#Արցախ/ը չի կարող լինել #Ադրբեջան/ի կազմում, դա մեզ համար պարզապես կլինի մահապատիժ։

ایران با چند لشگر، علییف با همسرش!!!

İran’ın Orta Asya Politikası

Երկու զուգահեռ. Սերժ Սարգսյանը գծեց սահմանը

Türkiye’nin Azerbaycan’a desteğini Rusya’ya “gözdağı vermek” gibi algılamak ne kadar doğru

Gündem 6 Ağustos 2020
113

Geçtiğimiz günlerde başlatılan Azerbaycan-Türkiye geniş kapsamlı ortak askeri tatbikatları kara ve hava birliklerinin katılımıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin sınır komşusu Nahçıvan dahil Azerbaycan’ın birkaç bölgesinde devam ediyor.

Tatbikat, Rusya basınında da geniş yer buldu. Rus uzmanlar, özellikle 12 Temmuz’da Azerbaycan-Ermenistan sınırında patlak veren 5 günlük savaşın ardından tatbikatın yapılmasına dikkat çekiyor. Elbette Rus uzmanlar, Azerbaycan-Türkiye askeri tatbikatlarının öncesinde Rusya-Ermenistan askeri tatbikatlarının yapıldığını da hatırlattı. Rusya’nın Ortadoğu uzmanlarından Aleksey Malaşenko, Türkiye ordusunun artık Suriye ve Libya değil, Güney Kafkaslar’da da “askeri faaliyetlerde” bulunduğuna ve bunun son yılların “yeni bir şey” olduğuna dikkat çekti. Bazı Ermeni kökenli Rusyalı ızmanlar ise, Türkiye’nin Ermenistan’a “saldırabileceği” olasılığını da iddia ediyor. Bazı Rus uzmanlar da Türkiye’nin bu adımını “Moskova’ya gözdağı” olarak yorumluyordu. Bunu diğerleri de iddia ediyor. Ama ne kadar doğru?

Öncelikle şunun altını çizmekte yarar var: Tatbikatın başladığı gün Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i telefonla arayarak ikili işbirliği konusunu görüştü. Görüşmede Güney Kafkasya’daki son gelişmeler de ele alındı. Rus basınında bu telefon görüşmesiyle ile ilgili çıkan tüm haber ve yorumları dikkatlice okuduktan sonra şunu emin şekilde söyleyebiliriz. Erdoğan, söz konusu tatbikat konusuna da değinmiş.

Çünkü hem Erdoğan hem de Putin Rus-Türk işbirliğinin çok önem veriyor. İki ülke Ortadoğu’da önemli işbirliğini devam ettiriyor. Ortadoğu gibi zor bir satranç masasındaki işbirliği yapmak da kolay değil. İki ülke dev ekonomi projeleri de birlikte gerçekleştiriyor. Erdoğan ve Putin sürekli temas halinde.

Bu durumları göz önünde bulundurarak Türkiye’nin Rusya’ya Kafkaslar’da “Gözdağı” verdiğini iddia etmek saflık olur. Evet Türkiye’nin bu adımı çok önemli. Azerbaycan’a yönelik önemli kardeşlik desteği. Türkiye Azerbaycan’ın yanında olduğunu sadece sözle değil, askeri tatbikatla da kanıtladı.

Fakat dediğim gibi Türkiye’nin bu adımı Rusya’ya karşı değil. Bu arada Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Müşaviri, Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler Daire Başkanı Hikmet Hacıyev de Türkiye ve Rusya’nın Kafkaslar’da çıkarlarının örtüştüğünü kaydetti. Rus Kommersant gazetesine konuşan Hacıyev, muhabirin olaylar bağlamında Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ile ilgili muhabirin sorusu üzerine Bakü’nün Ankara ve aynı zamanda Moskova ile iyi askeri teknoloji ilişkilerinin bulunduğuna dikkat çekti. Hacıyev, “Bugün Rusya ve Türkiye’nin stratejik çıkarlarının Güney Kafkasya bölgesinde, Karadeniz ve Hazar Denizi’nde barış, güvenlik ve işbirliğini sağlama ihtiyacı üzerinde örtüştüğünü görüyoruz. Bu aynı zamanda hem Rusya’nın hem de Türkiye’nin yararınadır. Nihayetinde de Ermenistan’ın çıkarlarına olacak. Ancak bazı üçüncü tarafların katılımı Azerbaycan’ın çıkarına değildir” dedi.

Görüldüğü üzere Hacıyev, sorunun Azerbaycan, Türkiye ve Rusya olmadığını belirterek, bölgedeki barış ve huzurun bozulmasındaki asıl tehdidin Ermenistan’ın saldırgan tutumu olduğuna dikkat çekiyor.

Türkiye’nin Azerbaycan’a destekleri çok önemli. Türkiye 1990’lı yıllardan bu yana Azerbaycan ordusunun güçlendirilmesinde çok önemli rol oynamakta. Bu açıdan Türkiye-Azerbaycan ilişkileri çok değerli ve bu kardeşlik işbirliği her gün giderek güçleniyor.

Rusya-Azerbaycan ilişkileri de önemli. Türkiye-Rusya ilişkilerinin bugünkü durumunu unutmayalım. Yukarıda buna kısa da olsa değindik. Rusya’nın ünlü siyasi uzmanlarından Sergey Markov’un dediği gibi, “Moskova-Ankara-Bakü” üçlü hattının işbirliği çok önemli. Azerbaycan da Rusya ile ortak ekonomi projelere imza atıyor. Rusya’da yerli Azerbaycanlı topluluğunu (Rusya’ya bağlı Dağıstan Cumhuriyeti’nde), ayrıca yaklaşık 3 milyon Azerbaycanlının yaşadığını unutmamak lazım. Zira bunların arasında Rusya vatandaşı olanlar da (gayrı resmi bilgilere göre yaklaşık 1 milyon) var.

Türkiye, Azerbaycan’a destek vermekle kimin yanında olduğu konusunda tüm dünyaya mesaj verdi. Ama bu mesajı Rusya’ya karşı “gözdağı” gibi algılamamak lazım. Zaten Ankara ve Bakü’nün böyle bir düşüncesi de yok. Yukarıda Erdoğan’ın Putin’i araması ve Hikmet Hacıyev’in açıklamasına tekrar göz atmakta ve satırlar arası “gizli mesajı” aramakta fayda var.

Azerbaycan’ın haklı olduğu davasındaki önüne koyduğu hedeflerine adımlamak için mantık çerçevesinde hareket etmek en doğrusu. Fazla duygusallık hedefe zarar verebilir, rakibin ekmeğine de yağ sürebilir.
Fuat Safarov Moskova

Yorumlar