Trumpun İran ile ticaret yapan ülkeler kararı ve Azerbaycan
ABD Başkanı Donald Trump, bugünden itibaren İran İslam Cumhuriyeti ile ticaret yapacak her ülkenin, ABD ile olan ticaretinde %25 oranında gümrük vergisi ödemek zorunda kalacağını söyledi. Bu haberin gerçekleşmesi, Azerbaycan ekonomisi ve dış politikası için “fırtına öncesi sessizlik” diyebileceğimiz kadar büyük bir sarsıntı anlamına gelir mi Trump’ın bu kararı her ne kadar doğrudan Çini hedef alıyorsa da Azerbaycan ve Türkiye’yi kelimenin tam anlamıyla iki ateş arasında bırakır.
Azerbaycan ve İran arasındaki ticari ilişkiler, 2024 yılından bu yana hem diplomatik yakınlaşmaların hem de küresel yaptırım baskılarının gölgesinde oldukça dinamik bir seyir izlemektedir. 2026 başı itibarıyla bu ilişkilerin durumunu şu şekilde özetleyebiliriz:
Güncel Ticaret Hacmi ve Trendler 2025 yılı verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacminde bir miktar daralma gözlemlenmiştir.
İstatistikler: 2025’in ilk 10 ayında (Ocak-Ekim) ticaret hacmi yaklaşık 518 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık %1,1’lik bir düşüş anlamına gelir.
İthalat/İhracat Dengesi: Azerbaycan’ın İran’dan ithalatı (yaklaşık 450-500 milyon dolar), ihracatından (yaklaşık 7-10 milyon dolar) kat kat fazladır. Yani Azerbaycan, İran’dan mal alan taraf konumundadır.
Ana Sektörler: Ticaretin büyük kısmını tarım ürünleri, gıda, inşaat malzemeleri ve kimyasallar oluşturmaktadır.
Stratejik Projeler: “Aras Koridoru” Ticari ilişkilerin geleceğini belirleyen en önemli unsur ulaşım projeleridir.
Ağbent Köprüsü: Zengezur Koridoru’na alternatif olarak planlanan ve Aras Nehri üzerinden geçecek olan Ağbent-Kelale otomobil köprüsünün 2026 yılının ilk aylarında tamamlanması beklenmektedir. Bu köprü, Azerbaycan’ın ana karasını Nahçıvan’a İran üzerinden bağlayacak ve lojistik kapasiteyi ciddi şekilde artıracaktır.
Enerji İşbirliği: “Hudaferin” ve “Kız Kalesi” hidroelektrik santralleri gibi ortak projeler, iki ülke arasındaki ekonomik bağı kuvvetlendiren temel direklerdendir.
Trump Yaptırımlarının Gölgesi
Trump’ın %25 ek vergi tehdidi, Azerbaycan için Türkiye kadar yıkıcı olmasa da stratejik bir risk taşımaktadır.
Düşük İhracat Avantajı: Azerbaycan’ın ABD’ye olan ihracatı (yıllık yaklaşık 45-50 milyon dolar) çok düşük olduğu için, ABD ile olan ticaretinde ödeyeceği ek %25 vergi Azerbaycan ekonomisini sarsmaz.
İkincil Yaptırım Riski: Asıl tehlike, Azerbaycan bankalarının veya şirketlerinin İran ile iş yaptığı için ABD finans sisteminden dışlanma (kara listeye alınma) riskidir. Bu durum, Azerbaycan’ı İran ile yaptığı stratejik enerji ve yol projelerinde “temkinli” olmaya zorlayabilir.
Diplomatik Bahar Ekonomik Kriz 2025 yılında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın Bakü ziyaretleri ve Aliyev ile olan samimi diyalogları, ilişkileri “stratejik seviyeye” taşımıştı. Ancak 2026’nın başında İran’da patlak veren yüksek enflasyon ve ekonomik kriz, bu ticaretin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. İran Tümeni’nin değer kaybı, Azerbaycanlı iş insanları için İran pazarını riskli hale getirmektedir.
