Siber Güvenilir Bir Türkiye Olmak Çok Mu Zor!

Rusya İsrail’i vurmaya hazırlanıyor!

Ahvaz saldırısı ve 88. kuruluş yıldönümünde Suudi Arabistan!

Rus uzman: Aliyev ve Nazarbayev SSCB’nin başına geçseydi ülke dağılmazdı

ABD ve İngiltere Türkiye istasyon şeflerini değiştiriyor!

Gündem 24 Temmuz 2017
307

Londra’nın Ankara Büyükelçisi Richard Moore, bölgesel fay hatları hareketliliğinin öncü artçı siyasi depremlere yol açtığı bir süreçte Türkiye’deydi. Beşiktaş spor kulübü üzerinden Türk kamuoyu ile kurduğu sempatik ilişki, rahat tavırları İngiliz soğukkanlılığını unutturan bir imaj bıraktı. Ne yazık ki Ocak 2014’ten günümüze Birleşik Krallık’ın Türkiye Büyükelçiliğinde bulunan Richard Moore önümüzdeki günlerde çok sevdiği Beşiktaş’a, İstanbul’a, Londra mezunu Türk dostlarına vedaya hazırlanıyor. Richard Moore, 23 Temmuz 2017 Pazar günü CNN Türk’teki programın başından sonuna kadar Türkçe konuştu. Stüdyo koltuğuna yayılışı, kolunu destek yaparak yaslanışı ve gömlek yakasının açık oluşu hatta fazladan birkaç düğmesinin çözülmüş ve göğsünün görünmesine bakılırsa az kalsın Kasımpaşalı racon kesen bir kabadayı profili çizdiği benim aklıma geldiği belki birilerinin aklına gelmiştir. Hiçte bir İngiliz diplomatının centilmen imajıyla örtüşmüyordu ve bana kalırsa ezber bozuyordu. Söyledikleri en az oturuş biçimi kadar dikkat çekiciydi.

“Türk halkı komplo teorilerini çok seviyor” diyen Moore, 15 Temmuz gecesi İngiltere Başbakanı Teressa May’in kendisini arayarak “Seçilmiş hükümetin ve cumhurbaşkanının yanındayız” mesajı verdiğini belirtti ve 15 Temmuz hain darbe girişimine ilişkin, “5 Temmuz darbe girişiminin arkasında Gülenci elemanlar var ve bunu gayet iyi biliyoruz” dedi. Terör örgütü YPG ile İngiltere’nin işbirliği içerisinde olduğunu açıklayan Moore, YPG ya da Özgür Suriye ordusuna silah yardımı yapmadıklarını açıkladı. Moore; ‘Türkiye ile İngiltere’nin görüşleri birbirine benziyor. Suriye’deki sünni topluluk iyi şekilde temsil edilmezse DEAŞ, başka bir isimle tekrar çıkacaktır. YPG’ye silah vermiyoruz ancak işbirliği yapıyoruz. Ancak kesinlikle Özgür Suriye ordusuna silah vermiyoruz.’ ifadelerini kullandı. Başka şeylerde konuştu, benim dikkatimi çeken bu yılsonunda görev süresinin dolması. Yerine atanması muhtemelen yeni büyükelçinin de kendisi gibi Türkçe bildiğini ve yeni Büyükelçi Dominick John Chilcott’ın en son görev yerinin İrlanda’nın başkenti Dublin olduğunu da ifade etmesiydi.(1)Richard Moore Ak parti Hükümetleri için erken uyarı görevi yapan bir isim. İngiliz gizli servisinin haber alma ve analiz hizmetlerinden geniş ölçüde yararlandığını bir çok defa müşahede ettik. Bu nedenle bir dönem medyada çok konuşulan ‘enişte’nin Richard Moore olma ihtimali bugün için daha yüksek ihtimal. Bu demek değil ki Türk istihbaratı ve Rus istihbaratı bilgi aktarmadı? Öncelikle Türk haber alma teşkilatının Cumhurbaşkanını bilgilendirdiği ve can güvenliğini aldığı ortada. O meşum 15 Temmuz akşamı darbecilerin hiçbir hükümet üyesine ve Mecliste grubu bulunan partilerin genel başkanlarına zarar verememesi bu hazırlığı göstermez mi?

