Türk Yıldızları Moskova gösterisinde yeteneklerini sergileyecek

Ali Şamil hocadan yeni bir kitap Gaşgaylar Ve onların folkloru

Naxçıvan üzərindən yeni oyun cəhdi – Ermənilər münaqişəyə Türkiyəni cəlb etmək istəyir?

Putin Erdoğan telefonla İdlibi görüştü

SSUUDİ ARABİSTAN –İSRAİL DOSTLUĞU AMERİKANIN ETKİSİ

Gündem 21 Mart 2020
144

Herkesin az çok hakim olduğu konulardan biri olduğunu düşünüyor ve gizli bir ittifakın neden olduğunu yazıya dökmek istiyorum. İsrail’in keskin bir tutumla Kudüs’ü başkent ilan etmesi ve Trump’ın desteğini alması oldukça tepkiye sebebiyet vermekteydi. Ayrıca Körfez İşbirliğinin hangi amaçlarla kurulup nelere göz yumduğunu ya da hangi kapsamda işbirliğine gidildiğini anlayamamakta bizler için çok zor oldu. İsrail Enerji Bakanı Steinitz’in iddiası Suudi Arabistan ile gizli bir görüşme gerçekleştirdikleriydi. Ayrıca İran’a karşı ortak düşünce de ve tehlike de oldukları bir kaç konu vardı.
Bu görüşmenin gizli olmasının asıl sebebi olarak da İsrail’in değil Arabistan’nın istemediği söylemi vardı ki bence de doğru olan buydu çünkü Müslüman ülkelerin bu gizli buluşmadan rahatsız olması oldukça olağan bir durumdu. Peygamber Efendimizin dönemine bakıldığında Arap ve Yahudi düşmanlığının bu hale gelmesi aslında dünya düzenine uyulmuş çıkarcı bir tutumdu. Tabi bu gizli ittifakın temelini sağlayan Amerikaydı. Trump’un liderliği doğrultusunda bu gizli görüşmeler sağlanmış ayrıca Trump’un Suudi Arabistan ziyareti sonrası üçlü ilişkilerin bir şekilde sağlanması hızlanmıştı. İki ülkenin amacı ise İran tehdidini ortadan kaldırmaktı, İran’ın tehdidi ise tüm Orta Doğu ya Şii’lik ile hükmedebilmekti. İran bakıldığı zaman nüfusu olarak da aslında o bölgede gerçekten tehdit unsuru oluşturmaktaydı. Kral Selman İran’ın (Şİİ) gücünü birçok bölgeden uzaklaştırmak adına oldukça çabalıyordu. Lübnan Başbakanı istifaya yöneldiğinde bir diğer dikkat çeken konu ise İsrail’in Lübnan’a girme adımları planlamasıydı. Aslında İsrail başından beri Arap ülkeleri ile yakın ilişkiler planlasa da Filistin’e karşı olan tutumu onun bu isteğini olağandışı kılmıştır. Hem dini hem kültürel etki olarak diğerlerinden oldukça farklıdır. Ayrıca Arabistan 1967 ve 1963 savaşları esnasında İsrail’le savaşan ülkelere finansal destek verdiği ve yakın ilişkilerde olan devletlere ise petrol ambargosu uygulaması bugün ki konumları ile alakasızdır. Ayrışmalarının en gerçekçi yönü ise aslında dini kökenleri olan bu iki ülkenin bu denli ortak çıkarı için düşmanlıktan anlaşmaya gelmesi aslında 21yy. Acımasız yüzünü bize gösterir. Sözün özüne bakıldığında kapitalin gücü, dostlukları, inançları, davaları göz ardı etmeyi sağladı. Kapital yüzünden din kardeşliği satıldı, kapital sayesinde kanla alınan topraklar satıldı. Olmayacak denen her şey bir bakıma son dönemlerde oldu. Müslüman Suudi Arabistan tüm Müslüman ülkelere sırtını kendi çıkarı için döndü ve İsrail, Amerika ile ortak paydada buluşmaya razı oldu. İsrail ve Amerika bu gerçekçi olmayan dostluğu lehine kullanmakta oldukça başarılı oldu.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler 3.sınıf Öğrencisi ve Kafkassam Stajyeri
Ceren Güloğlu

Kaynakça;
www.babil.com
www.timeturk.com
www.ngazete.com

Yorumlar