Türkiyə Cənubi Qafqazda hələ aktiv siyasət aparmayacaq

Taliban Siyasi Partiye Mi Dönüşüyor?

MUKTEDA ES-SADR’IN MİLİS GÜCÜ BİRLİKLERİNİN ÇOĞUNU FESHETME KARARI

Are the Russians actually behind the Panama Papers?

TÜRKLER KİMLERLE SAVAŞIYOR

Gündem 23 Şubat 2020
260

Şehitlerin “Birkaç şehit” diye anıldığı günleri yaşıyoruz. Türklerin emperyalistlerle mücadelesi tarih boyu bitmemiştir. Her karışı şehit kanıyla sulanmış bu topraklardan Türkleri söküp atma ve Türkiye’yi bölme ve ortadan kaldırma projesi hiç bitmemiştir. Türkler, gerçekte terör örgütleri denilen maşalarla savaşmıyor, aynen yüz yıl önceki gibi yedi düvelle savaşıyor. Sevr, hep sahnededir. Eskiden beri Şeyh Said İsyanı, PKK ve Marksist örgütler karşısında verilen şehitleri şehit saymayan ve PKK’yı, PYD’yi ve diğer bütün Marksist örgütleri (Günümüzde bu örgütlere Hizbüttahrir, Haşdi Şabi, İşid, Boko Haram, Fetö vb. dini eğilimli olanlar katılmıştır. Bir de adı terör örgütü olmayan ihanet şebekeleri gruplar ve etkili şahıslar vardır) Türkiye’ye karşı Batı Emperyalizminin kullandığı vekalet savaşının bir parçası olduğunu kabul etmeyenler söz konusu olmuştur. Bilhassa ümmetçi siyasal İslamcı kesimlerin önemli bir kısmının bu şekilde düşündüğünü biliyoruz. Sol ve Marksist kesim ise zaten PKK ve PYD’nin payandası konumundadır. Bu grupların hiçbirinde genel anlamıyla vatan, millet ve bayrak kavramı yoktur. Millet olmak, vatanını, devletini, bayrağını ve marşını sevmek hususlarına ırkçılık olarak bakan yaygın bir kesim vardır. Bakın vatan konusunda 9. asırda yaşamış olan Cahız ne diyor:
“Vatan sevgisi, bütün insanları ve bütün memleketleri kapsayan bir hususiyet olmakla beraber, aralarında benzerlik, uygunluk, vücut benzerliği ve vücutlarındaki terkibin aynı olması dolayısıyla Türklerde diğer milletlerden daha fazla ve daha köklüdür…
Vatan üzerinde titreme, ona iştiyak ve arzu Kur’an’da geçer. İnsanlar arasında dolaşan mushaflarda yazıldır… Türkler, ikamet etmekten, bir yerde eğlenmekten, uzun müddet kalmaktan, beklemekten, az hareket etmekten, az işle meşgul olmaktan nefret eden bir kavimdir. Zira onların bünyeleri hareket üzerine kurulmuştur. Durmaktan nasipleri yoktur. Ruhi kuvvetleri, bedeni kuvvetlerinden daha fazladır. Zira onlar, ateşli, zeki, anlayışlı kimselerdir. Hatıraları çok, bakışları keskindir. Kıt geçimi acizlik, uzun zaman bir yerde kalmayı ahmaklık, rahatlığı ayakbağı, kanaatkârlığı azimsizlik, muharebeyi terketmenin zillet getireceğini kabul ederler.”
Cahız, Hilafet Ordusunun Menkıbeleri Türklerin Faziletleri, çev. R. Şeşen, s. 96-97)
Prof Dr İbrahim Maraş

Yorumlar