KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Yaroslav Samoylov: Soçi Görüşmesi ve ABD-Türkiye İlişkilerinde Türbülans

Yaroslav Samoylov: Soçi Görüşmesi ve ABD-Türkiye İlişkilerinde Türbülans

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 6 dk okuma süresi
29 0
yaraslov

Washington, Erdoğan’ın 5 Ağustos 2022 tarihinde Soçi ziyaretini hoşnutsuzlukla izliyor. Bunun için önemli nedenleri var. Ankara’nın Moskova ile ilişkileri, ABD liderliğindeki NATO’nun transatlantik dayanışmasına darbe indiriyor. Dahası, Erdoğan’ın Putin ile bir dizi bölgesel konularda yaptığı anlaşmalar, Washington’un Rusya’yı çevreleme planlarını önemli ölçüde zorlaştırıyor.
Soçi görüşmesinin sonucunda paylaşılan ortak bildiride taraflar, Suriye’nin siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü korumanın önemini belirttiler. Tüm terör örgütleriyle mücadelede ortak ve yakın koordinasyon içinde hareket etme kararlılıklarını bir kez daha teyit etti. Mevzu bahsi terörizm olduğunda, Türkiye için öncellikle Washington destekli PYD/YPG ile mücadele aklımıza geliyor. Belirtelim ki, Türkiye’nin Moskova ile terörizm konusunda koordinasyon, MİT ve T. C. MSB’nin, Rusya’nın aracılığıyla, Suriye’deki meslektaşları ile bilgi paylaşımı aktifleştirmesinden başka bir şey değildir.
Türkiye’nin Moskova ile her türlü koordinasyona ilişkin açıklamalar bile, Washington’da Türkiye karşı güvensizliğe neden oluyor. Söz konusu koordinasyonun pratiğe dökülmesi ise, Türk-Amerikan ilişkilerinin daha da istikrarsızlaşmasına neden olabilir. Zira Türkiye ve Rusya’nın Suriye istikametinde işbirliği faaliyetleri, ABD’nin Suriye’deki konumunun zayıflamasına yol açabilme potansiyeli taşımaktadır. Olayların bu şekilde gelişmesini önlemek için ABD’nin, Ankara üzerindeki baskıyı artıracağı kaçınılmazdır. Bu bağlamda T.C. Savunma Bakanlığı temsilcileri, Amerikalı meslektaşlarıyla planladıkları temaslarda bu baskıyı kendileri hissedebilirler. Türkiye ve ABD’nin askeri temsilcilerinin 15 Ağustos’ta Ankara’ya F-16 savaş uçakları tedariki konusunda görüşeceklerini hatırlatalım. Bununla birlikte Erdoğan’ın, Rusya’nın Ukrayna’da gerçekleştirdiği askeri operasyon sırasında Soçi’ye yaptığı ziyaret, Ankara’nın ABD-Türkiye ilişkilerinde olumsuz gelişmelere ciddi şekilde hazır olduğunu da gösteriyor.
Şimdi Ukrayna meselesine gelelim. Ortak bildiride, Ukrayna limanlarından tahıl ve gıda ürünlerinin emniyetli taşınmasına yönelik İstanbul Mutabakatına varılmasında iki ülke arasındaki yapıcı ilişkilerin rol oynadığını teyit dildi. İki lider, Rusya’nın tahıl, gübre ve gübre üretimi için gerekli hammaddenin kesintisiz ihracı dahil, İstanbul mutabakatının lafzı ve ruhuna uygun şekilde tam olarak uygulanmasının gerektiğinin altını çizildi. Peki Washington’un bu Mutabakata ihtiyacı var mı?
Washington, İstanbul Mutabakatının kendisinin katılımı olmadan gerçekleşmesinden memnun değildir. ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) başkanı Samantha Power’in, Washington’un Ukrayna topraklarından tahıl ihracatı için bir “B planı” geliştirdiğine dair açıklamaları yukardaki tespiti doğrulamaktadır. Söz konusu açıklamanın nedenini, Rusya’nın Türkiye’nin desteğiyle Washington tarafından kendisine uygulanan yaptırımları kısmen aşması gerçeğiyle açıklanabilir. Aynı zamanda, Ukrayna’daki askeri operasyon devam ediyor ve ateşkes söz konusu değil. Sonuç itibariyle Mutabakat ABD’nin müttefiki olan Ukrayna’yı değil de daha çok Rusya’nın lehine olmuştur.
İstanbul Mutabakatına göre Türkiye ve Rusya savunma bakanlıkları, Ukrayna gemilerinin askeri kontrolünü kabul etmeleri halinde tahılın (teorik olarak ve diğer kargoların) diğer devletlere taşınmasına izin verdi. Bu durumu şu şekilde okuyabiliriz: Karadeniz de facto T. C. ve Rusya Federasyonu arasında etki alanlarına bölünmüştür. Bu bağlamda Karadeniz bölgesinin güvenliği Türkiye ve Rusya’nın tekeline girmiş oluyor. Söz konusu gelişme Washington’u Karadeniz’de askeri-stratejik bir etki mekanizmasından kısmen mahrum bırakmaktadır.
Soçi’de tarafların, Türkiye’nin Rus gazının bir kısmını ruble olarak ödemesi konusunda anlaştıklarından bahsetmekte de fayda var. Ayrıca da Rusya Federasyonu Başbakan Yardımcısı Alexander Novak’ın açıklamalarına göre taraflar, üzerinde büyük anlaşmalara varılan finansal bankacılık konularını da görüştüler. Bunu amacı ticari şirketler ve iki ülke vatandaşlarının turistik geziler sırasında ödeme yapabilmeleri ve ticaret çerçevesinde para alışverişinde bulunabilmeleri. Elbette tüm bu anlaşmalar, ABD’nin Rusya Federasyonu’na yönelik yaptırımlarının etkinliğini kısmen baltalıyor. Washington’un buna göz yumacağına inanmak zor.
Sonuç olarak Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında özellikle askeri-politik alanda bölgesel konularda iş birliğine yönelik her türlü temas Washington’da gözden kaçmıyor. Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında ABD’yi dışarda tutan her türlü anlaşma, Türk-Amerikan ilişkilerinin daha da gerginleşmesine yol açacağını söyleyebiliriz. Görünen o ki Washington’da Türkiye’ye karşı güvensizlik artmaya devam edecek. Zira Ankara, Moskova ile yaptığı görüşmelerin detaylarını ABD ile paylaşmamaktadır. Bu bağlamda ABD, Türkiye’nin Rusya Federasyonu ile ilişkilerini Washington lehine yeniden gözden geçirmesini sağlamak için önemli çaba sarf edecek gibi görünüyor.

Yaroslav Samoylov
KAFKASSAM Rusya Uzmanı

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.