Şimdi yükleniyor

Seymur Hezi: Bölgesel Barış ve İç Adalet: Azerbaycan’ın Kritik bir Dönemeci

 

Bugün Ermenistan ve ABD Dışişleri Bakanları, “Trump Yolu” (TRIPP) çerçevesinde Azerbaycan’ı Nahçıvan’a bağlayacak güzergahı içeren bir belge paylaştılar. Bunun hemen ardından Ermenistan basını, Başbakan Paşinyan’a dayanarak , aralarında Vagif Haçaturyan’ın da bulunduğu bir grup savaş suçlusunun Ermenistan’a iade edildiğini yazdı. Bu habere ülke içerisinde farklı tepkiler var ve olması da doğaldır.

1. Toplumsal Hafıza ve Rehabilitasyon:

Azerbaycan, 30 yıl boyunca maruz kaldığı zulmün izlerini 5-10 yıl içinde silemez. Bunu hiçbir toplum yapamaz. Üstelik otoriter bir yönetim söz konusudur ve bu tür sistemlerde rehabilitasyon süreçleri vitrin olarak hızlı ilerleyebilir; ancak toplumun alt katmanlarındaki küçük “kanamalar” uzun süre devam eder.

2. Adalet Sorunu ve Vicdani Çelişkiler:

Ülkede bir “adalet” problemi vardır ve bu durum her alanda, her meselede gün yüzüne çıkmaktadır. Vatandaş haklı olarak şu soruyu soruyor: “Karabağ gazileri bu devlet karşısında ne günah işlediler ki onlara af yok; ama devlete kurşun sıkanlar, çocuk katilleri özgürlüğüne kavuşabiliyor?” Elbette devlet, şahıslarla hesaplaşmamalıdır; geleceği ve barışı inşa ederken acı geçmişi hafızasından silmese bile gündeminden çıkarabilir, arka plana itebilir. Ancak kendi masum oğullarını ve kızlarını sırf siyasi nedenlerle içeride tutarken, atılan bu (iade) adımın izahı zor, hatta imkansız hale gelir. İnsanlar sussa da konuşsa da, tüm bu kıyaslamaların zihinlerde yapıldığı şüphesizdir.

3. Barışın Gerekliliği ve Demokratikleşme İhtiyacı:

Bölgede barışın sağlanması ve Rusya’nın emperyalist etkilerinin bölgeden ve ülkemizden çekilmesi için pek çok karşılıklı adımın atılması bir gerçektir. Ermenistan, Azerbaycan’ın bir parçası olan Nahçıvan’a yol vermeli; Azerbaycan da Ermenistan’ın taleplerini mümkün olduğunca yerine getirmelidir. Nihayetinde Azerbaycan yönetimi ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de bilmelidir ki; Ermenistan ile barış, Azerbaycan’ı uluslararası çevrelerle ilişkilerinde olumlu yönde ön plana çıkarabilir. Bu olmasa bile, barış kendi insanımızın geleceği için elzemdir.

Ancak en temel mesele, ülke içinde siyasi ifade özgürlüğüne kavuşmak; susturmaya değil, iç barışa nail olmaktır. Çünkü sadece mevcut küresel krizler ve ekstrem savaşlar döneminde değil, her zaman toplumları beklenmedik sancılardan ancak “tüm organların nizamlı işleyişi” kurtarabilir. Mevcut durumda ise bu doğrultudaki ilk adım, siyasi mahkumların serbest bırakılması olabilir. Olmalıdır da.
Seymur Hezi

Yorum gönder