Erdoğan’ın Washington-Brunson-Ukrayna Oyunu

Япония и Южная Корея прекратили импорт нефти из Ирана.

TRAMP YENƏ DƏ “BİRİNCİ NÖVBƏDƏ AMERİKA” DEDİ

Rusya’dan Trump’ın BM kürsüsündeki konuşmasına ince espri

Türk Rus ve ABD Genelkurmay Başkanları İransız Suriye için anlaştı!

Gündem 9 Mart 2017
842

ABD’nin savaş çığlıklarıyla bunaltmaya çalıştığı komşu İran’ın, deyim yerindeyse Türkiye’nin ocağına düştüğünü, Türkiye’nin ABD’nin talepleri doğrultusunda İran’la ilişkilerini şekillendirmesinin, İran’ın felaketi olacağından, İran yönetiminin kısa vadede Türkiye’nin tarafsızlığını kazanması İran çıkarları açısından büyük önem arz ettiğini belirtmiştim. İran’ın bu olası tarafsızlığı ve göreceli dostluğu sadece ucuz doğalgaz ve petrol satışıyla rutine bağlamasının daha pragmatik bir ifadeyle satın almasının mümkün olmayacağını, Türkiye’nin diğer doğalgaz ve petrol üreticisi ülkelerle ilişkilerinin, İran’ın bu sektördeki sözde pozitif ayrımcılığını anlamsızlaştırdığından daha farklı diyalog konuları bulmasını gerektiğini, İran’ın eğer Türkiye’yi kazanmak istiyorsa, Suriye ve Irak politikalarını değiştirmek zorunda olduğunu, ivedilikle Suriye ve Irak’ta Türkiye’yi denklem dışı bırakan politikalarını terk etmesi gerektiğini yazmıştım.(Bkz. http://www.kafkassam.com/turkiye-vazgecil-e-mez-ulke.html ) Irak ve Suriye’deki gelişmelere bakıldığında İran’ın Türkiye’ye barış dalı uzattığına dair şimdilik bir emare gözükmüyor. Birkaç gün önce Türk, Rus ve ABD Genelkurmay Başkanlarının Antalya’da gerçekleştirdiği toplantıyla ilgili değerlendirmelere bakıldığında Türkiye ABD işbirliğiyle Rakka operasyonunun ön plana çıkarıldığı görülüyor. Doğruluk payı olmakla birlikte ben bu bilgi bombardımanının tıpkı Temel Dursun fıkrasındaki gibi şaşırtmaca olduğunu düşünüyorum. Temel Dursun’a, daldadır, sarıdır, öter; bil bakalım bu nedir? diye sorar. Dursun bildiği bütün kuş isimlerini sayar. “-Bilemedin” der Temel, kuş değil! Dursun kızar; “-bilemedim madem, sen söyle neymiş cevabı” dediğinde Temel gülerek “Hamsi” der. Dursun “- Temel, Allah aşkına söyle, hamsinin dalda işi ne? Temel cevap verir; ’”- dala ben koydum”, “- ula Temel hamsi sarı olur mu?” “- -Boyadım onu?”, “- Hadi, bağladın, boyadın, inandık da, hamsi öter mi ? “-Temel cevap verir “-O da şaşırtmacası!” Benimde demek istediğim, Menbiç, Rakka bunların hepsi şaşırtmaca. Asıl gerçek bambaşka!
Neden mi? Eylül 2016’da ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Obama yönetiminin Suriye’de Kürt grupları silahlandırmayı düşündüğünü söylemiş, Suriye Demokratik Güçleri’ni içinde “Onlar sahadaki en etkili partnerimiz” demişti.. Kürtleri desteklemek ve Türk hükümetinin Kürtlere dönük kararlı muhalefeti arasındaki dengeyi yönetmenin “çok zor” olduğunu belirten Dunford, Türkiye’nin Kürtleri uzun vadede bir siyasi tehdit olarak gördüğünü özellikle vurgulamıştı. (Bkz. http://www.kafkassam.com/amerikanin-kurtleri-turk-ordusuyla-savasir-mi.html ) ABDli ve Türk yetkililerin açıklamalarına bakılırsa o günden beri bakış açılarında değişen bir şey yok? Aynı tas aynı hamam. Madem durum budur o halde neden kamuoyunda Menbiç ve Rakka beklentili haberler ağır basıyor? Tam anlamıyla ‘uyandırmayın kerizi bulandırmayın denizi’ bir oldubitti söz konusu.

