Փաշինյանը պնդում է, որ ««էլիտան» փորձում է հասնել ռեւանշի»

Aynur İmran: Ölkədə yenə parçalanma var

Doğu Avrupa da kaynıyor

Bugün Türkiye’de bir iman küfür savaşı yok

Sevsen Şair: İhvan’ın asıl kaybı

Gündem 14 Eylül 2021
30
MAKEDONYA'DA SINAVSIZ ÜNİVERSİTE

İhvan-ı Müslimin’in (Müslüman Kardeşler) Taliban’ın geri dönüşüne sevinmesi tam bir facia. İhvan, Arap dünyasında çöken ve kalelerinden geriye zayıf merkezlerinden başka bir şeyin kalmadığı bir dönemde Taliban’ın zaferini kendi projesini yeniden canlandıracak bir umut ışığı olarak görüyor.

Örneğin İhvan’ın Kuzey Afrika’daki son kalesi sayılan Fas’taki Adalet ve Kalkınma Partisi, seçim ile devrildi.

Yani İhvan’ı o kaleden çıkaranlar aslında toplumda halkın çıkarlarını önceleyen halk oldu.

İşte İhvan’ın dikkat etmesi gereken asıl kaybı bu. Bir Arap atasözü der ki: “Zamanın bozduğunu aktar düzeltemez”.

Bu aktar ister Taliban isterse başka biri olsun!

Partinin yasama organını ele geçirdiği ve hükümeti kurduğu için hakkını ve fırsatını tamamen kullanmasına ve ihanete veya darbeye maruz kalmamasına rağmen, parlamento seçimlerinde 100 sandalye kaybetmesi, halkın desteğini kaybettiğinin kesin bir kanıtı. Ayrıca “devletin” istihkakları ile başa çıkamadığının da bir kanıtı. Nitekim parti diğer şubeleri gibi toplumun başka oluşumları ile bir arada yaşamayı ve uzlaşmayı beceremedi. Hizmet yönetiminde bile başarılı olamadı. Geldiği her mevkide otoriteyi ele geçirdiği sırada hizmetler daha kötüye gitti. İhvancılar öne sürdükleri gibi partinin İsrail ile normalleşmeyi kabul etmesinden ötürü düştüğüne inanıyorlar.

Arap ülkelerimizdeki İhvan kaleleri domino taşı misali peş peşe yıkıldı. Peki geriye kimler kaldı? Onlara ne kaldı?

İhvancılar ile ittifak kuran Batılı istihbarat birimleri bile İhvancılardan geriye kalanlara hayat vermeyi başaramadı. İhvancılar ne zaman yırtık bir yeri dikseler başka bir yer sökülüyordu. Çünkü acı gerçeği idrak edememişlerdi.

Hezimete uğramalarının asıl sebebi dayanakları ve besinleri sayılan toplumdaki halkın çıkarlarını önceleyen insanlardı. Bu insanlar onları terk etti. Bu da onların yenilgisinin asıl sebebi.

İhvan’ın yüzleşmesi gereken acı gerçek şu ki, onları ne ordular, ne otoriter baskı düşürdü. Onları düşüren şey halktı.

Tunus’ta kendilerine karşı yapılan devrim bunun bir kanıtı. Aynı şekilde Mısırlıların ve Sudanlıların yaptıkları devrimler de bunun bir kanıtı. Bugün ise Faslılar fikirlerini söylüyorlar.

Fas’taki sandalye sayıları 12’ye düştü. Onlar asıl halkın desteğini kaybettiklerinde yenildiler. Bu da seçimlerde koltuklarını kaybetmelerinden daha acı bir şey.

Halk tabanındaki 70 yıllık ideolojik yapı yıkıldı. Etraflarını saran kitleler dağıldı. Önerileri ile gözleri kamaştırmaları, İslam’la olan ilişkileri, İslami markayı tekelleştirmeleri; tüm bunlar ağır darbeler aldı. İnatçılıkları, tecrübesizlikleri ve siyasi kibirleri ele geçirdikleri fırsatları kaybetmelerine sebep oldu. Etraflarındaki insanlar kaçtı. Onlar için dış destek ve fon da dahil olmak üzere tüm unsurlar seferber edildikten sonra Arap Baharı ivmesi iktidara gelmeleri için altın değerinde bir fırsattı. Üzerlerine düşen sorumluluğun büyüklüğünü idrak edemediler. Güç rekabetleri gözlerini kör etti. Bu yüzden halkın desteğinin azalması ve insanların onlara devrim yapmasının sebebi ta kendileri. Dolayısıyla inşa etmesi 70 yıl süren bu yapı, Arap Baharı’nı takip eden 10 yılda temelinden yıkıldı.

Bu yüzden İhvancıların Taliban’ın dönüşüne alkış tutması, derslerini almadıklarının bir göstergesi. Çünkü halkın desteği olmadan hiçbir şey yapamazlar. Aynı fırsata sahip olan ve İhvan gibi ideoloji ve din kartını kullanarak Arap dünyamızda kendisine bir halk kitlesi oluşturan İran bile 10 sene sonra nüfuz bölgelerini sadece silah zoru ve tehdit ile korumak zorunda kaldı. Şayet Hizbullah, Husi ve Haşdi Şabi’den bazı grupların silahları olmasaydı İran bu bölgelerde kalmayı başaramazdı. Halkın çıkarlarını önceleyen kesimin İran vekillerine karşı yaptığı devrimler, İran İslam Cumhuriyeti’nin yayınladığı “ilkelere” göre Arap halkının baskın özelliği oldu. Bu nedenle Taliban veya bu gibi örgütler, ülkelerimizde bu gruplara yeniden destek vermeyi düşünseler bile, ruhani liderlerle “devrimler” yapmayı teklif edemeyecekler. Bu kağıt yandı bitti kül oldu. Bu örgütler için silahtan başka çözüm yolu yok.

Peki hala İhvan arasında un ufak olmuş kemiklerin tekrar düzelebileceğine inananlar var mı?
Sevsen Şair
şarkulavsat

Yorumlar