Esed Halep’i Kaybederse Şam Düşer mi?

İranda hangi Türkler var

ABD-İran bloğu Rusya ile Türkiyeyi savaşın eşiğine getirebilir

Türklüğün Güney Karakolları Yoğun Bir Saldırı Altında

YUNANİSTAN NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem 12 Ağustos 2020
194

YUNANİSTAN, DOĞU AKDENİZ’DE ORTAMI GERİYOR

Türkiye, uluslararası hukuk ve antlaşmaları bir tarafa bırakarak Doğu Akdeniz’de kendisini bir köşeye sıkıştırmak isteyen bölge ve bölge dışı güçlere karşı bir taraftan hukuk çerçevesinde cevaplar verirken, diğer taraftan da askeri gücü ile oldubittileri engellemeye çalışıyor. Bu kapsamda Libya ile imzalanan denizcilik antlaşmasına karşı Yunanistan ve Mısır’ın bunu baltalamaya yönelik 6 Ağustos 2020 tarihinde yaptıkları antlaşma, Türkiye tarafından büyük tepki ile karşılandı. Çünkü bu girişim, Türkiye-Libya antlaşmasına bir misillemenin yanında Türkiye’ye bir meydan oluma ve onu Doğu Akdeniz’de dar bir alana hapsetmeye yöneliktir.

6 Ağustos tarihli Yunanistan-Mısır antlaşmasına büyük tepki gösteren Türkiye, bu antlaşmayı uluslararası hukuk çerçevesinde “yok hükmünde” sayarak, bir adım daha ileri gitti ve bir süredir durdurduğu sismik araştırmalara kaldığı yerden devam etme kararı aldı. Bu kapsamda Oruç Reis araştırma gemisini, savaş gemileri refakatında bölgeye göndererek 23 Ağustos’a kadar yeni bir NAVTEX ilan etti. Türkiye’nin bu hamlesi, Yunanistan ve Mısır’ın planlarını boşa çıkarmanın yanında, Yunanistan’da büyük yankılara sebep oldu. Bir nevi deliye dönen Yunanistan, Rodos açıklarında seyreden bir tekneye ateş açarken, önüne gelen göçmen teknelerini batırma gibi de canavarca davranışlara yöneldi. Yunanistan’ın son olarak bu oldubittileri AB’ye şikayeti Türkiye tarafından büyük tepki gördü. Son dönemlerde her durumda Türkiye’nin karşısındaki faaliyetlerde yer almayı adet edinen AB, Yunanistan’ın bu çağrısına olumlu cevap verdi. Yani Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin “haklı mücadelesi”, uluslararası bir sorun olma yoluna girdi.

Yunanistan bu şekilde Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinde Türkiye ile doğrudan karşı karşıya gelmenin yerine, AB’yi bu meselenin içine çekme gayretindedir. Bu şekilde bölge içi ve bölge dışı güçlerle karşı karşıya getirilmeye çalışılan Türkiye, Doğu Akdeniz’de “tecrit edilmek” istenmektedir.

Doğu Akdeniz kıyısında yer alan Türkiye’yi yok farz ederek veya köşeye sıkıştırarak bölgede etkin rol almak isteyen “Yunanistan’ın hayali hesapları” ne kadar hedefe ulaşır, bu zamanla görülecektir. Fakat, bölge dışı güçler olan Amerika, Rusya, Fransa, Almanya, İngiltere gibi dünyanın büyük güçlerinin de Doğu Akdeniz’de boy göstermeleri ve bu güçlerden bir kısmının Yunanistan’a açıktan veya gizli destekleri Doğu Akdeniz’in güvenliği için önem arz etmektedir.

Her ne olursa olsun Türkiye, Doğu Akdeniz’deki hükümranlık haklarından, uluslararası hukukun tanıdığı yetkilerinden vazgeçme durumunda değildir. Hukukunu ve kıta sahanlığını koruma kararlılığındadır. Bu nedenle Yunanistan ateş ile oynadığının farkında değildir.

prof Dr Osman Köse

Yorumlar