Antalya toplantısı öncesinde ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford ile Rusya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Valeriy Gerasimov Bakü’de bir araya gelmişti. Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre görüşmede, iki ülke ilişkilerinin durumu, Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki uluslararası güvenlik konuları müzakere edilmiş, dünyadaki gerginliklerin azaltılması için birlikte çalışma konusunda mutabık kalırken, görüşmede askeri faaliyetlerde güvenliğin artırılması, çatışma risklerinin azaltılması için ortak çalışmaların yöntemleri belirlenmiş, temaslarının devam ettirilmesi yönünde mutabık kalınmıştı. Daha sonra ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, Bakü temaslarının ardından Türkiye’ye geçerek Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile görüşmüştü. (Bkz. http://aa.com.tr/tr/dunya/abd-ve-rusya-genelkurmay-baskanlari-gorustu/752153 ) Washington hattında PYD kaynaklı gerilim sürerken; ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar; 17 Aralıkta İncirlik’te görüştü ve Türkiye Rakka Harekatı ile seçenekleri içeren planlarını ABD tarafına iletilmişti. Görüşmesi sonrasında “PKK ile mücadele teyit edildi” açıklaması dikkat çekmiş, “başta PKK ve DEAŞ olmak üzere Suriye ve Irak’taki terör örgütleriyle mücadele” konusunda görüş birliği olduğu açıklanmıştı. (Bkz. http://www.amerikaninsesi.com/a/tsk-pkk-yla-mucadele-teyit-edildi/3729192.html )

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın daveti üzerine, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford ve Rusya Federasyonu Genelkurmay Başkanı Orgeneral Valery Gerasımov’un katılımıyla 07 Mart 2017 tarihinde Antalya’da üçlü bir toplantı düzenlendi. Toplantıda; taraflar başta Suriye’de faaliyet gösteren tüm terör örgütleriyle mücadelede gelinen son durum olmak üzere, Suriye ve Irak’taki bölgesel güvenlik sorunları hakkında görüş alışverişinde bulundu. Ayrıca önümüzdeki dönemde tüm terör örgütleri ile daha etkin mücadele edilebilmesi maksadıyla, üç ülke silahlı kuvvetleri arasındaki istenmeyen olayların önlenmesi kapsamında alınabilecek ilave tedbirler değerlendirildi. (Bkz. http://www.tsk.tr/BasinFaaliyetleri/BA_14 ) Bu bilgiler TSK resmi sitesinde yer alıyor. ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) resmi internet sitesinde Rusya, Türkiye ve ABD Genelkurmay Başkanları’nın Antalya’da düzenlediği toplantıya dair yayımlanan haberde, Genelkurmay başkanlarının Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeleri değerlendirmek üzere bir araya geldiği, üç ülke yetkililerinin, Irak ve Suriye’de IŞİD’e karşı başarı elde etmede ortak iletişimin önemine dikkat çektikleri, özellikle Menbiç ve El Bab yakınlarındaki operasyonların yoğunlaşmasıyla, farklı cephelerin ve tarafların olduğu kalabalık bir savaş meydanının ortaya çıktığı belirtildi. (Bkz. http://www.aljazeera.com.tr/haber/antalyada-suriye-ve-irak-zirvesi )

Rusya Savunma Bakanlığından, Antalya’da gerçekleştirilen üçlü toplantının içeriği hakkında yapılan açıklamada, Suriye’deki terörist gruplarla mücadelede nasıl bir durum içerisinde bulunulduğu ve gelecekte tüm terörist gruplarla nasıl daha etkili bir biçimde mücadele edilebileceği tartışıldı” denildi. “Tüm taraflar, (Suriye’deki) operasyonlar sırasında istenmeyen olayların engellenmesi için ek önlemler almanın öneminin altını çizdi” ifadelerinin yer aldığı açıklamaya göre, üçlü toplantıda, Suriye ve Irak’taki bölgesel güvenlik meseleleri hakkında da fikir alışverişinde bulunuldu. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201703081027541926-rusya-savunma-bakanligindan-gerasimov-akar-dunford-gorusmesine-dair-aciklama/ )

