Onik Gasparyan: Çok kötü ve trajedi arasında seçim yapmak zorundaydık

Karaçay Sürgünü

SAĞ POPÜLİZME DEVŞİRİLMEYE ÇALIŞILAN MİLLİYETÇİLİK

Olası Kuzey Suriye Harekatı

Türkiye ve OrtaDoğu; yeniden Seköler Yol Haritası

Gündem 14 Ağustos 2020
81

Ortadoğu’nun problemleri çok ama en kiritik problemi; İslam radikalizmi’dir.
Bu radikalizm, İran İslam Cümhuriyettinden başladı. Tam 1979’dan beri !!!
Bu tarihden Önce sadece İhvan El-Muslimin( müslüman kardeşlerin) teorileri ve düşünceleri selefiler tarafından beyenip, seviliniyordu, ama İran 1979 devriminden sonra bu teoriler ve şii’yi teorilerle birlikte pratik siyası hükümdarlık formetine ortaya çıkıyorlar.

Eğer olayın öncesine bir göz atarsak, görüyoruz ki Ortadoğu’nun ülke ve topulmların az gelişmiş olmaları sadece diktatörlük ve istibdat ile bağlıydı ama
islam radikalizm’in gelmesi ile bu durumlar daha vahim ve çözülmez hale gelmişmektedir.
ve elbet bir Şii İslam radikalizm versiyonuda İran’da bir totaliter rejim halinde, ejderha gibi baş kaldırıldı !!!
Bu şii islam radikalizm’i, bölgede fitne sıçrarken, Sünni radikalizm’inide beraberinde uykudan uyandırdı.
El-Kaeide, Taliban ve en korkunçu Daeş (ve binlerce radikal Sünni grup) bu fitnelerin neticesi olmuş desek yalan olmayacaktır.

Burda bazı ülkelerin bu problemi hal etmek için rolları ve etki yaratacaları çok önemlidir.

Türkiye Ortadoğu’nun ilk ulus devleti(modern versiyonu) olmaktadır.bu devlet ATATÜRK’un ve o zaman ki elit kısımın seköler ve layik bakışaçısından kuruldu. Kalkınmayın şartlarını iyi tanıyan ATA, islam radikalizm’in na kadar büyük felaketlere sebep olacağını tahmin etmişti.

O gün ki ATA’nın özgür ve aydınlık düşüncesi, yaklaşık 100 sene sonra, Türkiye’nin farklı olduğunu diğer Ortadoğu ülkeleriyle görebiliyoruz.
Bu model’i Sayın R.T.Erdoğan kahire’deki meşhur konuşmasında beyan ve tavsiye etmişti.
Eğer diktatörlük, halkların cihaleti ve dışgüçlerin müdaheleleri Ortadaoğu’nun başından eksik olursa, bu bölgede barış ve kalkınma şansı olacaktır.

Sayın R.T.Erdoğan ve Türkiye yetkililerinden bu ATA’nın yolunu devam ettirmek beklenir. Bu anlayış ve prestij dışpolitika siyasetlerinde güçlü bir şekilde aşikar olmalıdır.
Türkiye Cümhuriyetti, Totaliter ve diktatörlük sistemlerden uzaklaşıp, Sekölar ve Layik değerleri yeniden Ortadaoğu’da güçlendirmelidiler.
Ortadoğu’nun geleceği için, ekonomisi için, barış ve eğitimi için bu değerler yeniden gündeme gelmesinde büyük faydalar olacaktır.
İslam radikalizm’ini sadece aydın lider ve elit kısmı ile toplumlarda hakim edebiliriz.
Vakit daralıyor, şimdi doğru karar zamani gelmiş. Arabistan, Mısır, ABE, Qatar ve hata İsrail bu konuda büyük destekler verebiliyorlar. Bu vaziyette sadece pozitiv bir dialog ve ortak değerli önplanda koyarsak, Süriye, Lübnan, Yemen ve çoğu halklarını kurtarabilecek kadar gücümüz olabilecektir

Bu düşünceler sadece sözde yada kağiz üstünde kalmamalı, bir dinamik dışpolitikayla pratik hale getirebiliriz.

“Bu yolun değişmesi gerekir, Türkiye’den başlayalım bu dinamik Ortadoğu projesini( Seköler değerleri korumak)”

Hossein Vahid Tahran

Yorumlar