KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Serdar Bozdoğan: ÜLKEMIZDE OLASI GELİŞMELERİ KONTROL ALTINDA TUTMAK İÇİN GEREKLİ TÜM TEDBİRLERİ HIZLA ELE ALMALIYIZ

Serdar Bozdoğan: ÜLKEMIZDE OLASI GELİŞMELERİ KONTROL ALTINDA TUTMAK İÇİN GEREKLİ TÜM TEDBİRLERİ HIZLA ELE ALMALIYIZ

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 7 dk okuma süresi
301 0

Ülkemiz deprem felaketi ardından tek vücut halinde devlet ve millet olarak yaralarını sarmaya gayret ediyor. Askerimiz ve polisimiz sahada aktif bir şekilde güvenlik tedbirlerini en yüksek seviyede tutarak olası bir surece karşı sükuneti temin ediyor.

AFAD, Kızılay, sivil toplum kuruluşları ve ülkemizin her bir köşesinden vatandaşlarımız büyük bir özveri ile deprem bölgelerinde teyakkuz halindeler. Tarihte bu derece büyük bir deprem ile karşılaşmadan devletimiz tüm olası süreçlere karşı kendisini koruma altına almış durumdadır.

Bütün bu güzide çalışmaların yani sıra milli güvenlik açısından öncelik teşkil eden bazı önemli değerlendirmeler gözünüzde tutulmalıdır. Toprakların satılması hususu deprem bölgesine yönelik OHAL kapsamında belirli bir müddet güvenlik politikaları açısından bekletilmelidir.

Özellikle Hatay ilimizin depremden çok etkileniyor olan iller arasında olması arazi sahiplerinin depremin ardından vatandaşların topraklarını satarak farklı bölge ve illere gitmek istemesini fırsat bilen dış destekli oluşumlar sınır güvenliği açısından önem arz eden bölgelerde arazi toplama süreçlerine girebilirler.

Hatay konusunda ikinci bir Filistin konusunu yeniden yaşamamak için şimdiden erkenden tedbirler alınmalıdır. Noter ve devir işlemleri Hatay ili topraklarında arsa satış süreçlerine yönelik ikinci bir uyarıya kadar durdurulmalıdır.

Bu konuda hızlı ve kararlı bir şekilde adım atılması önem teşkil etmektedir. Nitekim devlet politikaları açısından hızlı karar alma evresinde büyük bir başarı elde eden cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi bu sürecin gereğini kapsamlı bir kanun hükmünde kararname ile yerine getirerek milli güvenlik stratejisi açısından gerekli tüm uygulamaları yerine getirmelidir.

Hatay deprem sürecinde yara alan önemli illerimiz arasında yer almaktadır. Hasarlı olan tüm binalara girişler engellenmelidir. Bugün hafif olan kusur yarın farklı bir boyuta dönüşebilir.

Ama ayni zamanda Hatay bağımsızlık sembolümüz olduğu kadar sınır güvenliği politikalarında önem teşkil eden stratejik bir noktadır.
Tüm bölgelerimizde olduğu gibi Hatay ilimizde güvenlik tedbirleri artırılırken aynı zamanda milli istihbarat faaliyetleri açısından yoğun bir tempo içerisinde yer alınması önem teşkil etmektedir. Hatay’da olası bir yabancı gizli servis ağları var mıdır; faaliyetleri nelerdir, deprem öncesinde olası bir örgütlenme sureci olmuş mudur? Tüm gerekli tedbirler hassasiyetle yerine getirilirken Hatay olası bir kara-propaganda veya provokatörlerin ortaya koyacağı eylemlere karşı korunmalıdır.
             
Milli Savunma Bakanımızın yoğun çalışmalar doğrultusunda Hatay’ da saha çalışması içerisinde olduğu tüm dünyaya Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölgede etkin bir şekilde sürece hâkim olduğunun bir göstergesidir. Bu güzide gelişmelerin yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sınır güvenliği politikaları Cumhurbaşkanı ve başkomutan nezaretinde, Milli Savunma Bakanı gözetiminde Genelkurmay Başkanı öncülüğünde, Kara Kuvvetleri eşliğinde tüm ülke sınır boylarında yürütülmelidir.
             
OHAL kapsamında Jandarma Genel Komutanlığı sınır iç güvenliği ve kırsal polis olarak köy ve mezra güvenliği açısından donanımlı bir stratejisiyle sürece katkı sunmalıdır. