Turan Rzayev: Aliyev-Trump Görüşmesi: Davos’ta Stratejik Zirve
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 22 Ocak 2026’da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. Davos’ta böyle bir görüşmenin gerçekleşmesi beklenen bir gelişmeydi.
Mesele şu ki, Azerbaycan ile ABD arasında gözle görülür bir yakınlaşma söz konusu. En önemlisi ise Washington’un, bazı bölgesel ve küresel çıkarlarında Bakü’yü güvenilir bir ortak olarak görmesidir. Her şeyden önce bu görüşme, Güney Kafkasya’da barışın kalıcılığının sağlanması ve Azerbaycan’ın uluslararası prestijinin artırılması bakımından stratejik bir önem taşıyor. Trump’ın görüşme sırasında, geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Washington’da varılan anlaşmaları vurgulaması da tesadüf değildir.
Washington görüşmesinin ve orada varılan mutabakatların, Güney Kafkasya’nın güvenliği ve Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinin çözümünde önemli bir dönüm noktası olduğu artık bir sır değil. Barış anlaşmasının paraflanması ve TRIPP (Zengezur Koridoru – Trump Route for International Peace and Prosperity) projesi gibi bölgesel altyapı girişimlerine dair uzlaşı sağlanması tarihi olaylardı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı da bölgedeki barışın artık sadece siyasi değil, ekonomik etkilerle de kendisini gösterdiğini belirtti. Azerbaycan’ın Ermenistan ile petrol ürünleri ihracatı ve tahıl taşımacılığı gibi somut ticari ilişkiler kurmaya başlaması, barışın pratik sonuçlarına işaret etmektedir. Bu durum aynı zamanda Zengezur Koridoru’nun ne kadar stratejik olduğunu kanıtlamaktadır.
Tüm bu gelişmeler, Donald Trump’ın hem kişisel kariyerine hem de ABD’nin dış politikasına önemli kazanımlar sağladı. Özellikle Azerbaycan’ın barışa olan eğilimi, galip taraf olmasına rağmen yapıcı ve pragmatik tutumundan uzaklaşmaması, Trump’ın gözünde Bakü’yü makbul bir ortak kılmaktadır. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in sergilediği bu duruş, Beyaz Saray lideri ile olan kişisel ilişkiler çerçevesinde de özel bir öneme sahiptir.
Görüşme sırasında Sülh Şurası’nın (Barış Konseyi) öneminin vurgulanması ve Azerbaycan’ın bu kuruma “kurucu üye” olarak davet edilmesi hem prestij hem de strateji açısından kritiktir. Azerbaycan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’nin yeniden inşası ve yönetilmesi amacıyla tesis ettiği Barış Konseyi’ne kurucu üye olma teklifini kabul etmiştir. Bakü için asıl önemli olan sürecin mahiyetidir. Azerbaycan bu girişimi askeri veya blok karakterli bir yapı olarak değil; doğrudan Gazze’nin ihyasına yönelik bir mekanizma olarak değerlendirerek kabul etmiştir. Ancak Bakü, aynı zamanda Washington ile stratejik ortaklığın derinleşmesinde de kararlıdır.
Liderlerin ikili ilişkilerin geleceğine dair fikir alışverişinde bulunması, karşılıklı ziyaretlerin ve diplomatik temasların sürekliliğinin vurgulanması, Washington’un da Bakü ile iş birliğini sürdürme niyetinde olduğunu göstermektedir.
Genel olarak bu görüşme, Azerbaycan’ın uluslararası sahnedeki statüsünü yükseltmekle kalmıyor; bölgedeki barış süreçlerinin daha dayanıklı ve kurumsal temeller üzerinde yürütülmesi için uygun koşullar yaratıyor. Bu durum, ABD ile stratejik ortaklık kapsamındaki gelecek projelerin ve girişimlerin hayata geçirilmesi için de güçlü bir zemin hazırlamaktadır.



Yorum gönder