Rusya’da darbe söylentileri

Erdoğan-Putin görüşmesinden ne bekleniyor?

Türk dünyasının yeni parlayan lideri və ya Özbəkistan prezidentinin psixoloji portreti

İngiltere Türkiye’nin Suriye harekâtını destekliyor!

Kasım Süleymani Bağdat ABD elçiliğini basmayacaktın

Gündem 6 Ocak 2020
804

Kasım Süleymaninin ABD tarafından öldürülme kararının nasıl verildiğiyle ilgili her geçen gün yeni bir bilgi ortaya çıkıyor.
The Guardian gazetesi, Cuma günü ABD’nin hava saldırısıyla öldürülen İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Kumandanı Kasım Süleymani’nin suikastının nasıl gerçekleştiğini yazdı.
Peter Beaumont’un haberine göre Süleymani özel bir uçak ile Suriye’nin başkenti Şam’dan Bağdat’a gitti. Süleymani, genelde olduğu gibi havalimanındaki formalitelerden kaçındı yani bütün tedbirler alınmıştı.

Habere göre Süleymani’nin içinde bulunduğu uçak piste inmeden kısa süre önce radardan bile kaybolarak takip işini zorlaştırmak istiyordu. Kudüs Gücü komutanını pistte iki araba karşıladı herşey yolunda olduğu ve olağan dışı bir durum gözükmediği için oldukça rahat hareket ediyordu. Her türlü güvenlik tedbiri alınmış ve arabaların yanında bekleyenlerden biri Süleymani ile birlikte ölecek milis komutan Aldülmehdi el Mühendis’di.
ABD’li yetkililere göre Süleymani, Irak’taki İran karşıtı protestolardan endişe duyduğu için Bağdat’a geldi ve burada Mühendis ile bu konuda konuşacaktı. Bilgi bu ABD belki Mühendisiye suikast yaparak bu elçilik baskınını kapatacaktı ama Kasım Süleymani ile ilgili son dakikada haber gelince işi fırsata çevirdi.
İlk arabaya Mühendis ile Süleymani, ikinciye ise korumalar bindi. Arabalar hızla yola koyuldu, ancak araçların içerisindekiler hareketlerini Pentagon ve CIA’ye taşıyan bir ABD MQ-9 SİHA’sı tarafından takip edildiklerini bilmiyordu. Süleymani’nin ziyareti kim ve ya kimler tarafından sızdırıldı. Bu konu daha çok tartışılacak ama biz elimizdeki bilgilerden hareketle bazı ip uçlarını değerlendirelim.

ABD SİHA’sı, araçların Iraklı yetkililerden ve diğer yolculardan yeterince uzak olduğundan emin olduktan sonra iki füzeyle Süleymani ve Mühendis’i taşıyan arabayı vurdu. Hemen ardından da üçüncü bir füze korumaları taşıyan arabayı vurdu. Bu eylem biçimi konvoydaki Iraklı yetkililer tarafından sızdırılmış olabileceği ihtimalini akla getiriyor. ABD her hâlükârda bu eylemi gerçekleştirecekti. Araçlardakilerden hiçbiri kurtulamadı. Kısa süre sonra mahallinden bilgiler alınıp değerlendirildikten sonra saldırının Beyaz Saray’ın emriyle gerçekleştirildiği açıklandı.
Süleymani’nin öldürülme kararı Irak’ın Kerkük kentindeki bir askeri üsse İran destekli gruplar tarafından düzenlenen ve ABD’li bir sözleşmeli personelin ölmesine neden olan saldırı sonrası mı alındı yoksa bu basına sunulan bir şaşırtma yöntemi mi. Kafkassam’dan Kerim Askeri’nin Farsça yayın yapan bir siteye dayandırarak verdiği haberde bir takas sonucu Kasım Süleymani kurban edildiği yönündedir.