Richard Moore’ın nasıl erken uyarı yaptığına gelince; 8 Eylül 2015’te PKK, Suriye ve Irak’ta öğrendiği yöntemlerle Güneydoğu’da melez bir savaş başlatmıştı. Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için IŞİD, PKK ve DHKP-C aynı anda harekete geçmiş, Türkiye’de yaşanan terör saldırılarında son halka olan Dağlıca’da 16 askerin ölümü Ankara’da 1 Kasım seçimleri öncesinde seçim güvenliği endişesini ve siyasette uzlaşma sıkıntısı tartışmasını derinleştirmişti. İşte tam da böylesine kaotik süreçte durumun vahametini gören İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore’ın, “Hafta sonu yaşanan kayıpların üzerine, Iğdır’da polis memurlarının öldürüldüğünü duymak beni çok üzdü. Bu anlamsız şiddetin durması gerek” açıklamasının bir büyükelçinin sıradan açıklamasının fevkinde bir duyarlılığa işaret etmekte olduğundan hareketle “Acaba Büyükelçi’nin gördüğü bizim görmediğimiz benim söylemeye çalıştığım zinde kuvvetlerin idareye el koyma hazırlığı mı?” tespitinde bulunmuştum. (2) Bir gün sonra 9 Eylül 2015’te aynı konuya devam etmiş, “Akıbet hayr ola. Lakin Türkiye’nin içeriden dışarıya yansıması pekte iç açıcı değil. Her ne kadar bölgedeki istikrarsızlık Türkiye’nin kendi tercihi ve kurumsal iradesinin yansıması gibi yorumlarım olsa dahi, özellikle Avrupa ülkelerinin Türkiye’deki olaylara bakarak yaptıkları analizlere ve bu analizlere göre yapılan açıklamalara bakılırsa, ülkemiz ya iç savaşın eşiğinde bölünmeye gidiyor ya da bir askeri darbeye gebe. Durumun vahametini görerek ilk uyarı yapan İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore olmuştu.” diye yazmıştım. (3) Hadi Richard Moore 1990-1992’de Türkiye’de çalıştığı için Türkçe biliyor diyelim ya yerine atanan Dominick John Chilcott’ın Türkçe bilmesine ne diyeceğiz? Adamın görünürde Türkiye mesaisi yok. 2011-2012 arası İran Büyükelçiliği var. Ha birde yeri gelmişken kendisinin teoloji eğitimi var. Katoliklerin gittiği St Joseph’s College’den mezun. Asıl önemlisi ABD’nin İran’a askeri müdahale seçeneklerinin masada olduğunu dünya kamuoyuna açıklamasından sonra Türkiye Büyükelçiliğine atanıyor olması.

Bir diğer diplomat değişikliği ABD’nin Ankara Büyükelçiliğinde yaşanıyor. Eski Pentagon yetkilisi Michael Rubin’ın 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü öncesinde kaleme aldığı yazısında Türkiye’nin demokratik seslerinin ve geleceğinin cezaevinde olduğunu, durumu önemsizleştirerek hata yapan John Bass’ın ABD Ankara Büyükelçiliği görevini bırakma zamanının geldiğini savunmasının ardından ‘John Bass bas git’ diyen Türk halkının serzenişlerine Trump yönetiminin kulak tıkamadığı ortaya çıktı. (4) Beyaz Saray’ın, Trump’ın Kongre’ye gönderdiği ve yeni büyükelçi atamalarını içeren listeyle ilgili yazılı açıklamasında Donald Trump’ın, halen ABD’nin Ankara Büyükelçiliği görevini yürüten Bass’ı Kabil Büyükelçiliğine aday gösterdiği belirtildi. Yeni büyükelçi dünyanın en büyük büyükelçiliği olan Kabil’de milyarlarca euroluk bütçesi ve ABD’li, Afgan ve diğer ülkelerden 3 bin personelden sorumlu olacak. ABD’nin NATO kapsamında Afganistan’da halen 8 bin 400 askeri görev yapıyor. Terörle mücadele için bu sayıya 5 bin askerin daha eklenebilecek.(5) Öte yandan, Eski Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, karara ilişkin, “Mükemmel bir seçim. John Bass’i iyi tanırım. Bu alanda onun kadar yetenekli ve deneyimlisi yok” dedi.(6)

