Türkiye-İran -Rusya üçlü zirve bahar havası mı

Trump Azil sürecine nasıl geldi

Rusya: Türkiye ile yeni bir parti S-400 sevkiyatını görüşüyoruz

Petrol krizi Afrika’da açlık tehdidine yol açıyor

Tek Kutuplu Atlantik Dünya Düzeni ‘nin yerini Çok Kutuplu Asya Düzenine mi bırakıyor

Gündem 22 Mart 2020
98

Tek Kutuplu Atlantik Dünya Düzeni ‘nin yerini Çok Kutuplu Asya Düzenine bırakmaya başladığı günden itibaren güç kaybenler acaba bir şeyler mi yapıyor?
Bilindiği üzere Amerikan Bildirgesi, Fransız Ihtilali sürecini tetikleyerek hızlandırdı!
Fransız İhtilali ise İmparatorluklar’da devrimler yaşanmasını tetikledi.
İmparatorluklardaki devrimlerin ardından ulus devletler ortaya çıktı.
Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yaşandı. Bankerler savaşlarda yapmış oldukları manipülasyonlar ile ciddi bir sermaye birikimine sahip oldular.
ABD tarihinde kaç ABD Başkanına suikast düzenlendiğini yine bunun yanında kaç ABD başkanınım azil edilmek istendiģini biliyor musunuz?
ABD başkanı Roosvelt Japonya’ya atom bombası atmak istemedi vb… O da suikaste uğradı. Kurtuldu. Lakin görevde iken ansızın hayatını kaybetti.
Ardından göreve başkan yardımcısı olarak görev yapan Turman getirildi. Rosvelt’in imzalamadığı Japonya’ya atom bombaları atma başta olmak üzere tarihi bir çok belgeye imza attı. Örneğin CİA, Birleşmiş Milletler ve NATO onun döneminde onun imzası ile kuruldu. Tesadüf mü?
1946’da İki Kutuplu Dünya Düzeni oluştu. İki Kutuplu Dünya Düzeni Soğuk Savaşın sona eemesi ile 1990’da Tek Kutuplu Atlantik Dünya Düzenine dönüştü! 2019 içerisinde de Tek Kutuplu Dünya Düzeni yerini Çok Kutuplu Asya Düzenine bırakmaya başladı…

