KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. Sevsen Şair: İran’ın gerçek yüzü: Abdullahiyan

Sevsen Şair: İran’ın gerçek yüzü: Abdullahiyan

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 7 dk okuma süresi
381 0

İran’ın Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın temsil ettiği dış politikası, tamamen Tahran’ın gerçekliği ile örtüşüyor. Tahran’ın artık Zarif’in yaptığı gibi sahte ılımlılık pazarlayan bir yüzü yok.

Abdullahiyan ABD’nin kendisini İran’ın ‘ılımlı’ kanadı olarak değerlendirmesinin saflığını ortaya çıkardı. Abullahiyan 2015’teki ABD merkezli danışmanlık şirketlerine göre İran’ın yumuşak yüzüydü!

Washington merkezli Orta Doğu Enstitüsü’nün 2015 yılında Emir Abdullahiyan’ın portresi olarak yayınladığı raporuna baktığımızda, o dönemde Washington’daki karar alma mercilerinin koridorlarında oldukça az tanınan Abdullahiyan’dan İran’ın bölgedeki yumuşak yüzü olarak bahsedildiğini ve Dışişleri Bakanlığı’nın veya İran Parlamentosu’nun duvarlarını aşan güçlü, derin bir siyasi desteğe sahip olduğunun ifade edildiğini görüyoruz!

Abdullahiyan, Allah’ın yeryüzündeki gölgesini temsil ettiğine inanan teokratik bir rejimin sözcülüğünü yapıyor ve aslında İran akidesinin unsurlarından biri olan ‘mazlumluk kompleksi’nden muzdarip. Bu yüzden İran’ın Yemen Büyükelçisi Hasan İrlu’nun cenaze töreninde “Bize zulmedildi, Yemen’i kuşatanlar tarafından büyükelçimize yapılan haksızlığı unutmayacağız” dedi.

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, Koalisyon’a bağlı Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın en ufak bir ahlaki saygı olmaksızın İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) subaylarından biri olan Hasan İrlu’nun Yemen’den tahliye edilmesi hususuna ve Koaliyon’un bununla ilgili insani tavrına ilişkin yaptığı çirkin açıklamaları takip ettiğini belirtti. Abdullahiyan, İran’ın Yemen Büyükelçisi Hasan İrlu’nun cenaze töreninde Suudi Arabistan’ı büyükelçinin tahliyesini kasten geciktirmekle suçlamıştı.

İran Dışişleri Bakanı’nın arkasından ağladığı İrlu, DMO’da bir subaydı. Aynı zamanda Kasım Süleymani’nin yardımcılarından biri olan İrlu, İran tarafından Yemen Büyükelçisi olarak atanmış bir hava savunma subayıydı. Husilerin Suudi Arabistan’a yaptığı hava saldırılarının baş mimarı ve uçaksavar silahları uzmanıydı.

İranlı asker, öldürülmeden önce Kasım Süleymani’nin liderlik ettiği Kudüs Gücü’nün kilit subaylarından biri sayılıyordu ve üyelerinin çoğu DMO’dan olan bir aileye mensuptu.

Geçtiğimiz yılın sonunda ABD, DMO ve Husiler arasındaki işbirliğini koordine etmedeki rolünden dolayı İrlu’ya yaptırımlar uygulamıştı.

Ancak tamamen insani nedenlerle Suudi Arabistan, topraklarına füze atılmasını denetleyen kişi olmasına rağmen İran’ın İrlu’yu tedavi amacıyla tahliye etmesine izin verdi. Albay el-Maliki konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Suudi Arabistan Krallığı hakkında sarfedilen bu çirkin ifadeler, insani değer ve ilkelerle bağdaşmamaktadır ve insaniyetli ve soylu Koalisyon’un Sana’dan Basra’ya yapılan söz konusu tahliyedeki tutumunu takdir etmemektedir. İranlı yetkililerin açıklamaları şaşırtıcı değil. Bu, İran diplomasisinin Yemen’e yasadışı yollardan girerek, kaos ve savaşı destekleyen davranışları bağlamında ortaya çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.

Albay el-Maliki, son tahliye ile birlikte ikinci kez Yemen’deki çatışma eylemleriyle bağlantılı bir İran vatandaşının tahliye edilmiş olduğuna dikkat çekti. Maliki 2019’da Kızıldeniz’de İran’a ait Saviz isimli askeri gemide bulunan bir kişinin Suudi Arabistan Hava Kuvvetleri tarafından gemiden tahliye edildiğini, kötüleşen sağlık durumu nedeniyle Suudi Arabistan’daki bir hastaneye tedavi için nakledildiğini bildirdi. Bu kişinin daha sonra Umman’daki kardeşlerin arabuluculuk yapması ile ülkesi İran’a gönderilmesi için Suudi Arabistan’a ait bir tıbbi tahliye uçağıyla Maskat’a nakledildiğini kaydetti.

Abdullahiyan, Suudi Arabistan’ı düşmanlarını ve topraklarına füze fırlatanları tedavi etmeye yardımcı olmadığı için zalim olmakla suçluyor! Suudi Arabistan’ın yaptığı gibi düşmanlarını tedavi için tahliye eden, karşılığında ise nankörlük, arsızlık ve edepsizlik gören bir tane ülke gösterin bana! Aslında hiç kimse akademik uzmanlığı olmasına rağmen Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın özellikle diplomasi ile ilişkisini anlamıyor. Dışişleri bakanı olmak şöyle dursun kendisi diplomasiden bir haber. Bir ilişki, nezaket ve edebiyat sanatı olarak diplomasi onun açıklamalarından tamamen uzak. Halbuki kendisi diplomasi ile ilgili pek çok pozisyonda görev aldı. Örneğin 2007-2010 yılları arasında İran’ın Bahreyn Büyükelçisi olarak çalıştı. 2011’de Bahreyn’de kaosa neden olan ‘Bahreyn ekibini’ tamamen hazır hale getirdikten sonra olaylar patlak vermeden iki ay önce ülkeden ayrıldı. Kendisi ‘Arap Baharı’ adı altında meydana gelen olayların arkasındaki en önemli isimlerle sürekli dirsek teması halindeydi.

Abdullahiyan’ın arsızlığı, eski İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in kendisini birden fazla konuda haddini aşmasının ardından görevden almasına sebep olmuştu. Suudi Arabistan’la ilgili açıklamalarında olduğu gibi Arap olan her şeye karşı açıklamalarından her zaman kin damlıyordu. Bu nedenle Abdullahiyan Hamaney ve İbrahim Reisi’ye yakın bir isim. Onların telinden çalıyor ve üslupları örtüşüyor.

Abdullahiyan’ın, Cevad Zarif’inki gibi bir zekası yok. Nitekim Zarif İran’ın ılımlı bir imaj pazarlaması çağrısında bulunan ABD kanadına, özellikle de dönemin Dışişleri Bakanı John Kerry’nin arkadaşı olduğu için yardımcı olmuştu. Abdullahiyan ise bu kanadı en çok sıkıntıya sokan dışişleri bakanı. Zira İran’ın gerçekte ne olduğunu gösteriyor.

Sevsen Şair şarkulavsat

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir