Suriye’de Kürtler Uçuşa yasak bölge ilan ettirmeye çalışıyor

TBİLİSİDƏ “İMAM ƏLI KONFRANS KEÇİRİLİB

Ukrayna’da “Saakaşvili Krizi”

Rusiyanın artan aqressiv siyasəti..

Serrac başkanlığındaki UHM: Libya Ulusal Ordusu bizi Türkiye’ye başvurmaya mecbur bıraktı

Gürcistan 30 Aralık 2019
49

Libya’nın başkenti Trablus çevresindeki kuşatma ve çatışmaların yoğunluğu azalma gösterdi.

Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı milislere karşı savaşan Halife Hafter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), UMH’ye bağlı Devlet Yüksek Konseyi’nin “saha dengesi” oluşturmada Türkiye’nin desteğine büyük bir güven duyduğunu belirtti.

LUO askeri kaynakları, 29 Aralık’ta Trablus Uluslararası Havaalanı karayolu’nda geçen cumartesi günü patlak veren şiddetli savaşlarda kaybettikleri bölgeleri yeniden ele geçirmek için uluslararası açıdan tanınan UMH yandaşlarının başarısız bir saldırı girişiminde bulunduğunu açıkladı. Milislerin, kapalı Trablus Havaalanı civarında ordu güçlerine bağlı mevziilerde ağır ve orta ölçekli silahlar kullanarak sürpriz bir saldırı başlatmaya çalıştıkları ifade edildi.

LUO’ya bağlı el-Kerame Operasyonu Odası Medya Merkezi’nin aktardığına göre, Libyana posta şirketinin yöneticisi olan Abdulhamid Kaddur’un vurularak öldürülmesi sonrasında, abisi Navasi milislerinin soruşturulmasından sorumlu silahlı lider Abdullatif Kaddur’un da yaralandığı belirtildi. Merkez, ordunun, Muhammed Kaşlaf adlı liderin önderliğindeki iki mevziiye baskın düzenlediğini de söyledi.

Mişri’den Türkiye açıklaması

Öte yandan Serrac hükümetine yakın Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri, Türkiye’den yardım taleplerini haklı olduğunu savundu. Mişri, 29 Aralık’ta bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, “Karşı taraf (LUO), bizi Türkiye’ye başvurmaya mecbur eden taraftır. Trablus’u, Sirte’yi, Misrata’yı ve Zaviye’yi savunabiliriz. Türkiye’den sahada bir denge kurmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Mişri, “Türkiye’yi bizim yerimize savaşmaya çağırmıyoruz. Diğer başka ülkelerden yardım istedikten sonra Türkiye’ye yöneldik. Dünya ülkeleri, hareket etmedi ve bizi, yalnızca meşruiyeti yerleştirebilecek bir devletle etkileşime geçtiğimizde dinledi. Sorumluluklarını, uluslararası toplumun önüne koyuyoruz. Tamamen meşruyuz” dedi.

Aynı şekilde Serrac hükümeti Dışişleri Bakanı Muhammed Seyyale de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) ve Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) iki mektup göndererek, Hafter ile mücadele etme çağrısında bulundu. Seyyale, hükümetinin, Hafter’in sivillere karşı işlediği suçlar ve ülkedeki kamu tesislerinin yok edilmesi karşısında Konsey’in tepkisizliğini anlamadığını ifade etti.

Diğer taraftan Serrac hükümeti, sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanan ve başkent Trablus’un güneyinde kendisine bağlı bir karargahta Türkiye’ye mensup savaşları gösteren videoların gerçek olmadığını savundu. Hükümet, medya merkezi tarafından yayınlanan bir bildiride, “Yerel ve uluslararası haber kanalları tarafından videolar incelendi ve görüntülerin, Suriye’nin İdlib şehrinden kaydedildiği tespit edildi” denildi. Bildiride, bu yalanların ve diğer söylentilerin yayılmasına katkı sağlayan herkesin yargılanacağına da dikkati çekildi. Libya yerel basını ise, başkent Trablus’un güneyinde Serrac hükümetine bağlı bir kampta Türkiye’ye mensup savaşçıların göründüğü bir görüntü yayınladı.

