Şimdi yükleniyor

Yuri Mavaşev: İran’da İsyan Büyüyor: İstikrarsızlıktan Kim, Nasıl Faydalanacak?

Ülkenin kuzeybatısı şimdilik protestoların dışında kalsa da durum değişebilir.
Aralık 2025 sonunda İran’ı etkisi altına alan protesto dalgası, altıncı gününde güvenlik güçleriyle şiddetli çatışmalara dönüştü. Yerel medya ve insan hakları örgütlerine göre, olaylarda en az altı kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Bu olaylar; derin ekonomik kriz, çevre sorunları ve bunların tetiklediği sosyo-ekonomik sıkıntılar nedeniyle son üç yılda ülkede görülen en büyük huzursuzluk dalgası niteliğinde.
Ekonomik Çöküş ve Kıvılcım
Protestoların 28 Aralık’ta Tahran’da, ulusal para birimindeki sert düşüşten şikayetçi olan Kapalıçarşı esnafının greviyle başladığı biliniyor. İran riyali, dolar karşısında 1,45 milyon seviyesine gerileyerek tarihi bir dip yaptı. Enflasyonun %42’yi (bazı verilere göre %60’ı) aşması, temel gıda maddelerine gelen fahiş zamlar, Batı yaptırımları ve Haziran 2025’teki 12 günlük İsrail savaşı, halkın durumunu iyice kötüleştirdi. Görünürdeki sebep hayat pahalılığı olsa da, bu durumun dış aktörler ve yerel uzantıları tarafından kışkırtılan marjinal gruplar ve yıkıcı güçler tarafından fırsata çevrildiği görülüyor.
Çatışmaların Şiddeti
Yerel makamlar ve Fars haber ajansına göre, göstericiler polis araçlarını yakıyor ve güvenlik güçlerine taşla saldırıyor. Lorestan eyaletinde bir karakola düzenlenen saldırıda 3 protestocu öldü, 17 kişi yaralandı. Hengaw insan hakları örgütü, polisin biber gazı kullandığını ve bazı durumlarda ateş açtığını iddia ediyor. Lordegan şehrindeki çatışmalarda ise 2 gösterici hükümet güçlerince vurularak öldürüldü. Devrim Muhafızları (DMO) ise Kuhdaşt şehrinde bir Besic milisinin öldürüldüğünü duyurdu.
Siyasi Sloganlar ve Rejim Eleştirisi
Kısa sürede öğrencilerin, işçilerin ve pek çok büyük-küçük şehir sakininin katıldığı eylemler onlarca eyalete yayıldı. Göstericiler sadece ekonomik değil, Ali Hamaney’in önceliklerini ve dış politikayı eleştiren siyasi sloganlar da atıyor. Muhalif Iran International kanalı, protestoların dini merkez olan Kum şehrine de sıçradığını ve burada teokrasinin devrilmesi çağrıları yapıldığını iddia ediyor.
Belirgin bir liderin yokluğunda, dış kışkırtmaların da etkisiyle bazı gruplar Pehlevi hanedanının geri getirilmesini destekleyen sloganlar atmaya başladı. ABD’de yaşayan veliaht prens Rıza Pehlevi, sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Mevcut rejim sona yaklaştı ve en zayıf anında. Halkın cesaretini kırmaya gücü yetmeyecek,” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Bağlam ve ABD-İsrail Faktörü
İran’ın jeostratejik konumu, onu yıllardır dış aktörlerin müdahalesine açık hale getiriyor. Mar-a-Lago’da Netanyahu’yu ağırlayan Donald Trump, İran’ın füze programına devam etmesi halinde “onları yok edeceklerini” söyledi. Trump, Truthsocial üzerinden yaptığı paylaşımda, “İran protestocuları öldürürse, ABD yardıma gelecektir. Harekete geçmeye hazırız,” diyerek açık destek verdi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani ise bu açıklamaları kınayarak, ABD müdahalesinin bölgede kaosa yol açacağını belirtti. Öte yandan, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun bu olayları yakından takip etmesi, İsrail ordusunun (IDF) 2030 programı çerçevesinde Lübnan ve Batı Şeria’ya yönelik operasyon hazırlıklarıyla aynı döneme denk gelmesi dikkat çekici.
Hükümetin Hamleleri
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, protestocuların “meşru taleplerini” kabul ettiğini belirterek diyalog sözü verdi ve ekonomiyi istikrara kavuşturmak için yeni bir Merkez Bankası Başkanı atadı. Hükümet ayrıca “soğuk hava ve enerji tasarrufu” bahanesiyle 26 eyalette çok günlük tatil ilan etti; analistler bunu sokak hareketliliğini kısıtlama çabası olarak yorumluyor.
Sonuç ve Riskler
Şu an için güvenlik güçlerinin durumu kontrol altına aldığı belirtilse de, uluslararası gözlemciler sonuç çıkarmak için henüz erken olduğu görüşünde. Protestoların henüz İranlı Azerbaycanlıların, Kürtlerin ve Beluçların yoğun yaşadığı bölgelere tam anlamıyla sıçramamış olması kritik bir detay. Bu etnik grupların tavrı, sürecin boyutunu belirleyecektir. Ülkenin olası bir parçalanması, tüm bölge için bir “Pandora’nın Kutusu”nu açabilir.
Yuri Mavaşev Doğu bilimci, Yeni Türkiye Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü

Yorum gönder