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’ın yerine atanmıştı. Bu kardeşiniz John Bass daha Ankara semalarında görünmeden “John R. Bass seleflerinin aksine bugüne kadar Türkiye’de görev yapmamış bir diplomat. Türkiye’de yaşayarak tecrübe ettiği ön yargılar kendinde oluşmadığından daha nesnel görev yapabileceği beklenebilir. Sıkı diplomat derin akıl John R. Bass’ın Türkiye’de göreve başladıktan sonra özellikle enerji nakil hatlarının takibi konusunda mesai yapacak. Daha gelmeden Türkiye’nin enerji anlaşmalarını mercek altına aldığı söyleniyor. Türkiye ile Rusya arasında karaçalı olmak isteyeceğinden kimsenin şüphesi yok. (Nitekim Rus uçağı ve 15 Temmuz darbe girişimi bunun döneminde yaşandı) Suriye’de iç savaşın hızlanması ve sonuç alınması için Türkiye ile ABD arasında mekik dokuması öngörülüyor. Bakalım Türkiye’nin gönlünü çelebilecek mi? John R. Bass’a benden bir tavsiye. Başbakan ( şimdiki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan) Karadenizli. Bol bol Temel-Dursun fıkrası öğrenmeli. Belki işine yarar ve kıssadan hisse çıkarır diye ben birini aktarayım. Temel’le Dursun kahvenin önünde oturuyorlarmış. Bir turist gelerek Temel’e İngilizce yol sormuş. Temel’de ses yok. Turist bu defa Almanca sormuş, Temel’de yine ses yok. Turist bu defa Fransızca konuşmuş. Yine ses yok. İspanyolca, yine ses yok. Turist kızmış bağırıp çağırdıktan sonra çekip gitmiş. Bunun üzerine Dursun Temel’e: – “Bana bak demiş bizim bir lisan öğrenmemizin zamanı geldi galiba?”, demiş. Temel Dursun’a dönerek: – “Boşver”, demiş “adam 7 lisan biliyor. Bir derdini anlatabildi mi?” eğer kendileri Türkiye’ye bir şey anlatacaklarsa, önceki bildiklerini unutsunlar.” değerlendirmesinde bulunmuştum.(7) İşte yazdıklarım ve işte John Bass’ın makus talihi! Arkasına baka baka gidiyor ve tarih göster ki ben haklı çıktım! Uzun sözü kısası İngiltere ve ABD istasyon şeflerinin değiştirilmesi, her iki ülkenin Türkiye’de farklı politika izleyeceğini gösteriyor. Trump Türkiye’nin rahatsız olduğu John Bass’a bas git demekle yeni süreçte daha ılımlı ve Türkiye çıkarlarını gözeten bir Türkiye politikası izleyecek diye düşünüyorum.

Bakınız:

1- https://www.youtube.com/watch?v=oFCEyCwlaWw
2- http://fikrikadim.com/2015/09/08/ingiltere-uyardi-turkiye-askeri-darbeye-mi-gidiyor/
3- http://fikrikadim.com/2015/09/09/kirk-katir-mi-kirk-satir-mi-darbe-mi-ic-savas-mi/
4- https://tr.sputniknews.com/analiz/201707121029237762-rubin-hata-yapan-abd-buyukelcisi-john-bass/
5- http://www.dw.com/tr/abd-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7isi-t%C3%BCrkiyeden-ayr%C4%B1l%C4%B1yor/a-39784672
6- https://tr.sputniknews.com/abd/201707211029372078-trump-ankara-buyukelci-degisim/
7- http://www.timeturk.com/tr/makale/omur-celikdonmez/turkiye-ye-amerikan-elcisi-dayanmiyor.html

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar