3-4 Nisan Tarihlerinde Ankara’da Tarihi Zirve

Kafkaz Türklerinin Uyanış devri

Rusların Davincisi Rasputin’in sıradışı hayatı

Putin: İlişkilerin düzelmesi için adımı Türkiye atmalı

Stratejik Analiz ; Libya Üzerine Stratejik Savaşlar ve Analizi

Gündem 25 Ocak 2020
88

Libya’da Halife Belqasim Haftar saldırıları göstermiştir ki, Haftar Türkiye’yi takmıyor. Eğer Trablus düşmeden Haftar’e gereken ders verilemezse Türkiye’nin karizması hiç kapanmayacak şekilde çizilmeyle karşı karşıyadır. Türkiye Akdeniz’de elde ettiği hakları korumak ve saygınlığını artırmak için hemen gerekeni yapmalıdır.
Eski bir Kaddafi dönemi Generali olan ve daha sonra Cad operasyonunu yaparken Çad’da esir düşen Hafter, Kaddafi tarafından görevden alınıp yurt dışına kaçmış ve uzun yıllar ABD’de kalmıştı. ABD’de yaşadığı dönemde CIA ile yakın ilişkisi olduğu söylenmektedir. Şimdi bir savaş lordu gibi davranıyor. Kullanım tarihi ne zaman biteceği bilinmiyor. Her geçen gün gücünü artırıyor.
Halife Belqasim Haftar kimdir?
Sorusunu sormak ve analiz etmek; Libya krizinin geldiği aşamayı anlamak ve Türkiye’ye karşı tarafın liderini iyi tanımak gerekir.
Halife Belqasim Haftar 7 Kasım 1943’da Libya’nın Ajdabiya şehrinde doğdu. Kendisi hem Libya hem ABD vatandaşıdır.
Libya Kralı İdris El-Sunnusi Türkiye’de Bursa Kaplıcalarında romatizma tedavisi görürken Kaddafi’nin en yakın arkadaşı ve sağ kolu olarak darbeyi gerçekleştiren ve Kaddafi’yi 1969’da iktidara getiren darbe ekibinde yer aldı. Muammer Kaddafi yönetimindeki Libya ordusunda göreve devam ederek 1973 Yom Kippur Savaşı’nda İsrail’e karşı Libya birliğine katıldı. Libya Ulusal Ordusu’nda (LNA) görev yaparak (1966-1987 general rütbesine yükselmiştir. Kaddafi’nin Arap Birliği hayali peşinde 1987’de Çad’ı işgal etmeyi hedefleyen savaşta yer aldı. Fakat pusuya düşürülerek esir düştü. Uluslar arası baskılarla baş etmek için Kaddafi tarafından dışlandı. 1990’da Amerika Birleşik Devletleri hükümeti ile yaptığı bir anlaşmayla serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra Kaddafi’ye karşı bazı subaylarla Kaddafi’yi devirmek için bir grup oluşturdular. Fakat başarılı olamadı. Libya’dan ayrılarak ABD’de Virginia eyaletindeki Langley’de yaklaşık yirmi yıl geçirdi. Arap Baharının Kuzey Afrika’da başlaması üzerine Libya’da Kaddafi’yi düşürmek için harekete geçti. Haftar, 2011 Libya İç Savaşında Kaddafi’yi deviren güçlerde üst düzey bir görev üstlendi. 2014 yılında Genel Ulusal Kongresi (GNC) görev süresine göre iktidardan vazgeçmeyi reddettiğinde Libya Ordusu komutanı oldu. 2 Mart 2015’ten beri LNA komutanı General Khalifa Haftar, Tobruk şehrinde bulunan kısmen tanınmış yasama meclisi tarafından 14 Eylül 2016’da mareşal rütbesine terfi etmiştir. Mayıs 2019’dan beri Trablus’u alıp Libya’nın başına geçmeyi hayal etmektedir.
Libya iç savaşında “Libya’nın en güçlü savaş lordu” olarak “Libya’nın iç çatışmalarında” hemen hemen her hiziple “savaşmış” rakipsiz askeri deneyime sahip acımasız bir liderdir. Haftar ünlü bir anti-İslamcıdır. Seküler bir askeri lider olarak öne çıkmaktadır. İslam karşıtı dünyanın en yakın tercihi olarak görülmektedir. Khalifa Haftar koyu bir Arap Milliyetçisi hırslı bir Generaldir. Uzun yıllardan beri hayalini kurduğu Libya liderliğine kendisini çok yakın hissetmektedir.

Hafter’in liderlik ettiği Libya Ulusal Ordusu isimli silahlı grubun sözcüsü Ahmed el-Mismari, sosyal medya hesabı üzerinden yayımlanan basın toplantısında, başkentin 120 kilometre güneyindeki Giryan kentinden, 90 kilometre güneydoğusundaki Terhune kenti ve başkentte Mitiga Havalimanı’nın da içinde yer aldığı Trablus sahiline kadar uzanan alanı uçuşa yasak bölge ilan ettiklerini duyurdu. Meşru Libya yönetimi bir nevi hava kuşatması anlamına gelen Trablus hava alanı ve çevresinden Hafter güçlerinin etkisini kıramazsa dünya ile bağlantısı büyük oranda kesilecektir.

Libya başkentinin dünyaya açılan tek kapısı Mitiga Havalimanı dahil bu bölge içindeki tüm sivil ve askeri uçakları “meşru hedef” saymak Birleşmiş Milletlerin meşru saydığı hükümeti kuşatma altına almak BM’yi de karşısına almak demektir. Hafter bu gücü kimden alıyor? Berlin’de toplanan ülkelerin bir kısmı Hafter’in yanında mı sorusunu gündeme getiriyor. Bence Haftar’e bu serbest hareket halkını Rusya liderinin ve Fransa Lideri Macron’un tanıdığı düşüncesini gündeme getiriyor.

Avrupa Birliğinin ve Uluslarası Tarafların Libya Sorununa Bakışı

Steven Erlanger ve Matina Stevis-Gridneff tarafından Newyork Times 17 Ocak 2020 günü Brüksel’den yazdığı makalesinde AB’nin Libya’daki konumunu gündeme getirdi. Bu makaleye göre; sekiz yıldan uzun bir süredir Libya çatışması artı.
Alman Marshall Fonu’nun Brüksel ofisi müdürü ve Türkiye ile Akdeniz konusunda uzmanı Ian Lesser, “Libya’ya jeopolitik ilginin yeniden uyanışı oldu. Bu ilgi göç, enerji, güvenlik ve terörle mücadele meseleleriyle başlıyor. Libya ve Rusya’nın bölge ile ilgili başlattığı girişim AB’nin yakın ilgi göstermesine sebep oldu. Yoksa Libya şimdi böyle bir ilgi göremezdi

Uluslararası Kriz Grubu kıdemli analisti Claudia Gazzin; Libya karışıklığı, Avrupa kuvvetleri tarafından Amerikan yardımıyla müdahaleden sonra 2011 yılında Muammer el-Kaddafi’nin devrilmesi ile başladı. İnsani gerekçelere dayanan savaş, aynı Batılı güçler enerji zengini Libya’yı savaşan milislere büyük ölçüde terk ettiğinde kaos yarattı. Eski rejimin birçok silahı Sahraaltı bölgesine yayıldı, diğer militanları ve terörist grupları besledi ve Avrupa’da güvenlik arayan binlerce mülteci ve göçmen üretti. Libya, Avrupa’ya geçiş yapmayı ümit eden Sahraaltı Afrikalılar için önemli bir geçiş ve sıçrama noktası olmaya devam ediyor. 2015-16 göç krizinden bu yana, “E.U. Libya’yı esas olarak göç sorununun prizmasıyla inceledi ”dedi. Ancak geçen yıl Rus paralı askerlerin çatışmaya girmesi ve son zamanlarda Türkiye’nin kendi güçlerini Libya’ya gönderme sözü Avrupa’nın artık sorunu görmezden gelemeyeceği anlamına geliyordu.
Fransa ve İtalya arasındaki ayrımlar zaten Avrupa Birliği’ni bölmüş ve Libya’daki konumunu zayıflatmıştır.
Avrupa Birliği’nin en iyi diplomatı olan, Borrell, Türk ordusunun Libya’ya katılımının tehlikeli bulduğunu defalarca vurguladı. Avrupa Parlamentosu’na verdiği demeçte, “Biz Avrupalılar, askeri bir çözüme katılmak istemediğimizden, askeri bir çözüm olmadığı inancını destekliyoruz. Fakat Libya kıyısında, İtalyan kıyılarının önünde Rus ve Türk donanmalarından bir askeri üs çemberi varsa bundan kimse çok mutlu olmayacak.”

Bir tarafta Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Fransa ve şimdi Rusya, güçleri başkent Trablus’u kuşatmış olan Halife Hifter’i destekliyor ve orada uluslararası destekli hükümeti tehdit ediyor.Öte yandan, Katar, İtalya ve şimdi Türkiye Ulusal Anlaşma Hükümeti’ni desteklemektedir. Birleşmiş Milletler sponsorluğunda 2015 siyasi anlaşmasıyla oluşturulan hükümete Başbakan Fayez al-Sarraj başkanlık ediyor.

Geçen hafta Rusya ve Türkiye, Haftar ve Sarraj’ı kalıcı bir ateşkes anlaşması imzalamaları için Moskova’ya getirdiler.Ancak yine de Trablus’a girebileceğine inanan Haftar, Rus destekçilerine itaat etmeyi reddetti ve imzalamadan Moskova’yı terk etti.