Türkiye’nin, Rusya, Çin ve İran, başta olmak üzere Asya ülkeleri ile olan ilişkileri her geçen gün artarak ilerlemeye devam ediyor. Türkiye’nin adı geçen ülkelerle başta enerji ve teknoloji olmak üzere ekonomik, ticari vb. tüm alanlardaki yakın işbirliğini geliştirmeye başlamış olması sahip olduğu tüm potansiyelleri ileri taşımasına değişik seviyelerde katkılarda bulunmaktadır.
Tek Kutuplu Atlantik merkezli Batı sistemi yerini Çok Kutuplu Asya Pasifik temelli Doğu sistemine bırakmıştır. Dünyada yaşanmakta olan bu değişim birçok kendisini hissettirmektedir. Çin’in geliştirmekte olduğu OBOR projesi bunlardan bir tanesidir.
Çin’in toplam ekonomileri 21 trilyon dolar olan 69 ülkeyi ticari, endüstriyel ve sosyo-kültürel alanlarda buluşturacak “Tek Kuşak, Tek Yol” (One Belt, One Road-OBOR) projesi birçok ülke için olduğu gibi Türkiye açısından da son derece önemli bir projedir.
OBOR (One Belt One Road) Projesi, Çin’in merkezinde yer aldığı, Asya, Avrupa, Orta Doğu ve kısmen Afrika’yı da kapsayan, ulaşım ağları, telekomünikasyon ve enerji ağları ile uluslararası entegrasyonun hedeflendiği bir projedir.
Tarihi İpek Yolu’nun modern versiyonu olarak anılan orta koridor aksının en önemli ülkelerinden biri olan Türkiye, bölgenin ana damarı olan ‘Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı’ ile bu proje içerisinde yer almaktadır.
2025 yılında OBOR ticaret hacminin 2,5 trilyon dolar olması bekleniyor. OBOR girişimi şu an için dünya nüfusunun %65’ini, dünya GYSYH’nin %42’sini, mevcut enerji rezervlerinin %75’ini ve dünya kara yüzölçümünün ise %40’ını kadarını kapsamaktadır.
Dünya deniz ticaret yüklerinin yarısı bu suları kullanıyor. 2013 sonbaharından bu yana Çin, OBOR ülkelerine 50 milyar doların üzerinde yatırım yaptı.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İpek Yolu Ekonomik Kuşağının, 21. Yüzyıl Denizdeki İpek Yolunun ve Orta Koridor Girişiminin Uyumlaştırılmasına İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” TBMM onayından geçerek 08 Mart 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
OBOR kapsamında Orta Koridor ve Güney Koridor Türkiye üzerinden geçmektedir. Kuşak ve Yol Projesinin(One Belt, One Road-OBOR) Hazar geçişli orta koridorundan ilk Çin treni Xi’an kentinden yola çıkarak Kazakistan, Hazar Denizi, Azerbaycan, Gürcistan’ın ardından Anadolu’yu kat ederek İstanbul Boğazı’nın altından Avrupa’ya ulaşmıştır.
Yolculuğunu 18 günde tamamlayan ilk trenin ardından yapılacak iyileştirmelerle sürenin 13/14 güne kadar düşürülmesi planlanmaktadır. İki kıta, 10 ülke, iki denizi aşarak toplamda 11 bin 500 kilometreye yakın yol kat eden tren, 42 tıra eşdeğer elektronik ürün taşıyor.
Türkiye, OBOR içerisinde yapacağı yeni yatırımlarla lojistik gücüyle bölgesinde değeri her geçen gün aratacak şekilde transit bir merkez olma hedefiyle ilerlemeye devam ediyor.
Rusya-Türkiye arasında yıllık 40 milyon ton taşımacılık yapılıyor. Türkiye bu anlamda Rus demir yollarının RDZ Logistics şirketinin yüzde 51 hissesi kendisine ait olacak şekilde ortak bir şirket kurmak üzere ön anlaşma imzaladı.
Türkiye’nin önümüzdeki süreçte Kazak demir yolları şirketi KTZ Express ile de yeni bir iş birliği anlaşması imzalaması öngörülmektedir.
Türkiye coğrafi konumuna ek olarak güçlü bir altyapıyla Avrupa, Asya, ile Afrika ülkelerinden demiryolu ve denizyoluyla gelen yolların birleştiği ve yükün dağılımının yapıldığı, bu güzergahı kullanan tüm ülkeler için bir “Aktarma Merkezi/Hub” haline gelme potansiyeli taşımaktadır. Türkiye, bu fırsatı iyi değerlendirmelidir
Çin, Gürcistan’ın batısında bulunan Anaklia’ya büyük kapasiteye sahip bir derin deniz limanı yapmaktadır. Bu limana demiryolu ile gelerek, Karadeniz’den denizyolu ile devam ederek Avrupa pazarlarına ulaşmayı hedeflemekte, böylece ürün teslim süresini 10 güne kadar düşürmeyi hedeflemektedir.
Bu bağlamda OBOR’un güzergâh bakımından kara yanında deniz güzergâhını da içermekte olduğu göz ardı edilmemelidir. Bu bağlamda Türkiye’nin tren güzergâhı içerisinde yapmış olduğu anlaşmaları göz önünde bulundurarak deniz güzergâhı içerisinde de benzeri anlaşmalar yapmayı öncelikleri içerisine alarak buna uygun girişim ve hamlelerde bulunmalıdır.
Türkiye, Çandarlı Limanı veya başka bir Ege ya da Akdeniz limanının Çinlilerle işbirliği içerisinde işletimi için çeşitli girişimlerde bulunma konusunu ciddiyetle değerlendirmeli ve gerekli tüm girişimler ivedilikle yapılmalıdır.
Küresel ticaret dengelerini değiştirecek ‘Tek Kuşak Tek Yol’ projesi, Türkiye’yi Pekin’den Londra’ya uzanan koridorun en stratejik noktasına haline getirirken, ekonomiye olan katkısı da anlaşılan o ki her geçen gün artarak devam edecek gibi görünmektedir.

Çok Kutuplu Asya Düzeninin başladığı günlerde ne tesadüf Corona Virüsü salgını Çin’de başladı! İtalya’da çok etkili görünüyor! Tesadüfler zinciri…
Gökhan Güler
Kafkassam Kıbrıs

Yorumlar