Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Putin Merkel görüşmesi

Terör Bir Toplumu Nasıl Yozlaştırır ve Böler? Onarım Mümkün müdür?

Gündem 28 Nisan 2016
440

Terör Bir Toplumu Nasıl Yozlaştırır ve Böler? Onarım Mümkün müdür?
emrah kayaYıl 1974..

Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs’ta Türklere uygulanan baskının ve bu insanları yok edilerek adanın Rumlar tarafından Yunanistan’a bağlanmasının önüne geçmek için AB, ABD ve Sovyetlere rağmen Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlatmıştır. Bu harekat öncesinde ve harekat sürecinde Türkiye’nin birçok bölgesinde eylemler yapılmaktaydı. Örnek olarak 1964’te Diyarbakır’da bir Kıbrıs Mitingi yapılmıştı. 1974 yılında ise Diyarbakır’da halk sokaklara dökülmüş, yekvücut olmuş ve konvoylar oluşturmuşlardı. Her yere Türk bayrağı asılmış, sokaklara Kıbrıs Harekatı ile alakalı isimler verilmeye başlanmıştı. Türkiye harekatı başlattığı günün ertesi günü ise Diyarbakır’ın Lice ilçesinde çoğu köylü olan halk askerlik şubesinin önünde toplanmaya başladı. Bu duruma alışık olmayan dönemin şube komutanı halkın toplanma nedenini anlamak için dışarı çıktı.

Halka yaklaşan komutan, devlet ciddiyetinden ödün vermeyerek sorunun ne olduğunu sordu. Ancak kalabalığın büyük bir kısmı Türkçe bilmiyordu ve genel olarak Kürtçe-Arapça konuşulmaktaydı. Sorduğu soruya cevap alamaması üzerine durumu anlayan komutan Türkçe bilenlerin yanına gelmesini istedi. Bir iki kişi halkı yara yara öne çıktı. Komutan, tekrardan sorunun ne olduğunu sorduğunda bir kişi “Ülkemiz savaşa girmiş, biz de Kıbrıs’taki kardeşlerimiz için askere alınmak istiyoruz!” diye bağırdı. Halk bu konuşmayı anlamasa da konuşmacının heyecanını kapılarak bir alkış tufanı koptu. Komutan hiç olmadığı kadar gururlanmıştı. Halka samimiyet ile gülümseyerek devletin bütün önlemleri aldığını, içlerinin rahat olmasını söyledi ve halkı yatıştırmaya çalıştı. Komutanın sözüne güvenen halk bir miting havasında bölgeyi terk etti.

Aradan 5 yıl geçti. Türkiye yeni bir terör sınavına tabi olacaktı ve terör örgütü PKK kuruldu. 1994’e gelindiğinde ise PKK terör örgütü bir tuğgenerali Lice’de şehit etti ve Diyarbakır Kürdistan’ın başkenti olarak anılmaya başlandı. Yıllar boyunca bölgede cirit atan yabancı ajanlar, Kürt olmamasına rağmen Kürt olduklarını dile getirenlerin yalan hikayeleri, İngiliz, Amerikan, İsrail seven muhafazakarlar ile Hitler seven ırkçılar ve ne yazık ki devletin bazı dönemlerde izlediği yanlış politikaların yanı sıra Kürtlerin hakkını savunduğunu dile getiren terör örgütleri bir toplumu bölmek için önemli bir yol kaydetmişti.

Daha düne kadar ülkesi için gönüllü asker olmak isteyen Licelilerden, terörün hüküm sürdüğü bir Lice yaratıldı. Bu noktada emperyalizm amacına yaklaşmıştır. Ancak Türk Milletinin üzerinde yaratılan bu tahribat onarılmaz değildir. Emperyalizm Türk Milletini bölüm etnik kökende bir Türk-Kürt savaşı çıkaramayacaktır. Çanakkale’de, Kuvay-i Milliye’de, Kıbrıs’ta nasıl bir millet olmayı başardıysak bunu tahribatı ortadan kaldırmamız ve tekrardan yekvücut olmamız mümkündür.

Amerika Araştırmaları ve Terör Uzmanı Emrah Kaya/ Kafkassam
Facebook- Twitter: @emrhky0407

Yorumlar