Uluslararası Kriz Grubu’na göre, Sarraj hükümetini ve Birleşmiş Milletler sürecini destekleyen Trump yönetimi, Mısır’ın cumhurbaşkanı Abdel Fattah el-Sisi ile yaptığı görüşme sonrasında geçen Nisan ayında gidişatını tersine çevirdi. Aynı zamanda Avrupa Birliği’nde bu mesajlaşma sonrası Sarraj hükümeti için destek ifade etmeyi bıraktı.

Göç bir yana, İtalya için eski sömürgesindeki enerji kaynakları önemlidir. Enerjiyi dünya pazarlarına sunan İtalyan Enerji devi ENİ için de Roma için de Libya istikrarı önemlidir. İtalyan hükümeti Haftar ve Sarraj arasında arabuluculuk yapmaya çalıştı.
Avrupalı bir çok uzmana göre; “Rusya ve Türkiye’nin barış yaptığı bir durum ortaya çıkarsa ve Rusya Libya’daki petrol ve doğal gaz altyapısına ağır yatırımlar yaparsa, bu Avrupa’ya Rusların elinde olan bir boru hattı daha demektir.” “Bu Avrupa için oldukça tehlikeli.”diye ifade edilmektedir.

Berlin Görüşmeleri ve Sonrası

Katrin Bennhold ve Melissa Eddy tarafından Newyork Times 19 Ocak 2020 günü Berlin’den yazdığı makalesinde; ”Almanya Başbakanı Angela Merkel ev sahipliğinde düzenlenen Pazar günkü toplantı, Kuzey Afrika ulusunun uzun süredir devam eden iç savaşında küçük bir umut ışığı sundu” diye yazdı.

Ancak Libya’nın iki savaşan grubunun liderleri – Birleşmiş Milletler destekli hükümetin görevli başkanı ve başkente kuşatma yapan eski bir Libya ordusu generali – aynı odada bile zaman geçirmeyi reddetti. Merkel, uluslararası katılımcıların konferans masasında olmayan ancak gün boyunca gelişmelerden haberdar olan iki Libyalı liderle tek tek konuştuğunu söyledi. “Hepimiz siyasi bir çözüme ihtiyacımız olduğunu kabul ettik,” dedi.
Geçen hafta Rusya ve Türkiye, kendisini ve Libya’nın başbakanı Fayez al-Sarraj’ı Bununla birlikte, toplantıdaki müzakereciler, en az 12 ülkenin liderlerinin yanı sıra Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Afrika Birliği ve Arap Birliği tarafından kabul edilen bir açıklama ile ortaya çıktı.
“Ateşkes sürecinin başlangıcından başlayarak, tüm Libya topraklarında ve üzerindeki çatışma tarafları tarafından veya doğrudan desteklenerek tüm askeri hareketlerin sona erdirilmesi çağrısında bulunuyoruz” dedi.
Birleşmiş Milletler genel sekreteri António Guterres şunları söyledi: “Bugün tüm katılımcılar Libya’daki silahlı çatışmalardan veya içişlerine karışmamayı taahhüt ettiler. Bunlara uyulmalıdır. ”
Avrupa Birliği’nin dış politika şefi Josep Borrell Fontelles, Pazar günkü müzakerelerin bölgedeki Avrupa katılımına dönüşü temsil ettiğini söyledi. Ancak başarılı olma çabası için Avrupa’nın birleşik bir ses ve konum bulması ve Libya’daki krizin tüm Akdeniz bölgesini istikrarsızlaştırmasını önlemek için aktif olarak meşgul olması gerektiğini söyledi.
Mütevazı bir atılımda, çatışmanın her iki tarafı da, Cenevre’deki başka bir toplantıya temsilciler göndermeyi kabul ettiler, burada yakında bir çözümün nasıl görünebileceği üzerinde çalışmaya başlayacaklar.

Sonuç ve Önerilerim

Libya’nın uluslararası meşruiyete sahip Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Uluslararası ilişkiler stratejisi geliştirerek, Libya’nın da uluslararası çıkarlarını düşünerek Rusya ve Fransa’ya dengeleyebilecek güçleri güçlü bir şekilde masaya getirebilmelidir. Bölgede ne kadar güç savaşı yaşansa da en önemli savaş Libya’nın doğal kaynakları için, daha doğrusu dünya petrol kaynaklarının yüzde 4’ü için yapıldığını unutmamak gerekir.
Görüşmeler devam ederken, isyancı güçler Libya’nın başkenti Trablus’a yeni saldırılar başlattı.
Trablus yavaş yavaş düşüyor. Putin İdlip’i gösterip Trablus’ta operasyon yapıyor.
Trablus’u gösterip İdlip’te operasyon yapıyor.Türkiye iki cephede de güç kullanmalıdır…
Yoksa Rusya bize Tavşan muamelesi yapacaktır. Ya başta bu oyuna hiç girmeyecektir. Ya şimdi gereğini yaparak, bedelini ödeyerek yapmalıyız.
Bu yolun artık dönüşü yok…

Prof.Dr.Cemal Zehir

Bişkek, Kırgızistan
25 Ocak 2020

Yorumlar