Azerbaycan, İran ile “zorunlu ama temkinli” bir ekonomik ilişki yürütmektedir. Bir yandan Ermenistan ile barış sürecini yönetirken diğer yandan İran üzerinden geçen lojistik hatları tamamlamaya çalışmaktadır. Ancak Trump’ın yaptırım baskısı artarsa, Bakü yönetimi Batı ile olan finansal bağlarını korumak adına İran ile olan “enerji dışı” ticaretini yavaşlatabilir. Bu tablodan hareketle, Azerbaycan’ın İran üzerinden geçen koridorları (Aras Koridoru) tamamladıktan sonra Batı’ya daha fazla yaklaşacağını düşünmek şimdiden erken demek gerekir. Azerbaycan’ın tek çıkar yolu Türkiye ile birlikte Ermenistan ile 3 lü anlaşmasını gerçekleştirerek İsrail’in kıskacından kurtulmak gibi gözükmektedir.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ticaret yapan ülkelere yönelik ilan ettiği %25 ek gümrük vergisi tehdidi, Azerbaycan için Türkiye veya Ermenistan kadar büyük bir ekonomik şok yaratmasa da, Bakü yönetimini stratejik ve finansal açıdan oldukça zorlu bir kararın eşiğine getirebilir. Bu kararın Azerbaycan üzerindeki etkilerini şu başlıklarla analiz edebiliriz:
Düşük İhracat Avantajı (Doğrudan Ekonomik Etki) Azerbaycan’ın ABD ile olan ticaret yapısı, bu yaptırımdan en az hasarla kurtulmasını sağlayacak bir kalkan sunmaktadır:
Hacim: Azerbaycan’ın ABD’ye olan ihracatı yıllık yaklaşık 45-120 milyon dolar arasındadır (Azerbaycan’ın toplam ihracatının çok küçük bir kısmı).
Etki: ABD’nin Azerbaycan mallarına %25 vergi koyması, Azerbaycan ekonomisi için “devede kulak” kalır. Türkiye’nin milyarlarca dolarlık riskinin aksine, Azerbaycan bu bedeli ödemeyi ekonomik olarak göze alabilir.
İkincil Yaptırımlar ve Bankacılık Sistemi (Dolaylı Risk) Asıl tehlike gümrük vergisinden ziyade, ABD’nin “ikincil yaptırım” listesine girmektir:
Finansal Tecrit: Eğer Azerbaycan bankaları veya devlet şirketleri İran ile dolar üzerinden veya stratejik sektörlerde ticaret yapmaya devam ederse, ABD bu kurumları kara listeye alabilir. Bu durum, Azerbaycan’ın Batılı finans kuruluşlarıyla olan ilişkisini tamamen koparabilir.
Bakü’nün Çekincesi: Azerbaycan, enerjiden elde ettiği geliri uluslararası piyasalarda değerlendirdiği için, ABD finans sisteminden dışlanma riskini asla göze almak istemeyecektir.
Aras Koridoru ve Lojistik Projeler Azerbaycan, Zengezur Koridoru’na alternatif olarak İran üzerinden geçen “Aras Koridoru” projesini yürütüyor:
İnşaat Süreci: Bu yolların ve köprülerin (Ağbent Köprüsü gibi) yapımı sırasında İranlı firmalarla iş birliği yapılması yaptırım kapsamına girebilir.
Geçiş Ücretleri: Azerbaycan’ın Nahçıvan’a ulaşmak için İran’a ödeyeceği geçiş ücretleri veya hizmet bedelleri, Washington tarafından “İran rejimine finansal destek” olarak görülebilir. Bu durum, projenin finansmanını veya işleyişini zorlaştırabilir.
Türk Dünyası ve “Orta Koridor”un Geleceği Azerbaycan, Türkistan’ı Avrupa’ya bağlayan Orta Koridor’un kilit taşıdır. Bunun için Azerbaycan’ın Türk Devletler Teşkilatı bünyesine uygun davranması gerekiyor. Türkiye ile uyumlu 3 lü barışa yeniden dönmelidir. Netenyahu’nun 8 Ağustosta Erdoğan’a karşı stratejik bir hamlesi olan Waşinton toplantısı Aliyev Trump Paşinyan toplantısı Aliyev’in elini oldukça sıkıntıya soktuğunu görmeli.
Bu anlamda Trump’ın vergi kararı, Azerbaycan’ın Ermenistan ile3 lü barış sürecini hızlandırması için bir hızlandırıcı görevi görebilir.
sonuç olarak
İran ile olan “Gaz Takası” anlaşmalarının denetlenmesi riski Bankacılık Yüksek Uluslararası finans sisteminden dışlanma korkusu Ulaştırma Kritik Aras Koridoru projelerinin ABD baskısı altında kalması baskısı altındaki Azerbaycan, Trump’ın %25 vergi tehdidinden ekonomik olarak çok fazla sarsılmaz ancak “siyasi ve finansal baskı” nedeniyle İran ile yürüttüğü stratejik projeleri özellikle Aras Koridoru yavaşlatmak veya form değiştirmek zorunda kalabilir. Bu durum, Bakü’yü Ermenistan ile barışa ve Türkiye üzerinden geçen batı rotalarına daha fazla odaklanmaya itecektir.
kafkassam



Yorum gönder