ÜNİVERSİTELERİN KRİTER YARIŞI VE SÖZDE “KALİTELİ DERGİ” ANLAYIŞI

Baguz tepesine bayrak diken ypg-pkklı teröristler ne yapmak istiyor

Novruz bayramı haqqında bilmədiklərimiz

İran göydə ABŞ-la yarışır – pilotsuz təyyarələrin istehsalını genişləndirir

Sur’da sokak savaşı veren PKK’lıları kim eğitti?

Türkiye 28 Şubat 2016
465

Sur’da sokak savaşı veren PKK’lıları kim eğitti?

Çatışmaların sürdüğü Diyarbakır’ın Sur ilçesinden sürekli şehit haberleri geliyor.

Yaklaşık 170 bin metrekarelik Sur neden kontrol altına alınamıyor?

Önemli sayıda güvenlik gücü yığılmasına rağmen teröristler, 3 aydır neden bitirilemiyor?

Yazılarımı takip edenler, Kandil’deki PKK kamplarında ABD’li ve İsrailli subaylar tarafından verilen eğitimlerle ilgili raporlardan, yazışmalardan aktardığım bilgileri hatırlayacaktır.

ABD, IŞİD’e karşı kara gücü olarak PKK-PYD-YPG’yi kullanma konusundaki kesin kararını 2013 yılı sonlarında vermişti.

Karar, Amerikan Savunma Bakanlığı Müsteşarı Jim Miller’in imzasıyla 25 Kasım 2013’te, Bağdat’taki ABD Büyükelçisi Robert Steven Beecroft’a da bildirildi.

Yazıda, IŞİD’le çatışmaların yerleşim alanlarında yoğunlaşacağı tespit edildiği için PKK’lılara Sokak Savaşı eğitimi verilmesi özellikle isteniyordu.

Konu, 15 Ocak 2014’de, Kandil’de, PKK’nın yöneticileri Feyman Hüseyin, Mustafa Karasu, PYD’nin Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) komutanı Nesrin Abdullah, ABD’li Yarbay Ashley J. Hamilton, kent içi savaşlarda uzman ABD’li Deniz Piyade Binbaşı George Danah ile İsrailli subaylar Yarbay Ariel Rubinowitz ve Binbaşı Noam Shilon tarafından masaya yatırıldı.

Hemen hatırlatalım, Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, PYD’li Nesrin Abdullah’ı Paris’e davet edip, 8 Şubat 2015’de, Elysee Sarayı’nda ağırlamıştı.

İsrailli subaylar ise Filistinlilere karşı kent savaşlarında uzmanlaşmış isimlerdi.

İsrail ordusunun sitesi Debka’da, Aaron Kubrick takma adıyla Kürt hareketleri hakkında analizler yapan Yarbay Ariel Rubinowitz, PKK kamplarında örgütün yöneticileri ile sıklıklar görüşen kişi olarak da biliniyordu.

Bu toplantının ardından Kandil’de, Sidekan ve Hinere köyleri arasındaki bölgeye bir eğitim kampı kurulmaya başlandı.

Bir ilçe merkezine benzetilmiş kampta, PKK’lılara 300’er kişilik gruplar halinde kent içi savaş eğitimi verildi.

Üç Amerikan ve 3 İsrailli subaydan oluşan 6 kişilik özel bir ekip de, keskin nişancı, patlayıcı yapma ve tuzaklama eğitimi verdi.

Ama hepsinden önemlisi, IŞİD’in çok sık kullandığı canlı ya da araçlı bomba ile saldırı için çoğu kadın 60 kadar terörist seçilip, Afganistan gelen milliyeti belirsiz 2 uzman tarafından eğitildi.

Bunlardan hayatta kalan yaklaşık 25’i ise Kobani savaşı bittikten sonra Türkiye’ye girdi ve örgüt tarafından büyük kentlere yerleştirildi.

Sokak savaşı eğitimi verilen kamp, Türk ordusunun bölgedeki hava ve kara unsurları tarafından tespit edilmişti, ancak Türkiye’nin olası hava operasyonlarına karşı alan, ABD tarafından üs olarak kodlanmıştı.

Bunun üzerine Türkiye, Barzani’ye baskı yaparak, Sidekan ve Hinere köyleri konusunda önlemler almasını istedi.

Barzani’nin yapabildiği ise Sidekan ve Hinere’nin boşaltılarak, köylülerin inşa edilecek yeni yerleşimlere taşınması kararının alındığını açıklaması oldu.

Kandil’de, Amerikan ve İsrail subayları tarafından sokak savaşı için eğitilmiş teröristler, Kobani’deki çatışmalarda büyük tecrübe edindiler ve bunlardan 1200’ü Türkiye’ye geçerek, Sur, Çizre, İdil, Nusaybin, Şırnak gibi yerlerde kendilerini bekleyen PKK’nın gençlik örgütlenmesi YDG-H üyeleri ile buluştular.

PKK silah bırakmadan başlatılan Çözüm Sürecinin olanaklarından yararlanan örgüt, sokak savaşı verecekleri ilçelerde tünellerden, evden eve geçişe, bombalı tuzaklardan, mazgal ve keskin nişancı noktalarına, silah ve erzaka kadar tüm hazırlıkları tamamlamıştı.

Türkiye’yi yaşadığımız zor günlere getiren süreç böyle işledi.

PKK’nın kent savaşı stratejisi ile İlk kez karşılaşan güvenlik güçleri ise gördüklerini söyle anlatıyor:
“Burası tam bir savaş cephesi. Her an ölümle burun burunayız, ama alandaki herkes hiç korkmadan, yüreğini, ruhunu ortaya koyarak çatışıyor.”

Bazıları da, “Balyoz ve Ergenekon gibi iftira davaları çekingenlik yarattığından, sonraki yıllarda karşıma çıkarırlar mı düşüncesiyle komutanlar nihai darbeleri vuracak radikal kararlar veremiyorlar” değerlendirmesini yapıyor.

Bir başka sıkıntıyı ise “Asker ve polisimiz kırsal alandaki sabit bina operasyonları üzerine eğitildiğinden, burada daha önce hiç yaşamadığı sokak savaşını görünce çok şaşırdı ve tahminlerin ötesinde şehit veriyoruz” sözleriyle dile getiriyorlar.

Neden çok yavaş ilerliyorsunuz sorusuna ise “Teröristler Sur’da, bir plan üzerinde ince hesaplamalarla uzun süre çalışmışlar. Bunun en iyi örnekleri, bulamadığımız keskin nişancılar, evlere kaçış delikleri ve açılmış mazgallardır. Manevra yaptığımızda, birkaç duvar geriden küçük mazgal deliğini kullanıp şehit verdiriyorlar. Bunlar bizi çok yavaşlatıyor” yanıtını veriyorlar.

Genç bir polis ise “Size olayın sahada görünen yanını anlatabiliyoruz. Ama işin içinde görünmeyen hesaplar var. Bunları da siz anlatın” diyor.

Merak etmeyin, anlatmayı sürdüreceğiz, ama bilinmesi gereken bir başka gerçek var, o da, PKK-PYD-YPG, havaların ısınmasıyla birlikte, Güneydoğu’daki 11 ilçede sokak savaşlarını daha büyük boyutlarda başlatmaya hazırlanıyor.

AKP iktidarının yanlış politikalarının ve öngörüsüzlüklerinin bedelini ise askerimiz, polisimiz, sivillerimiz kısacası hepimiz ödüyoruz.
Gürbüz Evren

Yorumlar