Kurtları seven Rus işadamı, Türklerin desteği sayesinde internetin yıldızı oldu

AVRUPA KOMİSYONU BAŞKANININ MEŞRUİYETİNİ TARTIŞABİLİRİZ… AMA ŞİMDİ DEĞİL!

ABD yeni savunma sekreter vekili Mark Esper

Esper: F 35 tam kapasite kullanılamayacak

Türkiye’nin Venezuela Politikası Nasıl Olmalı?

Gündem 16 Mayıs 2019
101

Venezuela, ABD’nin uyguladığı ambargo ve petrol fiyatlarının düşmesi sonrası ağır bir ekonomik kriz yaşayan bununla beraber toplumsal olarak bir çok sorunun bulunduğu bir ülkedir. Her geçen gün artan eylemler ve şiddet olayları nedeniyle toplum ikiye bölünmüş durumdadır. Bir tarafta Nicolás Maduro’yu destekleyenler diğer tarafta ABD yanlısı Juan Guaido’yu destekleyenlerdir.

Dünya politikası da bu kriz çerçevesinde kamplara bölünürken ABD, AB ve çoğu Latin Amerika ülkesi Guaido’yu tanımıştır. Ancak Rusya, Çin, İran ve Türkiye’nin bulunduğu kesim Maduro’yu desteklediklerini ilan etmiştir. Şu an ki Türkiye’deki siyasi karar alıcıların darbeye karşı olmaları üzerinden geliştirdikleri söylemler Maduro’yu desteklemelerinin en önemli nedeni iken Türkiye’nin Venezuela krizine yönelik politikası nasıl olmalıdır?

Öncelikle bölgenin 150 yıl boyunca ABD’nin arka bahçesi olduğu unutulmamalıdır. Bunda ABD’nin politikalarına onay verilmesi anlaşılmamalıdır. Sadece belirlenecek stratejinin en önemli noktalarından biri bu gerçektir. Bölgenin bütün yapısına sızmış olan ABD, her şekilde istediğini yapmaya çalışacaktır. Bu nedenle yarın değişme ihtimali olan Maduro yönetimi yerine Juan Guaido geldiğinde bile Türkiye’nin çıkarlarının korunması şarttır.

Ülkeler arasındaki ilişkilere realist açıdan bakıldığında uluslararası ilişkilerde devletlerin dostu veya düşmanları olmaz. Devletler temel olarak güç ve çıkar peşindedir ve diğer devletlerle çıkarları doğrultusunda ilişkiler geliştirirler. Bu nedenle siyasi iktidarlar değişse bile ilişkilerin devam etmesi önem taşır.

Türkiye, geçmişte yaşadığı acı tecrübeler nedeniyle darbelere karşı olsa da yarın Venezuela’da darbe ile siyasi iktidar değiştiğinde bütün ilişkilerini koparacak mı? Böyle bir durum düşünülemez. Ancak örneğin ABD yanlısı yeni yönetim Türkiye’nin Maduro’ya yönelik politikalarını dikkate alarak Türkiye ile olan ilişkilerini azaltabilir. Bu ise öncelikle Türkiye’nin çıkarlarına zarar verecektir. Bu nedenle Türkiye çıkarlarını ön planda tutarak daha çok diplomatik söylemler geliştirmelidir. Diplomatik açıdan geliştirilecek söylemle en azından Türkiye-Venezuela ilişkilerinin ileri süreçte zarar görmesini engelleyecektir.

Evet Türkiye, ABD’nin uluslararası hukuka olan aykırı davranışlarını eleştirecek ve darbe ile yönetime geçmenin demokrasiye zarar vereceğini söyleyecektir. Ancak Venezuela siyasetine bakıldığında Maduro’nun sütten çıkmış ak kaşık olduğunu söylemek pek mümkün değildir. Çünkü muhalefetin bugün açıkça darbe çağrısında bulunmasının nedenlerinden biri Maduro’nun muhalefeti kısıtlaması ve Kurucu Meclis aracılığı ile Ulusal Meclis’in yetkilerine el koymasıdır.

Emrah Kaya/ Kafkassam

Yorumlar