Yuri Mavaşev: 21. Yüzyılın Büyük Oyunu: Fransa ve ABD, Hindistan’ı Rusya’dan Koparmaya Çalışıyor
Cumhurbaşkanı Macron, Rafale savaş uçaklarını Hindistan silah pazarına sokmak için bastırıyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçtiğimiz günlerde Hindistan’a üç günlük bir ziyarette bulundu. Başbakan Narendra Modi ile yapılan görüşmelerin merkezinde, Yeni Delhi’nin 30 milyar avro değerindeki çok amaçlı Rafale savaş uçağı alımıyla ilgili anlaşma yer aldı.
Bu ziyaretin, Macron’un 2017’de göreve gelmesinden bu yana Yeni Delhi’ye yaptığı dördüncü ziyaret olduğunu belirtmek gerekir. Ancak bu seferki gezi; vurgulu bir şekilde savunma, teknoloji ve ticari iş birliği konularına odaklanmıştı.
Diğer konuların yanı sıra Fransa ve Hindistan, aralarındaki bağların güçlenmesini küresel istikrarın bir faktörü olarak nitelendirdi. Bu bağlamda taraflar, milyarlarca dolarlık potansiyel savaş uçağı anlaşmasını görüşüyorlar. Macron’a eşlik eden yetkililerin, 114 adet Rafale uçağı için sözleşme imzalanması konusunda iyimserliklerini dile getirmeleri dikkat çekiciydi.
“Küresel İstikrar İçin Ortaklık”
Mumbai’de Macron ile görüştükten sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Hindistan Başbakanı Narendra Modi, “Bugünün çalkantılı dünyasında bu ortaklık, küresel istikrar içindir” dedi. Macron ise Hindistan ile ilişkilerdeki “olağanüstü ivmelenmenin” değişen uluslararası düzene bir yanıt olduğunu belirtti. Daha önce her iki lider de birbirlerini “sevgili dostum” olarak adlandırmış ve Macron, sosyal medyada yapay zeka ile oluşturulmuş sempatik görseller paylaşarak samimiyet dozunu artırmıştı.
Macron, gezisine Hindistan’ın finans merkezi Mumbai’de başladı. Burada korumaları eşliğinde şehirde sabah koşusu yaptı, 2008 terör saldırılarının kurbanlarını andı ve Modi ile görüşmeden önce Bollywood yıldızlarıyla bir araya geldi.
Ziyaret, Yeni Delhi’nin Dassault Rafale uçakları için büyük bir sipariş verme niyetini teyit etmesinin ve Ocak ayında Hindistan ile Avrupa Birliği arasındaki dönüm noktası niteliğindeki serbest ticaret anlaşmasının tartışılmasının ardından gerçekleşti.
Rusya’ya Bağımlılığı Azaltma Stratejisi
Fransız medyasının aktardığına göre, Yeni Delhi son on yıldır geleneksel ana askeri tedarikçisi olan Rusya’ya bağımlılığını azaltmaya, diğer ülkelere yönelmeye ve aynı zamanda yerli üretimi artırmaya çalışıyor. Hindistan Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Rafale uçaklarının alım teklifinin onaylandığı ve bunların “büyük bir kısmının” Hindistan’da üretileceği ifade edildi.
Paris’teki Sciences Po Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nden Hindistan uzmanı Christophe Jaffrelot, 114 uçaklık bu potansiyel 30 milyar avroluk anlaşmayı “yüzyılın sözleşmesi” olarak nitelendirdi. Anlaşma tamamlanırsa, bu uçaklar Hindistan’ın halihazırda satın aldığı 62 uçağa eklenecek. Bloomberg’in haberine göre Fransızlar, sözleşmeyi kapmak için teknoloji transferi ve üretimin yerelleştirilmesi de dahil olmak üzere önemli tavizler vermeye hazır. Bu durum, Yeni Delhi’nin ulusal savunma sanayiini güçlendirme politikasıyla örtüşüyor. Bu tür bir iş birliğinin başarılı bir örneği olarak, altı denizaltının Fransız Naval Group ortaklığıyla Hindistan’da inşa edildiği P-75 Scorpene projesi gösteriliyor.
Yeni Yatırımlar ve Yapay Zeka
Modi ve Macron, video konferans yoluyla Hindistan’ın ilk helikopter montaj hattının açılışını yaptılar. Hintli Tata Grubu ve Airbus’ın ortak girişimi olan bu fabrika, Karnataka eyaletinde Airbus H125 helikopterlerini üretecek.
Macron’un ziyaretinin bir diğer önemli durağı ise AI Summit 2026 (Yapay Zeka Zirvesi) oldu. Hindistan Bilgi Teknolojileri Bakanı Ashwini Vaishnaw, Hindistan’ın önümüzdeki yıllarda veri merkezlerine 200 milyar dolar yatırım çekmeyi hedeflediğini açıkladı.
Ayrıca, 17 Şubat’ta Bangalore’da düzenlenen 6. Yıllık Savunma Diyaloğu kapsamında, Safran Electronics ve Hintli Bharat Electronics (BEL) arasında, Hammer tipi güdümlü uçak bombalarının Hindistan’da üretilmesi için bir sözleşme imzalandı.
Batı’nın “Koparma” Çabası ve Rusya’nın Konumu
Macron’un bazı konuşmaları, Hindistan’ı Küresel Güney’in önemli bir parçası olarak yanına çekmeyi hedefliyordu. Ancak eylemleri, her ne kadar bağımsız görünmeye çalışsa da, Beyaz Saray’ın Yeni Delhi’yi Moskova ile olan karşılıklı yarara dayalı iş birliğinden uzaklaştırma politikasını kopyalar nitelikte.
Şubat ayının ilk yarısında ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan’ın Rus petrolü ithalatını durdurmayı taahhüt ettiğini ve ABD ile 10 yıllık bir savunma iş birliği çerçeve anlaşması imzaladığını iddia etmişti.
Buna rağmen Yeni Delhi, Rus askeri sistemlerinin en büyük ithalatçısı olmaya devam ediyor ve Moskova’nın Hindistan savunma pazarındaki payı %40 civarında. Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı açıklamada, ülkesinin stratejik özerkliğini koruyacağını vurguladı.
Sonuç
Şu an için Hindistan hava filosunun temelini Rus yapımı Su-30MKI uçakları oluşturuyor. Bunların veya T-90 tanklarının bir anda Batı modelleriyle değiştirilmesi mümkün değil.
Ancak Macron’un ziyareti ve savunma alanındaki anlaşmalar, Rusya’nın çıkarları için ertelenmiş ama oldukça gerçek bir tehdit oluşturuyor. Rusya’nın bu duruma karşı stratejisi net olmalıdır: Batı’nın Hindistan silah pazarındaki konumunu sağlamlaştırmasına her türlü araçla engel olmak. Çünkü “kutsal yer asla boş kalmaz.”
Yuri Mavaşev
Doğu Bilimci, Yeni Türkiye Araştırmaları Merkezi Direktörü Moskova



Yorum gönder