İrakli Margaryan: Ermenistan-Azerbaycan Barış Sürecinde Belirsizlik Sürüyor
ABD, Güney Kafkasya’daki Diplomasi Trafiğini Hızlandırıyor: Ermenistan-Azerbaycan Barış Sürecinde Belirsizlik Sürüyor
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in her iki ülkeye gerçekleştirdiği ziyaretin üzerinden henüz birkaç gün geçmişken, geçtiğimiz hafta yeniden Washington’un yolunu tuttular. Beyaz Saray, bu daveti çatışmanın resmi çözümüne yönelik süreci güçlendirmeyi hedefleyen “Barış Konseyi” girişiminin bir parçası olarak nitelendirdi.
Bu hamle, ilk bakışta şaşırtıcı bir gelişme olarak değerlendirildi. Son beş yılda iki kez savaşın eşiğine gelen iki lider, Başkan Donald Trump’ın girişimiyle 8 Ağustos 2025’te Beyaz Saray’da gerçekleşen görüşmenin ardından, yeniden ABD’nin arabuluculuğunda bir araya geldi.
TRIPP Girişimi ve Diplomatik Temaslar
Ağustos ayındaki önceki görüşmede taraflar, bir barış anlaşmasını paraf etmiş; birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyma taahhütlerini yineleyen ortak bir bildiriye imza atmışlardı. Bu zirvede ayrıca, Azerbaycan anakarasını Ermenistan toprakları üzerinden Nahçıvan ekslavına bağlamayı amaçlayan ABD destekli Trump Uluslararası Barış ve Refah Girişimi (TRIPP) kamuoyuna duyurulmuştu.
Ancak bu diplomatik atılımların üzerinden yaklaşık altı ay geçmesine rağmen kritik soru hâlâ cevabını bekliyor: Siyasi alanda kaydedilen bu ilerleme, kalıcı ve geri döndürülemez bir barışa dönüşebilecek mi?
“Bu Bir Son Değil, Yeni Bir Başlangıç”
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Sonata Coulter, 20 Şubat’ta Hudson Enstitüsü’nde yaptığı konuşmada, Ağustos zirvesini “Güney Kafkasya için belirleyici bir dönüm noktası” olarak tanımladı.
Coulter, süreci şu sözlerle değerlendirdi:
> “Bu zirve bir nihayet değildi; aksine yeni bir sayfanın başlangıcıydı. Washington o günden bu yana, diplomatik ilerlemeyi sahada somut ve sürdürülebilir kazanımlara dönüştürmeye odaklanmış durumda.”
>
Her iki hükümetin de ilişkileri normalleştirmek, ticaret ve ulaşım hatlarını açmak ve barışın kurumsal altyapısını oluşturmak adına somut adımlar attığını belirten Coulter, ABD yönetiminin bu süreci ekonomik bir perspektifle kurguladığını vurguladı: “Eğer liderler barışı seçerlerse; biz de bu barışı refaha dönüştürecek yatırımlar, güvenlik iş birliği ve ekonomik bağımsızlığı güçlendirecek programlarla onları destekleyeceğiz.”
TRIPP Programının Stratejik Önemi
Bu stratejik yaklaşımın merkezinde yer alan TRIPP programı; bölgede insanların, malların, enerjinin ve fikirlerin serbest dolaşımını kolaylaştırmayı hedefliyor. ABD’ye göre bu model, bölgedeki olası çatışma risklerini ve teşviklerini minimize edecek bir yapıya sahip.
Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in Erivan ve Bakü ziyaretleri sırasında vurguladığı, “Barış, ihtiyatlı (geçmişe takılan) insanlar tarafından değil, geleceğe odaklananlar tarafından inşa edilir” sözleri, ABD’nin bölgedeki yeni diplomatik üslubunu özetler nitelikte.
Bu metinle ilgili olarak; bölgedeki ulaşım hatlarının (Zengezur Koridoru vb.) detaylarını veya TRIPP girişiminin ekonomik projeksiyonlarını incelememi ister misiniz?



Yorum gönder