“1921 Rus-Türk Antlaşmalarına hayır!” Bu taleple Ermenistan’da imza toplamağa başladılar

TÜRK OCAĞI MİSYONU ve TÜRKİSTAN ÜNİVERSİTESİNİN GEREKLİLİĞİ

Malik HASA: Mesele Türkiye idi

Mehmet Seyfettin Erol ve Batı Sorunu!

Vaadedilen altın gelecek mümkün mü

Gündem 21 Ağustos 2020
105

tarih boyunca dünyanın çeşitli yerlerinde değişik devlet ve toplumlarda siyasal rejimlerin vatandaşlarının bugüne ilişkin ihtiyaç ve taleplerini karşılamakta yetersiz kaldığı dönemler olmuştur.

bu durum karşısında o toplumları yönetenler aklı önceleyen kısa, orta ve uzun vadeli tedbirler alıp çareler üretebilir ve problemi de belirli vadeler içerisinde çözebilir veya hafifletebilirler. genellikle bu yola gidilmesi şeffaf ve denetlenebilir yönetimlerin olduğu toplumlarda söz konusu olmaktadır.

yönetenler karşısında örgütsüz ve dağınık bir yapı gösteren toplumlarda ise denetlenme imkanı bulunmayan hükümetlerin icraatlarının şeffaf olması da beklenemez. işte bu tür yönetimler toplumun sorunlarına ortak akılla ortaya konulmuş belirli bir zamanı ve yol haritasını içeren çözümler üretemezler. doğaları gereği hikmeti hükümetçi olan bu yönetimler, vatandaşlarına karşı başarısızlıklarının kötü yönetim dışında kalan iç ve dış nedenlerini ileri sürerek, yönetimin bildiği ama vatandaşların bilmediği veya bilemeyeceği şeyler olduğunu ileri sürerler. bu yönetimlerin bir başka özelliği ise karşılayamadıkları bugüne dair talepleri tarihin derinliklerinde kalan altın çağlara gönderme yaparak savuşturmaya çalışmalarıdır. yine sık başvurdukları bir çare de geleceğin parlak çağlarında başaracakları büyük işlerden bahsetmektir. çaresizlikleri arttıkça gün veya yıl olarak vade vermek suretiyle vatandaşını oyalamayı bir başka deyimle sorunları ötelemeyi tercih ederler.

büyük sorunları olan, ihtiyaçlarını karşılamakta gün geçtikçe yetersiz kalan bir toplum için ne atalarının yaptığı şeyler ne de kısa ve orta vadede faydasına ulaşamayacakları parlak çözümler anlam taşımaktadır. böyle toplumların kararları üzerindeki birincil belirleyiciler karnının tok, sırtının pek olmasıdır. dahası, bugünün asgari standartlarında bir yaşama imkanına erişip erişemediğidir.

ihtiyaçlar hiyerarşisinde dibe vurmuş bir toplum her halükarda faturayı mevcuda kesecektir. ancak teveccühünü nereye yönelteceği hususu ise yönetenlerin alternatifi olarak ortaya çıkanların veya çıkacakların ikna kabiliyetine bağlıdır. başarısız olduğu halde kendisine kesilmesi muhtemel faturayı başarılı bir şekilde taca atmayı beceren yönetimlerin varlığını sürdürebilmesi ise doğaüstü çözümlerin varlığına inandırdıkları ve bu suretle aklını devreden çıkardıkları veya iradesi fesada uğratılmış toplumlara bağlıdır.

her hal ve şartta faturayı ödeyecek olan toplumun kendisidir. verdikleri kararlar ile katlanmak zorunda kalacakları maliyetler arasındaki güçlü korelasyonu anlayamayan toplumlar medeni toplumlar ailesinden aşağı doğru uzaklaşırken aksi durumun söz konusu olduğu toplumlar medeniyetin tarif edildiği standardı belirleyecektir.
ilteriş Karaahmetoğlu

Yorumlar