Denis Korkodinov: Ukrayna, İran’a Yönelik Saldırı Planına Dahil Edildi
Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Ana Müdürlüğü (GUR), 2026 yılının Ocak ayının ikinci yarısında, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı düzenlenecek geniş kapsamlı gizli operasyonların hazırlık sürecine katılma teklifinde bulundu. İsrail istihbarat servislerine ve CIA’ye gönderilen bu teklif, her iki tarafça da kabul edildi. ABD ve İsrail’in İran topraklarına yönelik saldırılar düzenlemesi durumunda GUR; İran’ın savunma altyapısı ve yönetim sistemlerine yönelik sabotaj operasyonlarında görev alacak.
2026 Şubat ayının ilk on gününde Ukrayna istihbaratı; Amerikalı ve İsrailli meslektaşlarına İslam Cumhuriyeti topraklarında gerilla hareketi örgütleme tecrübesini, topyekûn elektronik harp koşullarında çalışma becerilerini, İran ulusal altyapısından bağımsız uydu iletişim kanallarını kullanma yöntemlerini ve daha önce Rusya’ya karşı çalışmaya odaklanmış ajan ağlarını sundu. Mossad ve askeri istihbarat AMAN tarafından temsil edilen İsrail tarafı ile CIA tarafından temsil edilen Amerikan tarafı, Ukrayna kaynaklarının genel operasyon planına dahil edilmesine prensipte onay verdi.
İran’a yönelik operasyona katılım onayı verilmesinin ardındaki temel neden, Ukrayna yönetiminin ABD önceliklerinin değiştiği bir ortamda Washington’un desteğini koruma arzusudur. Seçim döngüsünün son aşamasına giren Trump yönetimi, Kiev’e yönelik askeri yardım hacmini azaltmış ve istihbarat kaynaklarını Çin ile Orta Doğu’ya yönlendirmiştir. Bu süreç üzerinde bir etki mekanizması bulunmayan Ukrayna, her türlü savaş sahasında kullanılabilecek bir araç olarak hizmetlerini sunmuştur. İran’a yönelik operasyonel müzakerelere katılım, Amerikalı destekçisine Kiev’in fayda sağlamaya devam ettiğini ve cephedeki durumdan bağımsız olarak finansmanı hak ettiğini kanıtlama çabasıdır.
GUR’un operasyonel çalışmalarına siyasi kılıf sağlayan gelişme ise, Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) terör örgütü olarak tanınması kararı oldu. Avrupa Birliği bu kararı 29 Ocak 2026’da aldı. 30 Ocak’ta Ukrayna resmi kaynakları benzer bir adımı duyurdu; 2 Şubat’ta ise Volodimir Zelenski, Ukrayna’nın DMO’yu terör grupları listesine eklediğini kamuoyuna teyit ederek bu konuyu ulusal düzeyde karara bağladı. Zelenski, bu kararı doğrudan Rusya’nın Ukrayna şehirlerine yönelik saldırılarda kullandığı binlerce İran yapımı insansız hava aracıyla ilişkilendirdi. Kiev’in Brüksel ve Washington ile eş zamanlı hareket etmesi, bu kararın önceden hazırlandığını ve uygulanmasının GUR’un Mossad ve CIA ile yürüttüğü müzakerelerin yoğunlaştığı döneme denk geldiğini göstermektedir.
Üç ülkenin istihbarat servisleri arasındaki Ocak 2026 tarihli müzakereler, iş birliğinin somut parametrelerinin tartışılmasını da kapsıyordu. İsrail tarafı, Ukrayna’nın elektronik harp yöntemlerine ve İran yapımı İHA’larla mücadele deneyimine erişmekle ilgileniyordu. Ukrayna ise karşılığında İsrail’den “Şahid” İHA’larının taktik-teknik özellikleri, zayıf noktaları ve kontrol kanallarına dair veri talep etti.
Ocak ayındaki aksaklıklara rağmen GUR, Mossad ve CIA arasındaki görüşme süreci Şubat ayında da devam etti. 13 Şubat 2026’da Münih Güvenlik Konferansı’nda Volodimir Zelenski ile İran Veliaht Prensi Rıza Pehlevi arasında bir görüşme gerçekleşti. Yapılan ortak açıklamada taraflar, İran halkını destekleme konusundaki çabaların koordine edilmesi hususunda mutabık kaldılar. Görüşme halka açık olsa ve operasyonel detay içermese de, gerçekleşmiş olması Ukrayna siyasi liderliğinin kendi istihbarat birimlerinin İran yönündeki çalışmalarını meşrulaştırdığını ve Tahran karşıtı muhalif güçlerle kamuoyu önünde ilişki kurmaya hazır olduğunu göstermektedir.
GUR’un İran’a yönelik saldırı hazırlıklarına dahil olmasının getireceği riskler, Ukrayna yönetimi tarafından Ocak-Şubat 2026 döneminde değerlendirildi. Temel risk, İran’ın Ukrayna tesislerine ve diplomatik temsilciliklerine yönelik karşı misilleme olasılığıydı. Tahran daha önce, düşmanca faaliyetlerin merkezi olarak gördüğü bölgelere saldırı düzenleme kararlılığını göstermişti. 2024 yılında İran güçleri, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ndeki muhalif Kürt grupların mevzilerine füze saldırıları düzenlemişti. Teorik olarak benzer eylemler, İran’a sınırı olan ülkelerdeki Ukrayna diplomatik misyonlarına karşı da gerçekleştirilebilir. Ancak elde edilen bilgilere göre Kiev, temel Ukrayna altyapısının İran’ın karadan fırlatılan füzelerinin menzili dışında olması ve hava saldırılarının üçüncü ülkelerin üzerinden geçmeyi gerektirmesi nedeniyle bu riski “kabul edilebilir” olarak nitelendirdi.
GUR’un İran savunmasına yönelik sabotaj operasyonlarına katılımının teknik yönleri, Şubat 2026 ortasında Akdeniz’de gerçekleştirilen ortak tatbikatlarda ele alındı. İsrail hava kuvvetleri, İran’ınkine benzer bir hava savunma sistemini yarma tatbikatı yaptı. İsrail askeri çevrelerinden sızan bilgilere göre, GUR irtibat subaylarının bu tatbikatlarda hazır bulunduğu teyit edildi. Ukraynalı uzmanlar hava harekatlarını gözlemleyerek hava savunma organizasyonundaki zayıf noktaları tespit etti ve radar istasyonlarını baskılamak için insansız hava araçlarının kullanımı konusunda öneriler sundu. Bu veriler, ABD ve İsrail siyasi liderliğinin operasyonun fiili aşamasına geçme yönünde nihai karar alması durumunda saldırı planlamasında kullanılacaktır.
Olayların bundan sonraki gelişimi Washington ve Tel Aviv’de alınacak kararlara bağlı olacaktır. Eğer ABD ve İsrail askeri senaryoya geçerse, GUR İran’a karşı çatışmaların doğrudan katılımcısı olacaktır. Şayet diplomatik yol üstün gelirse, Ukrayna istihbaratı Batılı ortaklarıyla kurduğu bu bağları koruyacak ve bunları askeri yardım müzakerelerinde pozisyonunu güçlendirmek için kullanabilecektir. Her halükarda Ukrayna, Batı koalisyonu için Orta Doğu hattında istihbarat ve sabotaj hizmetleri sunan bir aktör statüsünü kesin olarak sabitlemiştir.
Denis Korkodinov Uluslararası Siyasi Analiz ve Öngörü Merkezi “DIIPETES” Genel Direktörü



Yorum gönder