Husi terörü ve İran’ın vekâlet savaşları

S-400: Türkiye için stratejik bir tercih mi? Yoksa yeni bir güvenlik bağlılığı mı? ABD’nin asıl endişesi ne?

Yunanistan Dışişleri Bakanı: Türkiye’nin AB üyeliğinden her kes kazançlı çıkar

Нужны ли России новые авианосцы

Suriye’de Rusya Türkiye Esat işbirliğine ihtiyaç var mı

Gündem 29 Ocak 2019
44

Suriye ve Türkiye: İdlib ve tampon bölge konusunda işbirliğine ihtiyaç duyulacak

Sputnik’in de bağlı olduğu Rossiya Segodnya Uluslararası Haber Ajansı’nda Rusya ve Türkiye liderlerinin görüşmesinin sonuçlarının ele alındığı yuvarlak masa toplantısı düzenlendi.

İki ülke liderinin görüşmesinde ana konu Suriye meselesiydi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin basın toplantısında, Suriye ve Türkiye arasında 1998 tarihinde imzalanan terörle mücadeleye ilişkin anlaşmaya değindi. Putin’e göre, Adana Mutabakatı olarak anılan anlaşma, Türkiye’nin güney sınırlarının güvenliğini sağlayacak bir çok konuya temel teşkil edebilir.
Moskova merkezli Bağımsız Devletler Topluluğu Ülkeleri Enstitüsü Direktör Yardımcısı Vladimir Yevseyev, Sputnik’in Ankara ve Şam arasında herhangi bir formatta koordinasyon olasılığı bulunup bulunmadığına ilişkin sorusuna verdiği cevapta, Suriye ile Türkiye arasında doğrudan bir koordinasyonun şu anda mümkün olmadığını, bunun şu anda İdlib’de gerekli olduğunu ancak onun da Moskova üzerinden gerçekleştiğini belirtti: “İdlib’de ortak çalışma faaliyetleri başlatılabilirdi. Rusya ve Suriye, mülteci sayısındaki artış ve insani durumun kötüleştiğini gerekçe olarak gösteren Türkiye’nin talebi üzerine İdlib’e düzenleyecekleri askeri operasyondan vazgeçti.”

‘HTŞ HER TÜRLÜ ANLAŞMAYI REDDEDİYOR VE İDLİB’DE HİLAFET KURMAK İSTİYOR’

Yevseyev, “Bugün İdlib’de Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) pozisyonunun birden güçlendiğini görüyoruz. Geçen yaz aylarında idlib’de kontrol ettikleri bölgeler anlamında HTŞ ile Türk destekli gruplar arasındaki güç dengesi yüzde 50 yüzde 50 iken, bu gün bu durumun yüzde 80 HTŞ lehine değiştiğini görüyoruz. Ocak ayında HTŞ, Türk destekli Nurettin Zengi grubunu ezmeyi başardı. Nuretin Zengi grubunun 120 üyesi öldürüldü, kalanlar ya Türkiye sınırına doğru kaçtı ya da HTŞ saflarına katıldı. Aynı şey Ahrar el Şam grubu için de geçerli. HTŞ her türlü anlaşmayı reddediyor ve İdlib topraklarında bir tür hilafet kurmak istiyor” ifadelerine yer verdi.
İdlib’deki operasyonun Türkiye ile Suriye arasında bir işbirliği platformu olarak görev yapabileceğini kaydeden uzman, oradaki mevcut durumun kendi haline bırakılamayacağına dikkat çekti. “Hükümet birlikleri güneyden, Türk destekli gruplar kuzeyden operasyona katılabilir. Mevcut problemi çözmek için format nasıl olursa olsun, oradaki cihatçı gruplar tüm taraflar için ciddi tehdit oluşturduğundan, Ankara ile Şam arasındaki koordinasyon gereklidir.”