Aynı şekilde Birleşmiş Milletler’in (BM) Libya Özel Temsilcisi Gassan Selame, ez-Zaviye, Tacura ve Ebu Selim de dahil olmak üzere Libya’nın batısındaki sivil kuruluşları hedef alan hava saldırılarını sert bir dille kınadı. Selame, yayınladığı bildiride, “Sivillere karşı ayrım gözetmeyen saldırıların, yalnızca uluslararası insan hakları yasalarını ihlal etmediğini, aynı zamanda Libya’daki toplumsal birliği tehdit eden çatışmalara ve gelecekte patlak verebilecek intikam eylemlerine bir teşvik olduğunu açıkça söyledik” diyerek, bu saldırıların kesinlikle kabul edilemez olduğuna dikkati çekti.

Selame, yüzlerce göçmenin tutulduğu ez-Zaviye’deki en-Nasr Göçmenler Merkezi yakınında bulunan Uygulamalı Mühendislik Enstitüsü’nün bombalı saldırıya maruz kaldığını söylerken, “Neyse ki bu hava saldırılarında yaralanma yaşanmadı” dedi. Selame, “Geçen perşembe günü LUO tarafından düzenlenen bir hava saldırısında ez-Zaviye’de 2 sivil öldü, 8 sivil yaralandı, kamusal ve kişisel mülkler de yerle bir oldu. Geçen cuma günü Ebu Selim’de gerçekleştirilen saldırılarda ise 1 sivil öldü ve 2 çocuk da dahil 6 sivil yaralandı” ifadelerini kullandı. Libya’daki sivillerin ve sivil tesislerin korunması gerektiğine dikkati çeken Selame, her zaman temyiz ilkelerine bağlı kalınması gerektiğini vurguladı.

Yayınlanan bildiride, “Yukarıda zikredilen olaylar öncesinde, BM Libya’ya Destek Misyonu ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), 2019 yılında Libya’da yaşanan silahlı çatışmalar sırasında en az 284 kişinin hayatını kaybettiğini ve 363 kişinin de yaralandığını belgeledi. Bu oranlar, bir önceki yıl kaydedilen oranlardan daha fazladır” denildi. Bildiride, hava saldırılarının, 182 kişinin ölümüne, 212 kişinin yaralanmasına, kara çatışmalarına, kaçırma faaliyetlerine ve cinayetlere neden olduğu ifade edildi.

Öte yandan Serrac yanlısı Libya Ulusal Petrol Şirketi (NOC), ez-Zaviye limanındaki faaliyetlerin durdurulması ve buradaki tesislerin yakınlarında yenilenen çatışmalardan sonra ez-Zaviye rafinerisinin tahliye edilmesi seçeneğini düşündüklerini belirtti. Petrol Şirketi Başkanı Mustafa Sanaullah, “Ez-Zaviye limanındaki faaliyetlerin durdurulması, Libya petrol üretiminde günlük en az 300 bin varillik üretim azalmasına neden olacak. Durum, Zaviye rafinerisinin petrol arıtmasının da durmasına neden olabilir. Ve Libya krizine, yüz milyonlarca dolarlık zarara mal olacak eksik miktarda yakıt ithal etmek zorunda kalabiliriz” değerlendirmesinde bulundu. Sanaullah, “Petrol ve gaz üretimini devam ettirme hususunda zorluklara rağmen, elimizden gelen her türlü çabayı sarf edeceğiz. Ancak üretim ekiplerinin ve yerel nüfusun hayatlarına karşı bir tehlike söz konusuysa tesisleri işletemeyiz. Çatışmaların sonlanmaması halinde tüm faaliyetleri durdurmalı ve ez-Zaviye limanı ihracatı hususunda mücbir sebep ilan etmeliyiz. Hatta eş-Şerare Petrol Sahası gibi ez-Zaviye’ye pompa yapan petrol sahalarıyla faaliyetleri de durdurmamız gerekebilir” dedi.

Zaviye, Libya’da faaliyet gösteren en büyük petrol rafinerisi olarak sayılıyor. Başkent Trablus’un yanı sıra ülkenin batısında ve güneyinde de hizmet veriyor. Limanda çalışan iki personel, “Rafineri, cumartesi günü faaliyet gösteriyordu” derken, geçen perşembe günü gerçekleşen bir hava saldırısında ez-Zaviye şehrinde bir eczanede çalışan 2 kişinin öldüğünü de ifade etti. Personel, saldırıdan LUO kuvvetlerini sorumlu tuttu.
Halid Mahmud Kahire Şarkulavsat

Yorumlar