Alman uzman: Türkiye ekonomisinin çökmesi Almanya’nın da zararına olacaktır

Rus uzman: DTÖ neden ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarına sesini çıkarmıyor?

Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

TÜRK TARİHİNDE KADIN: SÜYÜN BİKE HATUN (HAN BİKE SULTAN)

Gündem 5 Haziran 2018
182

Türk devlet geleneğinde kadına verilen önemin somut örneklerinden birisidir Süyün Bike Hatun. Sadece Kazan’ın milli simalarından değil, Türk kültür dairesi içerisinde yer alan tüm çevrelerin sahiplendiği ve gurur duyduğu kahraman bir Türk kadınıdır. Türk devlet geleneğindeki tarihi devamlılığa binaen, devlet işlerinde kadının söz sahibi olmasının da bir örneğidir. Kendisi, İdil nehrinin doğu kısmında varlık gösteren Nogayların başı olan Yusuf Mirza’nın kızıdır.
Dönemin siyasi tablosuna bakılacak olursa, yayılmacı bir politika izleyen Rusya görülmektedir. Gittikçe sınırlarını genişletmekte olan Rusya’ya karşı, Nogaylar ikiye bölünmüş; Yusuf Mirza Rusya karşıtı bir politika izlerken; kardeşi İsmail Mirza ise Rusya yanlısı bir tutum takınmıştır. Bu durum, elbette ki Rusya’nın işine yarayacak, Nogay ulusunun ikiye bölünmesine yol açacaktır. Bilindiği üzere Rusya’nın, Kafkaslar’da ve Türk ülkelerinde yayılmasının ilk adımı olan olay, 1552 tarihinde Kazan Hanlığı’nın ele geçirilmesi olmuştur. Stratejik olarak çok önemli bir mevkide bulunan Kazan’ın alınması Rusya’nın ilerleyişini kolaylaştırmıştır. Rusya, Kazan’da nüfuzunu zamanla genişletmiş ve kendi onaylamış olduğu hanları tahta çıkarmak için her çareye başvurmuştur. Bunlardan en çarpıcı örnek; Kasım hanlığında Rus terbiyesine göre yetiştirilmiş olan Şah Ali’nin Kazan Hanlığı’nın başına geçirilmesidir. Fakat Süyün Bike’nin tarih sahnesine çıkması, Şah Ali’nin kardeşi Can Ali’nin Kazan Hanı olması ile başlamaktadır. Moskova’nın onayı ile Süyün Bike, Can Ali ile evlendirilmiştir. Bu dönemde Süyün Bike’nin devlet işlerinde herhangi bir nüfuzu olmamıştır. Ayrıca babasından almış olduğu milli terbiye ile büyüyen Sultan’ın, eşi Can Ali ile anlaşamadığı da ifade edilmektedir.
Moskova Knezi III. Vasiliy’in ölümü üzerine Kazan halkı ayaklanmış ve bu rus yanlısı olan Han’ı öldürmüştür. Bunun üzerine Kırım Hanı Safa Giray Kazan tahtına getirtilmiştir. (İkinci kez) Hanlıkların birbirlerinden habersiz olmadığı ve birbirlerinin iç işleri ile meşgul oldukları da bu vesile ile anlaşılmaktadır. Ayrıca Rus yanlısı beylerin ve milli duygular ile hareket eden halkın yoğun mücadelesi de dikkat çeken diğer bir unsurdur.
Can Ali’nin öldürülmesi ile dul kalan Süyün Bike Hatun, Safa Giray ile evlenmiştir. Fakat Rus yanlılarının çalışmaları bir süre sonra sonuç verecek, Kazan’da çıkan ayaklanma sonucu Kırımlılar öldürülecek ve Safa Giray tahttan indirilecektir. (1546) Rusya tarafından Şah Ali tekrar tahta çıkartılsa da Safa Giray’ın geri gelmesi ve mücadelesi üzerine Şah Ali bertaraf edilmiştir. Ne yazık ki aynı yıl Safa giray vefat etmiş ve taht tekrar boş kalmıştır. Onun ilk karısından olan oğullarının Kırım’da bulunması ve Kazan’a gitmemeleri üzerine Safa Giray’ın Süyün Bike’den olma Ötemiş adlı ve henüz üç yaşında olan oğlu Kazan tahtına geçirilmiştir. Dolayısıyla hanlığı yönetecek olan kişi Süyün Bike Hatun olacaktır.
