Şimdi yükleniyor

Siranuş Agabekyan: Ermenistan İran konusunda hangi siyaseti izliyor

İran etrafında müthiş bir diplomasi ve gerginlik yaşanırken Savunma Bakanı Suren Papikyan’ın Tahran ziyareti, Ermenistan’ın bölgesel özne olarak hareket etme kapasitesinin güçlendiğine işaret ediyor. Ziyaret, Cenevre’de yapılması planlanan İran-ABD görüşmelerinin üçüncü ve belirleyici turu öncesine denk gelmesi bakımından ayrıca dikkat çekici.

Bu süreçte ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, İsrail parlamentosunda yaptığı konuşmada ABD-İsrail ilişkilerinin daha da yakınlaştırılmasını savunuyor.. İsrail basınına yansıyan iki nokta öne çıktı. Huckabee, ABD’de birçok kişinin “binlerce kilometre uzaktaki İran’ın Amerikalılar için neden önemli olduğu” sorusunu sorduğunu dile getirdi. Buna karşılık İran kaynaklı tehditleri sıralayarak, Tahran’ın son yıllarda on iki Avrupa ülkesinde etki ağları kurduğunu iddia etti. Ancak aynı konuşmada, Başkan Donald Trump’ın İran konusunda nasıl bir karar alacağını bilmediğini de açıkça ifade etti.

İsrail’in önde gelen haber platformlarından Ynet’te yer alan bir askeri analizde, Orta Doğu’daki Amerikan askeri varlığında belirgin bir artış gözlemlendiği ve Washington’ın İran’a yönelik “sınırlı ve hedefli saldırılar” seçeneğini değerlendirebileceği belirtildi. Benzer bir değerlendirme Tel Aviv merkezli Institute for National Security Studies tarafından da yapıldı.

Bu gerilimli atmosferde Hindistan Başbakanı Narendra Modi İsrail’e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi ve havalimanında Başbakan Benjamin Netanyahu ile eşi tarafından karşılandı. Netanyahu daha önce, Orta Doğu ve çevresinde güvenliği sağlamak amacıyla Hindistan’ın da yer alacağı “altı uluslu bir ittifak” kurulacağını duyurmuştu.

Modi’nin Kudüs ziyareti iki önemli gelişmenin ardından gerçekleşti: Hindistan ile ABD arasındaki ticaret geriliminin sona ermesi ve Hindistan ile Emmanuel Macron liderliğindeki Fransa arasında ilişkilerin “küresel stratejik ortaklık” seviyesine yükseltilmesi.

Olası “altılı ittifak”ta İsrail ve Hindistan’a ek olarak Yunanistan ve Kıbrıs’ın yer alabileceği değerlendiriliyor. Diğer iki ülkenin kim olacağı ise belirsizliğini koruyor. Netanyahu, ittifaka bazı Asya ve Arap ülkelerinin de katılabileceğini ifade etti.

Bu gelişmeler, Hindistan-İsrail askeri-siyasi yakınlaşmasının İran-Hindistan ilişkilerini nasıl etkileyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Bu durum, hem Hindistan hem de İran ile dostane ilişkiler sürdüren Ermenistan açısından özel önem taşıyor. Zira İran, Ermenistan-Hindistan askeri-teknik iş birliğinin lojistik boyutunda kritik bir rol oynuyor.

Papikyan’ın Tahran’daki temasları da bu bağlamda dikkat çekici. Ermeni Savunma Bakanı yalnızca üst düzey askeri yetkililerle değil, İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian ve Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Larijani ile de görüşmeler gerçekleştirdi. Uluslararası medyada, olası bir iktidar geçişi durumunda Larijani’nin İran’ın dini lideri Ali Khamenei’nin yerine geçebileceğine dair değerlendirmeler yer alıyor.

Tüm bu çerçevede Papikyan’ın Tahran ziyareti, Ermenistan’ın büyük güçler arasındaki gerilim ortamında denge siyaseti izleyerek bölgesel özne niteliğini pekiştirdiğini gösteriyor. Bu adım, Erivan’ın yalnızca pasif bir jeopolitik alan değil, çok yönlü diplomasi yürüten bağımsız bir aktör olma iddiasını güçlendirdiğine işaret ediyor.

Yorum gönder