İran-ABD çatışması için seçenekler

Gürcistan Pandora Kutusunu mu Açmış?

Gürcistan’a uçuş yasak

VAŞİNQTON GÖRÜŞÜ NƏ İLƏ NƏTİCƏLƏNDİ?

Türkmensahra Sel İçinde

Gündem, İran 29 Mart 2019
238

Geçen 20 Martta Türkmensahra- İran bölgesi yakın tarihinde görmedik sel hücumuna maruz kaldı. Türkmensahra bölgesindeki şehirlerin hemen hepsi su içinde kaldı. Dört yüz bin hektardan fazla tarım- zirai yerler su altında kaldı. Evlerini sular bastı. Şimdi de Bahar yağmurların devam etmesiyle her gün yeni sel dalgası obalara ve şehirlere yeni saldırılarda bulunuyor. Birkaç kişi canını kaybetti, bölgede yemek ve ilaç sıkıntısını yaşanıyor. Alınan bilgilere göre Türk Kızılayı İran devletine yardım teklifinde bulunmuş ancak İran tarafı kendi imakanlarıyla sorunlarını aşacağını söylemiş. Türkmensahra halkı sosyal medya vasıtasıyla İran devletinden yeterince yardım alamadıklarını ve desteğe muhtaç olduklarını söylüyorlar. Türkmensahra adı Türkiye’de pek duyulan bir ad değil ve genelde insanlar bu bölgeyi tanımıyorlar. Peki Türkmensahra neresi?
Türkmensahra neresi?

T
ürkmensahra Türk dünyasının unutulan bir bölgesidir. Türk dünyasınm birçok yerinde adı bile duyulmamıştır. Türkiye’de de aydınlar ve araştırmacılar arasında yeni yeni tanınmaya başlayan bu bölgenin tanınması için çok çalışma yapılması gerekmektedir. Türkmensahra sözü İslam Cumhuriyeti döneminde medyada fazla kullanılmamaktadır. Onun yere Türkmensahra’nın yer aldığı Gülistan ve Horasan adları geçer. Ancak Türkmensahra o bölgenin eski ve gerçek adıdır.
Türkmensahra, İran’ın kuzeydoğusunda yer alan verimli ve tortul bir ovadır. Söz konusu bölge Hazar Denizi’nin doğusunda ve Türkmenistan Cumhuriyeti’nin güneyinde yer almaktadır ve 400 kilometre boyunca batıdan doğuya doğru uzanmaktadır. Bu bölge Kümbet Kavus, Bender Türkmen, Ak Gala, Merave Tepe, Kelale, Siminşehr, Kümüş Tepe, Neginşehr, Anbar Alum, Daşlı Burun, Bocnurd, Dergez ve Türbet Cam şehirlerinden oluşmaktadır.
Türkmensahra’da, 2 ila 3 milyon arasında bir Türkmen nüfusunun yaşadığı tahmin edilmektedir. Türkmensahra Türkmenleri Sünni- Henefi mezhebine uymaktadırlar.
Türkmensahra’nın Tarihçesi
Türkmensahra Türkmenlerinin tarihini Türkmenistan’dan ayrı tutmak mümkün değildir. Türkmenistan’ın Orta Asya’daki derin tarihi gibi, Türkmensahra Türkmenlerinin de bu bölgede binlerce yıl bir geçmişi vardır. Aslında, bu topraklar aynı etnik gruba aittir. Aralarındaki sınırlar ise sonradan ortaya çıkmıştır.
20. Yüzyılın ilk çeyreğine kadar müşterek bir tarih ve vatanı paylaşmaları hasebiyle Türkmenistan’la kader ve tarih birliğine sahipti. 19. Yüzyılda Orta Asya’ya asker çıkarması, yapılan katliam ve yağma akabinde Türklere ait toprakların Ruslar tarafından alınması Türkmenlerin de kaderini etkilemiştir. 1881 yılında Gök Tepe kalesindeki son savunma hattında Türkmenlerin donanımlı Rus ordusu karşısında yaşadığı mağlubiyet onların askerî olarak zayıflamasına ve neticede dağılmasına sebebiyet vermiştir.
Ancak 1881’de, Türkmenlerin Türkmenistan’daki Göktepe Kalesi’nde Rus Ordusu’na yenilmesinden sonra, İran ve Rusya arasında yapılan Ahalteke anlaşması çerçevesinde, iki taraftaki Türkmenler arasına sınır çekilmiştir. Türkmenlerin yaşadığı bölgenin kuzeyi Rus topraklarına katılmıştır ki sonradan bu bölgede Türkmenistan Cumhuriyeti kurulmuştur. Güneyi ise, İran sınırlarına dâhil olmuş ve bu bölge Türkmensahra (Türkmen Sahrası) şeklindeki eski adıyla anılır olmuştur.

