımı içinde oldukları özellikle Türkiye’ye karşı aldıkları tutumlarda görülmekte bu da NATO’nun geleceği için büyük sorunlar oluşturacağı görülmektedir.

Pandemi sonrası suçlu aramaya başlayan kapitalist ülkelerin yaptırım ve tehditlerinin şimdiden yüksek ses tonundan dile getirdikleri sürecin sonunda dünyayı neler beklemektedir.
ABD’nin Çin devletinden yüklü miktarda tazminat davası açtığı haberleri hem yazılı hemde görsel basında dile getirilmeye başlandığı,
Brexit ile AB’den çıkan İngilterenin de aynı dile kullanmaya başladığı,
AB ülkesi Fransanındı aynı yol üzerinde devam etmeye başladığı,
Çin’in en büyük destekçisi olan İran’da da aynı seslerin yükselmeye başladığı,
Çin’e karşı ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’ndeki üst düzey Temsilci Mac Thornberry, Pasifik’teki Çin eylemlerine karşı yeni bir fon oluşturma amaçlı teklif ile Thornberry, 2021 mali yılında 6.09 milyar dolarlık bir yatırımla Hint Pasifik Caydırma Girişimi (IPDI) oluşturulmasını şimdiden planlamaya başlamak üzere çalışmalarına başladığı görülmektedir.
Küresel Emperyalist devletler kendi adlarına destekledikleri terör örgütleri üzerinden oluşturdukları vekalet savaşları,Türkiye’nin Suriyede terör örgütüne karşı kullandığı Otomasyon savaş teknolojilerini uygularken yeniden konvansiyonel savaş enstrümanları kullanılarak yeni bir savaşla karşı karşıya kalacak gibi gözükmektedir.

Küresel dünyayı kurarak ülkeleri sömürenlerin küresel vicdanın ne olduğunu , insanlık adını bilmeyen ülkelerin , bu gün kendi insanları için gerekeni yapmayarak ölüme terk ettikleri tecrübeli insanlara çok şey borçlu olduklarını unuttukları süreç olarak tarihteki yerini alacaktır.
Küresel vicdan olarak bu gün sadece Türkiye’nin dün tarihinde olduğu gibi bu günde dünyanın bir ucundan bir ucuna küresel vicdanı sorumluluğu ile davrandığı ve yardım elini uzattığını görmekteyiz.
İnsanlık adına yapılan her türlü olumlu veya olumsuz davranışlar tarihin süreçleri içinde yerini alacaktır.
İnsanlık kendini bu süreçten sonra bulabilecek mi ? Ülkeler insanlar ile var olduğunu anlayabilecek mi ? Dünya yardımlaşma ve paylaşmayı anlayabilecek mi ?
Siyasi Vicdan Finansal Vicdan Ülkelerarası Vicdan Devlet Vicdanı
Hak için Vicdan ve Hikmeti bilen insanlığın , akıl ile dünyaya hakim olması dileğiyle….
Dr.Mehmet BOZKUŞ
Siyaset Bilimci [email protected]

Yorumlar