Turan Rzayev: Azerbaycan’dan Zengezur açıklaması
Azerbaycan’dan Zengezur açıklaması: ABD’nin askeri şirket modeli Bakü’nün çıkarlarına uygun değil
Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın Yardımcısı – Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev, Almanya’nın “Berliner Zeitung” gazetesine verdiği röportajda, bir ABD şirketinin Zengezur koridoru projesinde yer alacağına ilişkin iddiaları değerlendirdi. Hacıyev, bu meselenin Ermenistan’ın kararına bağlı olduğunu belirtti.
“Eğer ABD şirketleriyle çalışıyorlarsa, bu onların tercihidir. Biz ise üzerimize düşeni yapıyoruz: Gürcistan, İran ve Rusya ile ulaşım bağlantılarımızı güçlendiriyoruz. Bu projeler tüm bölgeye fayda sağlayacak. Eğer Ermenistan isterse, Transkafkasya koridoru üzerinde birlikte çalışmaya hazırız,” dedi.
Hacıyev’in bu sözleri, Bakü’nün doğrudan Erivan’a, dolaylı olarak ise Washington’a verdiği bir cevap olarak değerlendirilebilir. Bilindiği üzere kısa süre önce İspanya’nın “Periodista Digital” yayın organında çıkan tartışmalı bir makalede, Ermenistan hükümetinin Azerbaycan’ı Nahçıvan’a bağlayacak Zengezur koridorunun kontrolünü ABD’ye devretmeye razı olduğu öne sürülmüştü. Haberde, bu kapsamda bir mutabakat zaptının imzalandığı ve bu belgenin, Ermenistan’ın Sünik (Zengezur) bölgesinden geçecek 42 kilometrelik bir ulaşım hattının oluşturulmasını öngördüğü bildirildi. Güzergâha geçici olarak “Trump Köprüsü” adı verildiği de yazıldı.
En dikkat çekici iddia ise koridorun özel bir Amerikan şirketi tarafından yönetileceği yönünde oldu. Burada düzenli bir ordudan değil, yaklaşık 1000 kişilik özel askeri şirket mensuplarından oluşan bir güvenlik gücünden söz ediliyor. Bu güç koridorun güvenliğini sağlayacak ve elde edilen gelirin yalnızca %30’u Erivan’a kalacak.
Yayına göre mutabakat zaptı Ermenistan, Azerbaycan ve ABD tarafından onaylandı. Ancak Hikmet Hacıyev’in açıklamaları, ortada onaylanmış bir belge olmadığını ortaya koyuyor. İhtimal dahilindedir ki, Washington taraflara bu yönde bir öneri sunmuş ve bazı baskılar da uygulamıştır. Fakat tüm bu gelişmelere rağmen, Erivan’dan farklı olarak Bakü’nün bu teklifi kabul etmesi beklenmiyor.
Azerbaycan’ın Zengezur koridoru konusundaki politikası pragmatik ve çok yönlü bir karakter taşıyor. Bakü, bölgesel ekonomik entegrasyonu teşvik ediyor, aynı zamanda güvenlik risklerini önceden görerek temkinli adımlar atıyor. ABD ile Ermenistan arasında imzalandığı iddia edilen mutabakat zaptının detayları resmi olarak doğrulanmamış olsa da, bu tür bir yaklaşım Azerbaycan’ın çıkarlarıyla örtüşmüyor. Özellikle de 1000 kişilik özel bir askeri gücün koridora yerleştirilmesi konusu…
ABD’nin projeye askeri bir boyut eklemesi ve bölgede güç dengelerini değiştirmeye çalışması, Azerbaycan için kabul edilebilir bir durum değil. Eğer Bakü, koridorun kontrolünü başka bir ülkeye vermek isteseydi, bu konuda Rusya ile iş birliğini sürdürürdü. Bu açıdan bakıldığında, Hikmet Hacıyev’in açıklamaları, Azerbaycan’ın ABD teklifine doğrudan “hayır” demeden, temkinli ve mesafeli bir yaklaşım sergilediğini gösteriyor.
Azerbaycan tarafı açık şekilde belirtmektedir ki, Ermenistan’ın koridorda kiminle çalışmak istediği kendi tercihidir. Bakü ise enerji ve ulaşım politikasını egemenlik ilkesi temelinde yürütmektedir.
Bakü’nün alternatif güzergâhlar üzerinde çalışması, hem siyasi esnekliğini korumasına hem de Erivan ile yürütülen müzakerelerde baskı gücünü artırmasına yardımcı oluyor. Hacıyev’in, “Gürcistan, İran ve Rusya ile ulaşım bağlantılarımızı güçlendiriyoruz. Bu projeler tüm bölgeye fayda sağlayacak. Eğer Ermenistan isterse, Transkafkasya koridoru üzerinde birlikte çalışmaya hazırız,” sözleri bunu açıkça ortaya koyuyor.
Hacıyev’in açıklamasında İran ve Gürcistan’a özel vurgu yapması tesadüf değildir. Azerbaycan, Zengezur koridoruna alternatif hatları özellikle bu iki ülke üzerinden geliştiriyor. İran üzerinden Nahçıvan ile kara bağlantısının güçlendirilmesi ve Gürcistan üzerinden Avrupa pazarlarına erişim imkanı, Azerbaycan’ın manevra alanını genişletiyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı, 2023 yılında “Politico” gazetesine verdiği röportajda da aynı düşünceyi ifade etmişti: “Taraflar Zengezur koridorunun açılması konusunda anlaşamayınca, bu proje bizim için cazibesini yitirdi. Biz bu projeyi İran ile gerçekleştirebiliriz. Mesele hâlâ masada, ancak Ermenistan tarafı bu konuda gerçekten istekli olduğunu göstermek zorunda.”
Bakü ayrıca biliyor ki, İran ABD’nin bölgedeki askeri varlığına sert tepki gösterecektir. Bu nedenle “topu” Erivan’a atarak bir kez daha alternatif güzergâhlara öncelik verdiği mesajını iletiyor. Böylece İran ve Rusya’nın olası tepkilerine karşı da kendini güvence altına alıyor.
Sonuç olarak, Hikmet Hacıyev’in açıklamaları Bakü için temel meselelerin egemenliğe saygı, bölgesel iş birliği ve uzun vadeli istikrar olduğunu ortaya koyuyor. ABD-Ermenistan mutabakatı olsun ya da olmasın, Azerbaycan kendi yolunu seçmiştir. Zengezur koridorunun herhangi bir yabancı ülke ya da uluslararası şirkete devredilmesi fikrine ise sıcak bakılmamaktadır. Hatta böyle koşullarla koridorun açılması gündemden düşebilir ve süreç arka plana atılabilir.
Turan Rzayev


Yorum gönder