Süyün Bike Hatun Rus düşmanlığı ve milli geleneklerine olan bağlılığı ile tanınmaktadır. Kendisinin dönemi ne yazık ki Hanlığın işgal edildiği ve Moskova’nın başında “Korkunç” olarak bilinen “IV. Ivan” zamanına denk gelmiştir. Çar IV. Ivan, Kazan tahtına üç yaşında bir çocuğun geçirildiğini duyunca, bu durumu tanımadığını bildirmiş ve Kazan’a seferler düzenlemiştir., Süyün Bike ile oğlu Ötemiş’i esir alarak Moskova’ya götüren Çar, 1552 tarihinde Kazan’ı ele geçirmeye muvaffak olmuştur.
Süyün Bike, Kazan’dan ayrılmadan evvel eşi Safa Giray’ın mezarını ziyaret etmiş, orada iki rekat namaz kılmış ve onunla vedalaşmıştır. Rivayete göre şu sözleri sarfettiği belirtilir: “Ey Padişahım, görüyor musun? Senin sevgili Hatunun ile oğlunu düşmanlar tutsak sıfatıyle alıp götürüyorlar. Niçin sen bizi yeryüzünde bıraktın da kendin yer altına gittin? Bizi Moskova Padişahına tutsaklığa veriyorlar. Benim onunla mücadele etmek için gücüm kuvvetim yetmiyor, yardımcım da yoktur. Ey Sultanım, aç bana mezarını, bu kabirde her ikimize de yer bulunsun, genç karını yanına kabul et! Hatununun sabrından başka dindekiler istifade etmesinler! Kaygılarımı kime devredeyim? Oğlum ise gençtir, babam da uzakta, karşımdaki Kazan ahalisi ise yeminlerini bozdular. Ey Padişahım, sen bana cevap vermiyorsun. Katı gönüllü askerler beni tutup almak için hazır duruyorlar. Şimdiye kadar ben bir kraliçe idim, şimdi ise kaygı dolu fakir bir cariye olacağım. Benim artık ağlayacak halim kalmadı, gözyaşlarım hep aktı bitti, gözlerim kör oldu, sesim kısıldı.”…Han Bike Sultan’ın bu sözlerin aynısı ile olmasa bile, buna benzer söz ve duygular ile vedalaşmış olması mümkündür. İdil üzerinden gemiden son kez Kazan şehrine bakıp şunları söylediği de nakledilir: “Keder ve kan dolu şehir, sana kaygı ve hasret olsun. Başından tacın düştü; efendi iken köleliğe indin, şöhretin bitti, halsiz kaldın ve yere serildin. Nerede senin sultanların ve onların meclis bayramları? Nerede senin hatun ve kızlarının rahat ettiği günler? Şehrin içinden o zaman bal nehirleri akardı, şimdi ise kan su gibi akıyor, nereden bulayım sivri kanatlı, güçlü kuvvetli bir kuşu babama göndermek için?”
Kazan ahalisi, Süyün Bike Hatun’u uğurlamış ve Süyün Bike Moskova’ya götürülmüştür. IV. Ivan’ın isteği ile bu kez de Şah Ali ile evlendirilen Süyün Bike, ömrünün ikinci kısmını da istemediği ve sevmediği bu milli duygulardan yoksun kişi ile yaşamak zorunda kalmıştır.