Türkmenler hiçbir zaman aradaki sınırı resmiyete almamış ve aradaki gidip gelmelerini devam ettirmişlerdir. Stalin döneminde (1930’larda) sınır bölgeleri sıkı yönetim altına alınarak, iki taraftaki Türkmenlerin tam şekilde birbirinden kopma rejimi uygulanmıştır.

1924 yılında, Rıza Şah’ın iktidara geldiği dönemde, Türkmensahra Türkmenleri, Türkmen boylarının bir araya gelmesiyle, Osman Ahun’un liderliğinde ilk Türk Cumhuriyeti’ni ilan ederler. Ardından İran hükümeti ve Türkmenler arasında kanlı savaşlar meydana gelir. Türkiye Cumhuriyeti de, yeni Türkmen Cumhuriyeti’nin ayakta kalması için yardımını esirgemez. Türkmensahra’da açılan askeri eğitim okulunda Türk subayları: Kadir Efendi, Cemal Bey, Mehdi Efendi, Mustafa Bey, Haydar Efendi, Murat Bey ve Sultan Paşa gibi isimler Türkmen gençlere eğitim verirler (Matufi, 1383 h.ş: 1302). Rus ve İran hükümetinin iki taraftan yaptığı ağır saldırılar sonucunda, Türkmen Cumhuriyeti 2 seneden fazla ayakta duramaz. Kanlı yenilgiden sonra Türkmen liderleri de helak edilir.
Bu olaydan sonra, Türkmensahra, resmen İran hükümetinin otoritesine geçer. Farsça okullar açılarak, çocuklara Fars dilinde eğitim verilmeye başlanır. Göçebe Türkmenler, zorunlu iskana mecbur edilir. Türkmensahra’da, zaman zaman Annegeldi Aç gibi bazı şserdarlar hükümete karşı isyan etseler de, Rıza şah bölgeyi tamamen kendi kontrolü altına almayı başarır.

Türkmensahra’daki selin asıl nedenleri

Türkmensahra bölgesinin doğu semtlerinde devlet tarafından kurulan barajlar, bölgenin iklimi özelliklerini tamamen değiştirmiştir. Türkmenlerin arasından geçen ve tarlalarını suvaran Etrek (Türkler anlamında) ve Gürğen (Gürlük anlamında) nehirleri susuzluktan kurumuş ve sonucunda Türkmensahra’daki tarımlar büyük hüsrana uğramıştır. Türkmenler susuzluktan yakınırken, İran’ın Gülistan eyaletinin metrolojisi 10 gün öncesinden büyük çaplı yağmurun geleceğini haber vermiştir.
Bu selin 10 gün öncesinden önlemi alınması gerekiyordu. Barajların suları kontrollü bir şekilde boşaltılmalıydı. Ancak eyalet valisi bunu hiç önemsemiyor, selin zamanı da Nevruz bayramına denk geldiği için, sayın vali tatile çıkıyor. Ayni zamanda İran’ın devlet ve hükümet başkanları da tatile gidiyorlar.. . 2 günde 300 mm yağmur yağıyor. Yani bir senede Türkemensahra’ya yağacak yağmurun %70’i iki günde yağıyor . Böylece Türkmensahra sel ile baş başa bırakılıyor. Bölge tamamen su içinde kalıyor. Maalesef selin hızını alabilecek büyük ağaçlar da daha önceden, üst düzey devlet makamlarına yakın olan kişiler tarafından kesilmiştir. Issız çıplak kanla kırsalda, sel daha da güçlenmiştir.
Türkmensahra bölgesi Horasan’dan Hazar Denizizn kıyısına kadar, yüksekten alçağa doğru uzanan bir bölgedir. Sel yüksekten alçağa doğru hareket ederek bütün Türkmensahra’yı yani 10’dan fazla şehri basmıştır.