KASIM SÜLEYMANİ’NİN ÖLDÜRÜLMESİ 4 AY ÖCE ÖNGÖRÜLMÜŞTÜ


Asıl merak edilen Trump’ın bu kararı nasıl aldığıydı. Kerkük’teki üsse düzenlenen saldırı sonrası Trump ve ABD’li yetkililer bu saldırıya nasıl karşılık vereceklerini belirlemek için toplantı gerçekleştirdi. Toplantı Trump’ın Noel tatilini geçirdiği Florida’daki Mar-a Lago golf kulübünde üst düzey ulusal güvenlik danışmanlarının da katılımıyla gerçekleştirildiği ileri sürülmektedir.
AP’nin aktardığı habere göre söz konusu toplantıda danışmanların Trump’a yaptığı en göze çarpan öneri, yüzlerce ABD’linin ölümünde sorumlu olan İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin hedef alınması oldu. Bu bile Kasım Süleynmani üzerinde bir mutabakatın oluştuğunu göstermektedir.
Trump, kendisinden önceki ABD başkanlarının kaçındığı bu seçeneğe sıcak baktı ancak bazı danışmanları Süleymani’nin Kerkük saldırısında sorumluluğu olduğuna ilişkin kanıt olmadan hedef alınmasının yasal olup olmayacağı konusundaki endişelerini dile getirdi.
Danışmanlar, bu toplantıyı izleyen günlerde, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Savunma Bakanı Mark Esper ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien ile görüşerek konuyla ilgili başka önerilerde bulundu.
Bu önerilerden biri, ABD’li bir sözleşmeli personelin ölümüne neden olan saldırıyı düzenlemekle suçlanan gruba ait askeri üssün vurulmasını içeriyordu.
Ancak diğer öneriler Trump’a cazip gelmedi ve Süleymani’nin öldürülmesini öngören teklifi onayladığı iddia edilmektedir.
Süleymani’nin Irak’taki ABD’lilere karşı operasyon planladığına ilişkin geçtiğimiz Perşembe günü istihbarat bilgilerinin gelmesiyle düğmeye basıldı ve aynı gece Bağdat Havaalanı yakınlarında ABD ordusunun silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile gerçekleştirdiği saldırı ile Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani öldürüldü.
Reuters’a göre Süleymani, Haşdi Şabi Genel Komutan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis ve diğer güçlü grupların liderlerine ‘İran tarafından sağlanan yeni gelişmiş silahları kullanarak ülkedeki ABD hedeflerine yönelik saldırıları yoğunlaştırmaları’ yönündeki kararını bildirdi.
Irak’taki bazı grupların liderleri ve güvenlik kaynaklarına göre İranlı General Iraklı Şii grupların liderleri ile geçtiğimiz Ekim ayında Dicle Nehri yakınlarındaki bir villada bir araya geldi.
Toplantıya yakın kaynaklardan öğrenildiğine göre Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’ye yakın Iraklı politikacı ve yetkililer, “Süleymani’nin ABD güçlerine saldırma planı, ABD’nin cevap vermesi halinde ABD’ye yönelik öfkelerin artmasını hedefliyor” dedi.
Trump, İran destekli yüzlerce Iraklının ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği’ne saldırı girişiminin ardından İran’ın ağır bedel ödeyeceğini söylemişti. ABD’ye ait diplomatik misyon ya da üslerde meydana gelebilecek can kaybı ya da hasardan İran’ın sorumlu tutulacağını belirtmişti. İşte Kasım Süleymaninin öldürülmesinin sebeplerini burada aramak gerekir. Bu baskın üzerinde durulması gereken diplomatik ve uluslararası bir skandal olup İran dünya kamuoyunda bir anda büyük kayıplara uğradı. Bu baskının Kasım Süleymani tarafından yaptırıldığı tüm inkârlara rağmen gün gibi ortadaydı.
İran bu ciddi kriz karşısında bir hamle yapmalıydı.
Kasım Süleymani sevicileri eski ve yeni İran hayranı kitleler çok fazla renginizi açık etmeyin bir kaç gün sonra kasım Süleymaniyi Amerika’ya üst düzey İranlı yetkililerin sattığına hep birlikte şahit olacağız 2 yıl önce bu günlerde İran’da Sokak gösterileri vardı unuttuk tabi orada Ali Hameney grubu Hasan Ruhani aleyhine bütçe ve ekonomi üzerinden hem de Kum ve Meşhet gösterileri üzerinden mesaj veriyorlardı. Hasan Ruhani taraftarları da Tahran’dan bizim Kudüs’te Yemende Suriye’de ne işimiz var diye karşılık veriyorlardı. İran bütçesinin önemli bir kısmı dini liderin kontrolünde Kasım Süleymaniye aktarılıyordu yani davul Cumhurbaşkanı Hasan Ruhaninin tokmak ise dini reis Ali Hamaney ve Kasım Süleymaninin elinde idi. Bağdat ABD elçiliği baskını Hasan Ruhaninin bilgisi dışında gelişti ve eylemi bitirmek için Hasan Ruhani kesin talimat verdi Kasıma. O da mecburen eylemi bitirtti ve bunun hesabını Hasan Ruhaniye sorma hazırlığı yaparken şimdiye kadar en az 20 ağır suikasttan kurtulan Kasım gelişmelerden habersiz adeta kendi ayakları ile ölüme gitti. ABD haşti şabi komutanı mühendisi öldürüp elçilik baskını işini kapatacaklardı İran’ın bu elçilik baskınını lehine çevirebilmek adına Kasım Süleymaniyi satmış olduğu yönünde görüşler ağırlık kazanmaya başlamıştır. İran devrim ihracının başaktörü devrimler yavrularını yer mantığının kurbanı Kasım Süleymani basit bir şekilde anlayacağınız İran tarafından satışa getirildi.
Trump, Süleymani suikastından bir gün önce Florida’da yaptığı basın açıklamasında, söylem değiştirerek, İran ile yaşanan gerilimin savaşa dönüşme ihtimali olup olmadığına ilişkin gelen bir soruya, “Hayır. Ben barışı seviyorum. İran da barışı herkesten daha fazla istemeli. Dolayısıyla böyle bir şey olacağını sanmıyorum” diyerek yanıt vermişti. Yani elçilik baskını İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhaninin böyle bir manevrası ile belki de Türkiye’nin ikna etmesi ile Kasım Süleymani satılmış oldu. Yani Kasım Süleymani o elçiliği basmayacaktı. devrimler yavrularını yer.
Dr Hasan Oktay kafkassam başkanı

Yorumlar