Turan Rzayev: Azerbaycan’ın Gazze Kararı: Barış Gücü Operasyonlarına Katılmayacak
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 5 Ocak’ta yerel televizyon kanallarına bir mülakat verdi. Devlet başkanının mülakatında dikkat çeken noktalardan biri de ülkemizin Gazze ve bir süredir gündemde olan uluslararası barış misyonuyla ilgili tutumuydu. Cumhurbaşkanı, açık bir şekilde Azerbaycan’ın Gazze’deki uluslararası barış misyonuna katılmayacağını ilan etti.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, BM Güvenlik Konseyi’nin Gazze’de Uluslararası İstikrar Gücü yerleştirilmesiyle ilgili kararı kabul etmesi bölge için olumlu bir gelişmedir. Azerbaycan da bunu destekleyen ülkeler arasındadır. Zira durum öyle bir noktaya gelmiştir ki, Gazze krizinin kendi akışına bırakılması artık mümkün değildir.
Ülke lideri konuyla ilgili olarak, “Bize bu yönde müracaatlar ulaştı. Tabii, bununla ilgili karar vermeden önce operasyonların mandatının (yetki alanının) ne olacağını ve ne tür operasyonlar yapılabileceğini açıkça anlamalıyız,” ifadelerini kullandı. Aslında bu misyona; çoğunlukla Müslüman olan, bölgeyle bağları bulunan ve ABD’nin koordinatörlüğünde görüşmelere katılan ülkelerin dahil olması bekleniyordu. Bu bağlamda bir süredir Endonezya, Azerbaycan ve Pakistan’ın isimleri zikrediliyordu.
Azerbaycan’ın İsim Geçmesine Rağmen Sessiz Kalışı
Azerbaycan’ın ismi Gazze’ye asker gönderecek ülkeler arasında geçse de Bakü bu konuda resmi bir açıklama yapmamıştı. Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarından sonra, Azerbaycan’ın bu misyonda yer almaya ilgi göstermediği kesinleşmiş oldu.
Aslında bu yaklaşım beklenen bir durumdu. Genel olarak Bakü’nün, mevcut aşamada ağır askeri operasyonlara veya Hamas’ın silahsızlandırılması gibi yüksek riskli görevlere dahil olmak istememesi hem net hem de anlaşılabilir bir durumdur. Her şeyden önce, Cumhurbaşkanı’nın da belirttiği gibi, ülkemiz Birinci ve İkinci Karabağ savaşlarında büyük kayıplar vermiştir. Bu nedenle herhangi bir uluslararası operasyonda vatandaşlarının hayatını riske atma niyeti bulunmamaktadır:
“Azerbaycan’ın her bir vatandaşı bizim için kıymetlidir. Biz birileri uğruna Azerbaycanlıların hayatını ve sağlığını riske atmak niyetinde değiliz,” diyerek devlet başkanı konunun altını çizdi.
Tecrübe Var Ancak Şartlar Belirsiz
Elbette bu durum, Azerbaycan’ın barış gücü faaliyetlerinden tamamen vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Aksine Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, mülakat sırasında ülkemizin barış gücü operasyonlarında zengin bir tecrübeye sahip olduğunu hatırlattı:
“Bizim Irak’ta, ondan önce hem Kosova’da hem de Afganistan’da barış gücü operasyonlarına katılma tecrübemiz var; dolayısıyla bu tür faaliyetlerin yapısını çok iyi biliyoruz,” dedi.
Bu sözler, Azerbaycan’ın operasyonların yapısını, koordinasyonunu ve kaynak ihtiyaçlarını iyi bildiğini; ancak sadece şartların tam olarak netleştiği ve risk katsayısının minimum olduğu durumlarda yer almaya sıcak bakacağını açıkça gösteriyor.
Cumhurbaşkanı’nın fikirlerinden anlaşıldığı üzere Azerbaycan, askeri ve diplomatik konularda denge politikasını korumaktadır. Filistin’e olan destek ve İslam İşbirliği Teşkilatı çerçevesindeki katılım bağlamında insani prensipler ön planda tutulmaktadır. Diğer taraftan, “Arap olmayan Müslüman ülkeler lokomotifin önünde koşmamalıdır” mesajı verilmektedir. Böylece Azerbaycan, bölgesel sorunlarda harekete geçmeden önce pozisyonunu dikkatle belirlediğini ortaya koymaktadır.


Yorum gönder