Tahran – Moskova ilişkisinin geleceği

Rusya, Suriye’ye İskender füzelerini yerleştirdi Mi

Gürcistan’ın NATO’ya neden ihtiyacı var?

İmamoğlu var, amma çözüm yox” – İstanbul müəmması davam edir

Suriye’nin geleceğinde iki unsur Rusya ve İran

Gündem, İran, Rusya 7 Şubat 2019
86

Bu yıl, 15 Mart 2019’da Suriye’deki siyasi krizin başlamasından bu yana tam 8 yıl geçmiş olacak. Bildiğiniz gibi bugün yaşanan olaylar aslında 15 Mart 2011’de gerçekleşen barışçıl bir protesto sonucu oldu.

Belki o zaman Rusya ve İran’ın desteklediği Beşar Esad, ciddi siyasi reformlar yapsaydı Suriye’deki durum çok daha farklı olurdu.

Ne yazık ki sekiz yıllık kanlı olayların neredeyse tamamlanmış olmasına rağmen Beşar Esad bugün iktidarda kalmaya devam ediyor.

Beşar Esad’in Suriye halkını değil kendi yönetimini koruması sonucu, binlerce sivil vatandaşın canına mal oldu ve milyonlarca sivil, özellikle de Türkiye, Ürdün ve Lübnan’a sığındı.

Bugün Suriye’de yaşanan olayları incelersek ortada ilginç tablonun olduğunu görebiliriz. Öyle ki PYD/YPG terör örgütlerinin marksist, leninist olmalarına rağmen ABD tarafından desteklenmektedir. Rejim aslında kendine bile düşman olan PYD / YPG teröristleri ile devamlı olarak pazarlık yapıyor.

Tüm bunlara rağmen PYD/YPG teröristleri ile Rusya ve İran da dahil düşünürsek bir tek Türkiye mücadele ediyor. Suriye’nin kuzeyindeki terörist grupları destekleyen ABD kuvvetlerine İran’ın bugüne kadar ciddi tepki ve yanıt vermemesi de dikkat çekicidir.

Bugün Suriye’de olanlara bakıldığında en güçlü oyunculardan birinin Türkiye ve Rusya olduğunu açık bir şekilde görebiliriz.

Beşar Esad’ın şu ana kadar iktidarda kalmaya devam ediyor olması, İran ve Rusya’nın ciddi bir başarısı olarak nitelendirilse de bence bu tamamen yanlış.

Zira onlara dünya toplumda biriken öfke ve nefret bir yana Esad’ın iktidarda kalmasının Moskova ve Tahran’ın Suriye krizi ile ilgili ciddi sorunları olmasından kaynaklanmakta olduğunu düşünüyorum ben.

Çünkü Suriye’deki savaş İran veya Rusya’nın çıkarlarına hizmet etmedi. Moskova ve Tahran için Esad’e bir alternatif olsaydı hiç kuşkusuz bugün yönetimde o “alternatif” olurdu.

Suriye’de çatışmaların ne zaman biteceği belli olmasa da, Esad’ın bu ülkenin geleceğinde yeri olmayacak. Her şeyden öte iki ülkenin Rusya ve özellikle İran’ın Suriye’de geleceği ciddi soru altında.

Suriye’de İran ve Rusya’nın geleceği, bu iki ülkenin daha önceki politikalarını değil de gelecekteki politikalarını belirleyecektir. Bilinmesi gereken bir şey varsa o da Tahran ve Moskova için o coğrafya, Suriye’deki etkisini artıracak ve dış müdahaleye karşı koruma sağlayacak bir alandır.

Türkiye sınırda güvenli böle oluşturabilse de, PYD/YPG’nin tam olarak tamamen ortadan kaldırılması siyasi nedenlerle zor olabilir. PYD/YPG ABD’den destek alsalar bile, ideolojik olarak marksist oldukları için Rusya’ya bağlı düşünülebilir mesela.

Rusya’nın Suriye’deki geleceği PYD/YPG varlığına bağlıdır da diyebiliriz. Eğer Moskova, Ankara’ya PYD/YPG’nin Türkiye için tehdit oluşturmayacakları garantisini verirse, Rusya Suriye’ye kendi geleceğini teyit edecektir.

İran’a gelince galiba durum biraz farklı. ABD güçlerinin PYD/YPG’ye verdiği destek konusunda Tahran ve Moskova arasında anlaşılmazlık yaşanıyor. Aslında konuyu araştırırsak ABD güçlerinin Suriye’nin kuzeyinde kalması İran’ın da çıkarına.

Bilindiği gibi ABD’nin Suriye’den çıkaracağı güçleri Erbil yakınlarında konuşlandırması ABD’nin İran’a bir adım daha yakın olması demektir.

Bu ise daha PKK’nın İran uzantısı olan PJAK’ın da aktifleşmesi anlamına geliyor ki Tahran bu konuda çok endişeli.

Suriye’de İran ve Rusya’dan farklı olarak Türkiye kendi geleceğini garanti altına aldı. Çünkü unutulmasın ki Ankara, Moskova ve Tahran’dan farklı olarak siyasi rejimi değil Suriye halkını destekledi.
Rufiz Hafızoğlu

Yorumlar