İran devletinin sel felaketine karşı tepkisi:
Selden dört gün geçmesine rağmen İran medyası haberleri hiç yansıtmıyor. Devletten halka destek gelmiyor. Tam da ilk baharda yerlerin tok olduğu zaman,400 bin hektar tarım arazisi su altında kalıyor ki halkın bir sene emeklerinin elden gitmesi ve sofralarının boş kalması anlamındadır. Mallar ve hayvanları seller götürüyor. Birçok ev yıkılıyor. Türkmensahra kırsal bir bölge olduğundan ve selin geniş çaplı ilerlediğinden ve insanların önceden haberdar olması nedeniyle can kaybı fazla yaşanmıyor. Ama hayat o bölgede duruyor. İki kişi sel içinde kalarak can veriyor. Altı kişi tekne ile diğer insanların yardımına koşarken tekneleri alabora olup, sel içinde can veriyorlar. Yeni yağmurlar yağıyor da sel daha da güçleniyor. Bu haberler Türkmensahra ve Güney Azerbaycan sosyal medyası vasıtasıyla yurt dışında duyulduktan ve yurtdışı medyasının da haberleri verdikten sonra, İrandaki medya da haberleri vermeye başlıyor. (İran medyası birkaç gün sonrası Türk şehri olmayan Şiraz’a sel geldiğinde ayni günde haberleri dünyaya duyurmayı ihmal etmiyor.)
Bölgedeki insanlar Türkmen ve Sünni olduklarından dolayı mezhepçilik yapan İran devletinin onlarla ilgilenmediğinden yakınıyorlar. Büyük tepkiler sonucunda Sonunda Gülistan valisi işten alınıyor. Ama bununla sorunlar çözmüyor. Hasar büyük, olacak iş olmuş! Cumhurbaşkanı Ruhani 8 gün sonrası Türkensahra’ya uğruyor ama halkın itiraz protestosu ile karşılaşıyor. Cumhurbaşkanı Türkmenlere yanlarında olduğunu söylüyor. Ancak artık insanların onlara fazla güveni kalmamış. Onları fotoğraf çektirmeye gelen insanlar olarak görüyorlar. Türkmensahradaki sanal dünya ve sosyal medya Türkmenlerin bu eleştirileri ve şikayetleriyle dolmuştur.
Bu arada Güney Azerbaycan Türklerinin, Türkmenleri desteklemesi ve sürekli yardım göndermeleri, Türkün yanında ancak Türkün durduğunu göstermiştir.
Türkmensahra Türkmenlerinin Türklerden beklentisi:
Türkmensahra Türkmenleri gözlerini Türk devletlerinin yardımına dikiyorlar. Maalesef Türkmenler ile sınırdaş olan, ayni tarih, dil, kültüre sahip olan Türkmenistan’dan bir destek yoktur. Hatta Türkmen haber ajanslarında bile Türkmensahra’nın sel haberleri verilmiyor. Türkmenistan devletinin, sınırdaş ve komşu olduğu Türkmensahra Türkmenlerine önem vermediği yeni bir konu değildir. Türkmen devletinin Geçmişteki değişik konularda sergilediği tutumlarını gören Türkmensahralılar, o devletten fazla bir şey beklemezler. Ancak Türk devletlerinin ağabeyi olarak bilinen ve diğerlerine göre gelişmekte olan Türkiye’den beklentileri vardır.
Türkmensahralı Türkmenleri :
– TİKA ve KIZILYA gibi kurumlardan yardım bekliyorlar. Eğer yardım göndermekte sorunlar yaşanıyorsa, en azından Türk üst düzey makamları konuşmalarında Türkmensahra’daki sel felaketini dile getirmeleriyle manevi bir destek bulunmalarını umarlar.
– Türk medyası Türkmensahra’daki haberleri gündeme getirmelidir. Elbette Türkmensahra’daki sel felaketi haberi bazı TV kanalında bir keresine geçici olarak verilmiş, ancak orasının felaketi derinliği ile yansıtılmamıştır. Genelde Türkiye’de Türkmensahra bölgesi iyi bilinmiyor. Türk medyası da tanımıyor. Anlaşılan hatta Türk haber ajanslarının Tahrandaki temsilcileri de o bölgeden haberi yok. Çünkü onların verdiği haberler İran medyasında değiştirilerek verildiği haberlerle bir farklılık göstermiyor. İran medyasında Türkmensahra adı verilmemye çalışıldığı için, bunlar da ayni üslubu devam ediyorlar. Halbuki Türkmensahra halkı Türk haber ajanslarından varlıklarını ve sorunlarını doğru bir şekilde yansıtan adımlar bekliyorlar. Umarım ki hayal kırıklığına uğramazlar.

Doç. Dr. Abdurrahman DEVECİ

Yorumlar