“İran və ABŞ Türkiyəni Kürdüstanın müstəqilliyi ilə təhdid edir”

Yayınımız ses getirdi ‘Akın İpek’e Londra’da ev hapsi’

Suriye’de şaşırtıcı Hollanda Türkiye işbirliği!

Борьба против аптечной наркомании продолжается

Şia eğitimi mutabakatına eleştiri Türk’e düşmanlığın derin stratejisi mi?

Gündem 1 Ocak 2020
281

“Insan ancak tanımadığına bilmediğine düsman olur.”

Diyanet işleri başkanlığının iranla şia inancının doğru öğretilmesine yönelik oduğunu düşündüğüm mutabakatın içeriği konusunda ayrıntılı bilgiye sahip olmamakla beraber beni esas üzen tepkilerin akıl dışı ve sınır tanımıyor olması bu ortaya çıkan tepkilerin mezhep taassubu tutuculuk ve insanı irite eden düşmanca bir dil barındırıyor olması, konuya yaklaşımın ilmi olmaktan uzak duygusal ve gizli ajandası olan bir tepki olma tehlikesini barındırıyor ve yaklaşım biçimi düşmanca dili ile aslında kendini ifşa ediyorda. Bu konunun bu kadar ağır bir dille eleştirilmesinin sebebi eğer mezhepsel farklılıklar ise çok üzücü Çünkü şia inancı aynı zamanda 60 milyon Türkün de inancıdır. Ayrıca bu kadar mezhep taassubuna sahip olmakta ilmi bir yaklaşım olamaz ve sadece düşmanlık doğurur. Eğer bu dili kullananlara pirim verirsek Türkiye düsmanlarının arasına şii Türkmenleri de eklemiş oluruz ki, İranla siyasi, şia ile itikadi mücadele vermek adına 60 milyon şii Türkmeni Türkiye düşmanı yaparak bölgedeki düsmanlarımıza hizmet etmiş oluruz. Bu nedenle Şii Alevi Türkleri Türkiyeden uzaklastıracak tavırlardan uzak durulmalı.
Ayrıca Kürt sunni mollalarının başını çektiği şia düşmanlığının temel sebebi itikadi değil etnik kimliği güçlü komşulara karşı koruma stratejisinin gereğidir. İdrisi Bitlisiden beri uygulanan bu strateji konusunda uyanık olunmalı.

Bu konu Anadolu Türkünün mezhepler konusunda eğitimi ile ilgilidir ve çokca şii alevi vatandaşa sahip ülkemizde ki din adamlarını ön yargılarından kurtarmak için şia mezhebine ait bilgisinin artırılması çabası olarak degerlendirilecek birşey gibi duruyor. Bundan mezhepsel bir kayma endişesi duymak ancak hastalıklı beyinlerin üretebilceği bir sonuçtur.
Ayrıca Dinler tarihi dersinde Hıristiyan inancı ögretilmiyor mu yada yahudilik ki onların inancı sahabelerini değil bizzat peygamberi sahtekarlıkla suçluyor. Bu mantıkla İlahiyat fakültelerinde ki dinler tarihi dersini de yasaklatabilirler.

Not:Eleştirilerde Gündeme getirilen isimlerden biri Ali Şeriatı ki iyi bir sosyalpsikologdur ve bizde Erol Güngöre denk düşer ve şia taasubunu eleştiren bir yaklaşıma sahip olduğu için şia taassubu baskın olanlar tarfından çokça eleştirilmiştir.
Yalçın Hatunoğlu

Yorumlar