PUTİN TRAMPLA GÖRÜŞDƏN DİVİDENT QAZANMAĞA ÜMİD EDİR

İran’ın Bölgede Büyüyen Etkisine Karşı Trump’ın Adımları

Sudan ve Mısır Gerginliği

Oğuzhan Alpaslan’ın yeni kitabı: Ahmet Vefik Paşa

Sinan Çuluk’un mirat-ı hakikatinden: HALKI KIRBAÇLAYIP ŞİŞLEYEN İNGİLİZLER

Gürcistan 10 Mayıs 2020
118

Kapitülasyonların ne olduğunu uzun uzun yazmayayım ama en önemli sonuçlarından birini yazayım. Kapitülasyon verilen ülkelere sadece ticari muafiyet vermiyorduk. Başlangıçtaki ticari muafiyetlerin zamanla o ülkelerin vatandaşlarına adi suçlarda bile kalkan vazifesi görmeye başlamasını engelleyemedik ve adi suçluları bile yargılayamıyorduk. Onlar da zamanla gemi azıya aldılar ve İstanbul’u atış poligonu haline getirdiler. Yüzlerce av tezkiresi edindiler. Sokak ortasında kuzu, horoz, kaz, tavuk gördüklerinde nişan tahtası olarak kullanıyorlardı.

1840 yılında Churchill adlı miyop bir İngiliz, Kadıköy’de safariye çıkmış gibi kuzulara nişan alırken onları otlatan bir çocuğu yaralayınca ahalinin temiz sopa çekmesiyle neye uğradığını şaşırdı. Ortalığı yaygaraya boğsa da hapsedildi ama olaylar büyüyünce İngiltere Osmanlıya rest çekti. Elbette geri adım attık ve ilk özel gazetemiz Ceride-i Havadis’in imtiyazını bu adama vererek gönlünü aldık.

Kapitülasyonları I. Dünya Savaşı’na girer girmez iptal edince en çok itirazı dost ve müttefikimiz Almanlardan gördük. Neyse ki Lozan’da hepsinden kurtulduk.

Bulduğum belge kapitülasyonların azdırdığı üç İngiliz serserinin İstanbul’un en işlek caddelerinde ucu şişli kamçıları at üzerinden halka nasıl saplayıp soktuklarını anlatıyor. O kalabalıkta halk onları çiğ çiğ yerdi ama kapitülasyon korkusuyla ses çıkaramamışlar anlaşılan. Zaten bunu bilen adamlar halka direnmiş, teslim olmamış. Sonunda zaptiyelere yakalanıp hapsedilmişler ama akıbetlerini öğrenemedim. 1848 yılının gazetelerini de taramak lazım. Rast gelirsem yine yazarım.

BELGE METNİ

Mâh-ı hâlin yirmi ikinci Pazarertesi günü saat on kararlarında üç nefer İngilterelü Bağçekapusu’ndan bârgirlere süvâr olarak ellerinde bulunan şişlü kamçıları İslam ve sâireden rast geldikleri adama sallayup sokmakta oldukları cihetle arkalarına bir takım kimesne düşüp Alacahamam Karakolhanesi’ne vermek murad etmiş iseler de merkûmlar teslim olmayıp ol hâl ile giderler iken Bab-ı Zabtiye’ye ihbar olunarak yirmi otuz kadar kavas gönderilip Bâb-ı Seraskeri’nin Mercan Kapusu civarında derdest birle Bab-ı mezkûr tomruğuna gönderilmiş ve oradan dahi derhal hasbe’l-usul Bab-ı Zabtiye’ye gönderilmiş idüğü ve merkumlar bindikleri bârgirlerin birini cerh etmiş oldukları. Fî 21 R. Sene 64 (27 Mart 1848)
Sinan Çuluk

Yorumlar