‘ŞAM’IN ANKARA’YLA KOORDİNASYONU ŞART’

Suriye’nin kuzeyindeki tampon bölgeye ilişkin Ankara ve Şam arasındaki temaslarla ilgili olarak uzman, bunun kaçınılmaz olduğunu vurguladı: “Eğer Suriye hükümet birlikleri Suriye sınırını kontrol altına alırsa, bu doğal olarak Şam’ın Ankara’yla koordinasyonunu gerektirecektir. Türkiye’nin şu anda en büyük endişesi, Kürtlerin sınırı büyük ölçüde kontrol etmeleridir. Başkan Putin de Türk tarafının bu endişesiyle ilgili olarak ‘Türkiye’nin sınırlarının güvenliğiyle ilgili endişelerini anlıyoruz’ dedi. Putin, Türk müttefikine büyük değer veriyor, çünkü Erdoğan, başta ABD’den bağımzsız, ülkesinin kendi dış politikasını yürüterek Türkiye’yi bağımsız bir güç merkezi olarak konumlandırıyor.”

Suriye’de olası bir operasyona 80 bin Türk askerinin katılacağı söylemi gerçekle bağdaşmıyor
Rus askeri uzman Vladimir Yevseyev, Türkiye’nin Suriye’de olası bir operasyon yapmak için gerekli askeri potansiyele sahip olduğunu, ancak operasyonun tüm zorluklarının ve olası kayıpların dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi.

Moskova merkezli Bağımsız Devletler Topluluğu Ülkeleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı, emekli yarbay Vladimir Yevseyev, Sputnik’e verdiği demeçte Türkiye’nin Suriye’de yeni operasyon düzenleme girişimiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Yevseyev, “Moskova, Suriye’nin toprak bütünlüğüne sahip çıkarak, bu ülkede yapılacak herhangi bir askeri müdahaleye karşı çıkıyor” diye konuştu.

Türkiye’nin Suriye’de olası bir operasyon yapmak için gerekli askeri potansiyele sahip olduğunu, ancak operasyonun tüm zorluklarının ve olası kayıpların dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi: “Operasyon sadece kırsal alanda değil, kentlerde de gelişecek, örneğin (Türk ordusu) Kobani’de çok kuvvetli bir dirençle karşılaşılacak. Türkiye Afrin’de 8 ila 12 bin asker kullandı, Halep’te tampon bölgeyi oluşturmak için 5-6 bin asker görev yaptı. Türkiye hiçbir yerde 15 binden fazla asker kullanmadı, bu nedenle sınır bölgesindeki 80 bin asker açıklamaları etkileyici, fakat bana göre gerçeklerle pek de bağdaşmıyor.”

ABD’nin Türkiye’nin olası operasyonuna yönelik tutumunu yorumlayan Yevseyev, “ABD, (Suriye’den) çekildiklerini açıkladıkları gibi, sadece formalite icabı ‘evet’ diyor. (ABD Başkanı Donald) Trump, Türkiye üzerindeki etkisini korumaya çalışıyor ve sadece bu nedenle kabul ettiğini söylüyor” diye konuştu.

‘ABD’NİN KÜRTLERİN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ AZALMADAN YPG İLE İLGİLİ DURUM ÇÖZÜME KAVUŞAMAZ’

kavuşamayacağının da altını çizdi. Rusya’nın Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlaması gerektiğine yönelik tutumunu ve sınır bölgesi ile ilgili endişelerini paylaştığını belirten Yevseyev, şu açıklamalarda bulundu:
“Amerikan askerleri çekildikten sonra olası güvenli bölgeye Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gireceği, güvenli bölgenin Türk birliklerce kontrol edileceği ve Türkiye’nin ‘terör örgütünün saldırması durumunda hızlı müdahale hakkını’ saklı tutacağı tahmin ediliyor. Fakat Kürt birlikler tarafından gelebilecek tehditlerin ortadan kaldırılması için böyle bir bölgenin kurulması ya da bu çerçevede operasyon yapılması şart değil. Sınırların güvenliği belli noktalarda sağlanabilir. Örneğin yeni sınır geçiş noktaları kurulabilir, var olan geçiş noktaları ise düzenlenebilir. Sınır geçiş noktalarında Suriye tarafında, Ankara ile Şam arasında arabuluculuk yapan Rus askeri polis tarafından güvenlik sağlanabilir. Teknik kontrol yöntemleri de kullanılabilir, tüm bunlar Türkiye’nin sınır güvenliği sorununun ortadan kaldırılması için kullanılabilecek reel yöntemlerdir”.

Tatiana Şuvalova

Yorumlar