Tahran – Moskova ilişkisinin geleceği

Rusya, Suriye’ye İskender füzelerini yerleştirdi Mi

Gürcistan’ın NATO’ya neden ihtiyacı var?

İmamoğlu var, amma çözüm yox” – İstanbul müəmması davam edir

Suriye’nin merkezinde ve doğusunda yaşanan çarpışmalarla ilgili düşüncelerimiz

Gündem 9 Ağustos 2017
157

Mayıs ayında Suriye Ordusu, terör örgütü IŞİD ile sahip olduğu tüm cephe hatlarında saldırıya geçti. Harekatta zırhlı araç ve insan kaybı fazla olduğu halde ele geçirilen bölgeler ve Deyr ez Zor’a giden yolda önemli mevkiler kazanılması kayıpların görmezden gelinmesini sağlıyor. Halep eyaletinden IŞİD’in çıkartılması, Rakka güneyindeki ve Palmira batısındaki rafinerilerin harap halde olsalar da ele geçirilmeleri mühim başarılardı.
Harekat başladığı sıralarda IŞİD birkaç gün içinde büyük çoğunluğunu kontrol ettiği Kalamun Dağları’nı terk etti ve bölgedeki Ürdün destekli Muhalifler ile Suriye Ordusu’nu birbirine düşürdü.
Saldırının ve haliyle direnişin yoğunlaştığı yer Palmira batısı oldu. Zırhlı araç kayıpları yönünde ise Halep ve Rakka kırsalında ordunun günde 4-5 tank kaybettiği bile oldu.
Muhalifler ile Suriye Ordusu’nun aylardır ateşkes olması sayesinde Suriye Ordusu gücünün çoğunluğunu doğu hatlarına iletme imkanı buldu. Bunun farkında olan IŞİD ise yıpratarak geri çekiliyor ve uygun zamanlarda baskınlar düzenleyerek rahatsızlık yaratıyor. Hama ve Humus kuzey-kuzeydoğusunda ise engebeli arazi ve destekçi köylerin sayesinde Suriye Ordusu’nun ilerleyişi çok yavaş oldu.
Harekat, Deyr ez Zor’dan önceki son durak olan Sukna’ya yoğunlaştı, kuzeyde ise Suriye Ordusu Deyr ez Zor’a 60 km mesafeye geldi. Sukna’da günlerdir şiddetli çatışmalar sürüyor ve Suriye Ordusu’nun kayıpları fazla ve bir çok albay ile tuğgeneral öldürüldü.
Rusya ve İran’dan gelen bitmeyen para, araç ve insan gücü yardımı ile Muhalifler’in hareketsiz kalması Suriye Ordusu’nun işini kolaylaştırıyor. Buna rağmen seneler sonra bu kadar geniş araziye yayılmaları ve geçtiğimiz aralık ayında birkaç günde Palmira’dan Tiyaş’a kadar olan araziyi kaybetmeleri, karşı saldırı ile işlerin tersine dönebilmesi ihtimalinin de olduğunu gösteriyor.
İdlib’te üstünlüğü ele geçiren Tahrir el Şam’ın, Suriye Ordusu’na yönelik harekete geçmesi halkın ciddi bir kısmı tarafından istenmekte. Muhalifler’den gelebilecek büyük bir saldırı bütün gücün yoğunlaştığı doğudan birliklerin farklı cephelere sevk edilmesine ve IŞİD’in aradığı karşı saldırı ortamının doğmasına yarar. Geçtiğimiz aralık ayında zırhlı araçlar çok olsa da hava saldırıları şiddetli de olsa yeterli askerin sahada olmaması halinde cephe hattını tutabilmek büyük dert. Yeterli askerin olmadığında onlarca zırhlı aracın yolun ortasında bırakılıp düşmana terk edilmesi işten bile değil. Muhalifler, yakında saldırıya geçmezlerse IŞİD’ten sonra sıranın kendilerine geleceğinin farkında.
Suriye Ordusu, ağır kayıplara ve sık sık yaşadığı büyük geri çekilmelere rağmen sembolik öneme de sahip olan müstahkem bir mevkide tekrar toparlanmayı başarıyor ve tekrar tüm gücü ile saldırıyor. En azından bir şekilde toparlanıp tekrar ileri çıkmayı başarıyorlar.
Her halükarda IŞİD’in karşısında Rusya ve İran destekli ezici bir güç var, IŞİD’in Suriye Ordusu’nun dikkati dağılsa da dağılmasa da geniş çöl arazisini kullanıp karşı saldırıya geçip geçmeyeceği merak konusu. Deyr ez Zor’daki tüm irili ufaklı kasabalara sahip olsalar da Musul ve Rakka gibi direniş gösterebilecekleri büyük bir kente sahip değiller.
Suriye’deki savaşın gidişatını bölgede yaşananlar büyük ölçüde etkileyecek. IŞİD’in son bir hamle ile Deyr ez Zor’u ele geçirmesinin yaratacağı moral ve kazandıracağı silah ile cephane savaşın gidişatını tümden değiştirebilir. Deyr ez Zor düşmese de olabilecek karşı saldırı ve Suriye Ordusu’nun aylardır süren mücadele ile elde ettiklerini kısa sürede geri kaybetmesi ile işler tekrar başa da dönebilir.
Son karşı saldırının gelip gelmeyeceği çölde orduyu yıpratabildikleri kadar yıpratıp son direnişlerini Deyr ez Zor genelinde yaparak yer altına inmeyi mi düşündüklerine de bağlı bulunuyor. Suriye Ordusu başarılı olup tüm doğu ve merkez bölgeleri temizlese de uzun yıllar şehirlerde ve çöllerde IŞİD’in saldırılarına maruz kalacaktır.
Yine de IŞİD’in faaliyetlerini yeraltı savaşına çevirmesi sonrasında ortada cephe hattı kalmadığı için açığa çıkacak güçler rahat bir şekilde Muhalifler’e yönelecektir.
Deyr ez Zor’a kuzeyden Muhalifler ile birlikte ypg terör örgütünün saldırtılması ABD tarafından düşünülüyor, bunun için Ürdün sınırındaki Muhalifler’in helikopterlerle bölgeye taşınması düşünülmekte. Muhalifler’in tek başlarına başarılı olma ihtimalleri düşük, ypg ise dikkatini Rakka’ya yöneltti.
Deyr ez Zor ve Humus çöllerinde ilerleyen günlerde neler olacağını göreceğiz, kazananın da kaybedenin de ağır kayıplar vereceği aşikar.
Çağdaş Gündem

Yorumlar