DOĞU AKDENİZDE YÜKSELEN İKTİDAR ÇATIŞMALARI

“4 Gün Savaşı” ve Bölgesel Dengeler

Atəşkəsi kim və niyə pozur?

Hazar’ın statüsü enerji denklemini değiştirir mi?

Türk Modeli’nin kendisine has en önemli özelliği

Gündem 22 Mart 2020
246

1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılması, bunun akabinde bölgede ortaya çıkan gelişmeler ve özellikle de yeni politik oluşumlar, dünya kamuoyu için önemli bir yer tutmuştu; bu önem bugün de devam etmektedir.

Türkiye’de uygulanan ve adına “Türk Modeli” denilen siyasal sistemin Kafkasya ve Orta Asya’daki Türk kökenli devletler olan Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan ve Kırgızistan’da 1991 den sonraki dönemde uygulanmaya geçiş aşaması oldukça önemlidir.

Orta Asya’daki Türk kökenli devletlerin Sovyet zincirlerini kırması ve bağımsızlıklarını ilan etmesinden sonra Türk modeline geçiş yapılması sancılı bir çeyrek asır almıştır. Sovyet Komünizm’den Türk modeline geçiş sürecinde halkların ana okullarından, eğitim sistemine, kültürel işleyişlerden, ekonomiye, bir çok konuda yeniden uyanış için çaba gösterilmiştir.

Türk Modeli’nin kendisine has en önemli özelliklerinden birisi devlet ve din işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Laiklik, demokrasi ve politik İslam’ın uyumu; Osmanlı İmparatorluğundan devralınan köklü devlet anlayışına halkın duyduğu güven, Türklerin eşsiz tarihinden almış olduğu kültür anlayışıdır.

1991 yılındaki tarihi dönüşümün ardından, Sovyetler Birliği’nde önemli görevlerde bulunan ve sonraki aşamada adı geçen ülkelerde Cumhurbaşkanlığı gibi önemli görevleri üstlenen siyaset dünyasının güçlü politikacıları “Türk Modeli’ni” benimsemeyi ve uygulamayı başarabilmiştir.

2011 yılında diktatörlerini devirerek yeni politik ve ekonomik sistemler inşa etmeye çalışan Arap ülkelerine ilham alınması için örnek model olarak “Türk Modeli” öne sürülmüştür. ama bu model Tunus, Mısır, Libya, Yemen gibi ülkeler için ancak kısmen uygulanabilir. çünkü modelin başarısı Türk devletlerinin laik-demokratik çerçevesini kabul etmesinde yatmaktadır.

İslamcıların İslami ve demokratik ilkelerle ahenk içinde yeni kurumsal yapılar ortaya çıkarmaları aynı başarıyı veremeyecektir. Orta Asya’daki Türk kökenli devletlerin sancılı bir çeyrek asır’a mâl olmuş modelin Araplarda çökeceği çok açık ortadadır.

Zarema Memetova

Yorumlar