SƏRKİSYANIN İSTEFASINDAN KEÇƏN 1 İLDƏ YENİ DETAL NƏDİR?

Rusya’nın yıldız oyuncusu: Türkler dünyanın en iyi taraftarları!

AB KARŞITI İKEN AVRUPA PARLAMENTOSU İÇİN YARIŞMAK

Ukrayna’da, Poroşenko devlet başkanlığı koltuğunu kaybetti

Terör Örgütü PKK’nın İşkence Teknikleri

Türkiye 10 Şubat 2016
755

Terör Örgütü PKK’nın İşkence Teknikleri
Çözüm sürecinde Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin büyük bir kısmında etkinlik alanını genişleten PKK, aynı zamanda insanlar üzerinde korku temelli bir nüfuz kurdu. Özellikle güvenlik güçlerinin kışlalardan ve karakollardan çıkmaması emri üzerine PKK, mahkeme, kolluk kuvveti, istihbarat teşkilatı gibi kurduğu birçok unsur ile ileri dönük hayata geçirmeye planladığı Kürdistan’ın iskeletini oluşturmaya başladı. Bu süreçte PKK, kurduğu sisteme karşı çıkan, muhalefet eden veya devletin yanında bulunan insanlara nüfuzunu kabul ettirebilmek için gerekli gördüğünde yüz yüze görüşmeyle ya da tehdit etme, adam kaçırma, şiddet uygulama ve hatta adam öldürme gibi yöntemleri tercih etmekteydi. Bu ikna yöntemleri çeşitlilik göstermesine rağmen aslında DAEŞ’in bugün Irak ve Suriye’de nüfuzunu kabul ettirmek istediği insanlara uyguladığı politikalar ve katliamlarla benzerlik taşımaktadır.
PKK’nın halk üzerinde kurduğu nüfuzu kabul ettirmek ve aldığı kararları benimsetebilmek için ilk önce bu kişileri kurduğu mahkemenin karşısına çıkarmaktadır. Terör örgütü PKK’nın kurduğu mahkeme karşısına çıkan birey ya da bireyler bu süreçte mahkemeye olan bağlılıklarının bir göstergesi olarak ve PKK’nın iyi niyetini kazanabilmek için belirli bir miktarda maddi destekte bulunmaktadır. PKK, bu desteği “resmi evrak, makbuz ve mühürlerler” kayıt altına almaktadır. Ancak PKK’nın mahkeme çağrısına cevap vermeyen veya mahkeme tarafından açıklanan kararı kabul etmeyen kişiler kaçırılmaktadır. Kaçırılma sürecinde esirden emirlere uyulması istenmektedir. Kaçırılan kişi bu isteği reddince bu sefer işkence yöntemi devreye sokulmaktadır. Aşağıda bahsedeceğim işkence yöntemleri PKK tarafından kaçırılan iki kişinin söylediklerine dayanmaktadır. Bu kişiler işkence sonrası bulundukları toplumdan göç etmeyi tercih etmişlerdir.
PKK tarafından kaçırılan ilk şahıs, silah zoruyla kaçırıldığı zaman başında bir çuvalla saatlerce süren yolculuktan sonra bir gece aç ve susuz bırakıldı. Sabah güneş doğmadan önce zorla içirilen çok tuzlu bir içecek sonrası bulundukları yerde bir ağaca sıkıca bağlanıp güneş altında susuzluğa terk edildi. Güneş yükseldikçe susuzluk dayanılmaz bir hal almaktaydı. Ayrıca arada bir içirilen yeni tuzlu içecekler bu işkencenin dozunu arttırmaktaydı. Artık kişinin dayanma süresine göre PKK, bu işkenceyi devam ettirmektedir.
PKK tarafından kaçırılan ikinci kişi ise ilk kişiden farklı olarak tuzla değil şekerle terbiye edilmeye çalışıldı. Kaçırılan ikinci kişi kaçırıldığı zaman ilk esir gibi bir gece aç ve susuz bırakıldı. Daha sonra sabahın ilk ışıklarıyla beraber üstüne pekmez döküldü. Dökülen pekmezle birlikte arı kovanlarına yakın bir yerine konarak tozun ve toprağın içinde böceklerin hücumuna uğraması amaçlanırdı. Bir süre sonra arıların ve böceklerin hücumuna uğrayan esir için bu canlıların varlığı dayanılmaz bir hal almaktadır. Ayrıca gün içinde güneşin etkisi ve böcekler nedeniyle esirin bütün vücudunu kaplayan bir kaşıntı başlamaktadır. Esir istekleri kabul edinceye kadar bu durum devam etmektedir.
Yukarıda anlatılan işkence yöntemler psikolojik olarak dayanma sınırını bitirirken aynı zamanda esirlere şiddette uygulanmaktadır. Esirlerin dövülmesi, sürekli hakaret uğraması ve hain olarak itham edilmeleri emirlerin kabul edilme süresini minimuma indirmek içindir. PKK’nın emirlerinin kabul eden yukarıdaki iki kişi daha sonra evlerine bırakılmıştır. Eğer emirleri kabul etmeselerdi sonlarının ne olacağını sorduğumda ise hiç düşünmeden infaz edileceklerini dile getirdiler. Gördükleri işkenceler ve baskılar sonrası psikoloji sorunlar yaşayan bu insanlar kişiler bir süre mal varlıklarını satarak bulundukları bölgeden göç etmişlerdir. Bu noktadan anlaşılacağı üzere PKK’nın asıl amacı bölgedeki hegemonyasını güçlendirmek ve muhaliflerini bertaraf etmektir. Ancak bölgeden Türk toprağı olarak bahsedilmesi için sadece yatırım yapmak, memur atamak veya seçimleri kazanmaktan ziyade bölgede devletin parçalanmasını istemeyen vatandaşların desteklenmesi ve bu düşüncede, inançta olan nesillerin yetiştirilmesiyle mümkündür ve anlam kazanır.
Emrah Kaya/kafkassam

Yorumlar