Hayatından ders çıkarılması gereken, Kazan tatarlarının bugün gururla andıkları be “BÜYÜK RUHLU KADIN” dedikleri Süyün Bike Hatun, babasından almış olduğu milli terbiye ile büyümüş, mücadele vermiş olmasına rağmen Moskova’ya ne yazık ki karşı koyamamıştır. Bu durumun meydana çıkmasında Rusya’nın tatbik etmiş olduğu siyaset yanında, buna müsaade eden Rusya yanlılarının, milli duygu ve düşüncelerden yoksun kesimin de etkisi büyük olmuştur. Bugün ondan kalan ve onun adını taşıyan “Süyün Bike Kulesi” Kazan’ın bizim için önemli olan bir simgesidir. Efsaneye göre: Yeryüzünde eşine rastlanmamış bir güzelliğe sahip ve dul olan Süyün Bike Hatun’u duyan Korkunç İvan ona, kendisiyle evlenerek Moskova Çariçesi olmasını teklif eder. Süyün Bike’nin bu teklifi reddetmesi üzerine, Ruslar Kazan’a sefer düzenler. Bir katliam çıkmasını istemeyen Süyün Bike, bir şartla Korkunç Çar’la evlenmeye razı olur. Düğün hediyesi olarak bir hafta içinde Kazan’daki bütün minarelerden daha yüksek bir kule yapılmalıdır. Çar yerine getirilmesi neredeyse imkânsız olan bu şartı yerine getirir. Düğün gecesi verilen ziyafet esnasında gelin, Moskova’ya hareket etmeden önce son defa doğduğu şehre yukarıdan bakmak ister. Son kata kadar çıkar ve küçük oğluyla beraber aşağı atlar.”
Efsaneler ve destanlar tarihi gerçeklikler ile ilgili pek çok şey fısıldarlar. Bu efsane halk arasında yayılmış ve Süyün Bike’nin cesareti ve yürekliliği Kazan tatarlarına bir örnek teşkil etmiştir. Fakat kule hakkında tespit edilebilen ilk yazılı kaynak 1777 yılına aittir. Arkeolojik çalışmalar sonucunda kulenin batı tarafında 1977’de iki klasik Müslüman türbesi kalıntısı ve mezar taşları bulunmuştur. Bu türbelerin Kazan Hanları ve onların ailelerine ait olduğu tespit edilmiştir. Bu kule hem cami minaresi hem de güvenlik amaçlı gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. Arkeolojik bulgular kulenin Tatar Türk mimari eseri olduğunu kanıtlamaktadır. Süyün Bike, Kazan Hanı Safa Giray’ın vefat etmesinin ardından yaşı henüz küçük olan oğlu adına ülkeyi yönetmiş, halkının büyük sevgi ve saygısını kazanmıştır. Kazan’dan ayrılmadan evvel eşinin mezarını ziyaret etmesine bakılacak olursa, ona karşı derin bir sevgi ve saygı da beslediği görülmektedir. Akıbetinden hiç haber alınamayan Süyün Bike adına atfedilen bu kule ve efsanesi ise Kazan Tatarları için, 1552 yılındaki Rus işgali sırasında çekilen zulüm ve acıları sembolize etmektedir. Tarihi bir karakter olarak Süyün Bike, Kazan şehrinin özgürlük özlemleriyle özdeşleşmiştir. Saygı ve rahmetle…
Kaynaklar:
Akdes Nimet Kurat, IV-XVIII. Yüzyıllarda Karadeniz’in Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Yayınları, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1972.
Hüseyin Satıcıoğlu, “Tataristan’daki Süyün Bike ve Azerbaycan’daki “Bakü Kız” Kuleleri Kaynaklı Ortaya Çıkan Efsaneler Üzerine Bir İnceleme”, БИШКЕК ГУМАНИТАРДЫК УНИВЕРСИТЕТИНИН ЖАРЧЫСЫ , УДК: 821.512.161.
Aybike GÜZAY Kafkassam

Yorumlar