Görüldüğü gibi TSK, Pentagon ve Rusya’dan yapılan açıklamaların ortak paydası mevcut. Türkiye, Rusya ve ABD, Suriye’de birlikte hareket etme kararı alıyor. IŞİD’in tasfiyesi ve Suriye’nin kuzeyindeki Kürt yapılanması gündemde. Bu toplantı gösteriyor ki; Menbiç’te ABD askeriyle çatışma riskiyle karşılaşan Türkiye, sorunu aşmak için askeri anlamda ABD ve Rusya ile görüşmek durumunda kaldı. Nitekim Antalya’daki toplantıyla El Bab ve Menbiç bölgelerinde çatışmaları önlemek için adı geçen üç ülke askeri inisiyatif üstlendi. Belki de durumu en net şekilde ifade eden Rusya Savunma Bakanlığı’nın eski yöneticilerinden Korgeneral Yevgeniy Bujinskiy’in bir Rus ajansına yaptığı açıklama oldu. Yevgeniy Bujinskiy Rusya, Türkiye ve ABD genelkurmay başkanlarının, Suriye’de ortak askeri operasyon düzenlemeyi konuştuklarını, üç genelkurmay başkanının, hava saldırılarının koordine edilmesinin yanı sıra ortak operasyonları da ele aldıklarını, zira IŞİD’e karşı savaşan ülkelerin eylemlerinin koordine edilmiyor olmasının Suriye’deki ana problemlerden biri olduğunu, tarafların ortak operasyonlar konusunda anlaştıklarını bu görüşmeyle geniş çaplı operasyonlar olmasa bile, ileriye doğru atılmış bir adım atıldığını gündeme taşıdı. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201703071027521353-antalya-turkiye-rusya-abd-genelkurmay-baskanlari/ )

Bununla birlikte ABD ve Rusya’nın, Türk askerinin Münbiç’e girmesine sıcak bakmadıkları bir gerçek. Suriye’nin Rakka kentinin DEAŞ’tan temizlenmesine yönelik harekâtta İncirlik Üssü aktif rol oynayacak. Türkiye operasyona lojistik ve taktik destek verecek. Türk askeri Rakka’ya yönelik kara harekâtında yüksek olasılıkla yer almayacak. Son bir hafta içerisinde Münbiç’in doğusunda ABD, batısında Rusya bayrak gösterdi. Moskova yönetimi, PYD/YPG’nin Münbiç’i rejim güçlerine terk edeceğini açıklarken, Esad’a bağlı askerler Münbiç’in batı bölgelerinde nöbet tutmaya başladı. Orgeneral Dunford’ın bu görüşmenin ardından gizlice Suriye’ye geçerek Fırat Kalkanı Harekâtı’na katılan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) yetkilileriyle bir araya geldiği ve ÖSO’nun imkân ve kabiliyetleri konusunda bilgilendirildiği belirtiliyor.
Bütün yazdıklarımı üst üste koyduğunuzda ilk soracağınız sorunun, “-İyi de Türk Rus ve ABD Genelkurmay Başkanları İransız Suriye için anlaştığı sonucuna nasıl vardınız?” olacağını biliyorum. O konuda fikir sahibi olmamı sağlayan Hintli Sih bir aileden doğma, adının anlamı küçük, ufak olan ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley’e müteşekkirim. Haley, Hintli göçmen bir ailenin kızı ve Amerikan Valisi olarak hizmet veren ikinci Asya kökenli Amerikalı. Gerçekten açıklaması son günlerde bölgemizde yaşana karmaşık olayların analiz edilmesini kolaylaştırıyor. ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Haley, İran ve bu ülkenin desteklediği Şii milislerin Suriye’den çıkarılması gerektiğini söyledi. ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Nikki Haley, ABD’nin Cenevre’deki görüşmeleri, Mistura’yı ve BM sürecini desteklediğini belirtti ve “Siyasi çözüm için görüşmeler devam etmeli. Suriye artık teröristlerin sığınacağı liman olmamalı. İran’ı Suriye’den çıkarmamız gerekiyor. Müttefiklerimizin sınırlarını da güvence altına alıyoruz, böylece kendilerini güvende hissedebilirler.” diye konuştu. (Bkz. http://eurasiadiary.com/tr/news/politics/116878-abd-irani-suriyeden-cikarmak-istiyor )

Bu açıklamanın Antalya’da gerçekleştirilen zirve sonrası gelmesi, önemli. İransız bir Suriye’nin Esatsız bir Suriye olamayacağı biliyoruz. İransız bir Suriye için Esat’ın ikna edilmesi Rusya’ya kalmış. Suriye’nin uzun zamandır Lübnan’da kendisini devre dışı bırakan İran politikalarından rahatsızlığı biliniyor. Suriye’nin Rusya müttefikliğini İranla işbirliğine tercih edeceği ortada. Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonundaki başarısı, Suriye ve Irak’taki kapıları açmıştır. Bundan sonra İran’ın Türbe Muhafızları (!) Suriye ve Irak’ta eskisi gibi ellerini kollarını sallayarak dolaşamayacaktır!

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@ oc32oc39
[email protected]

Yorumlar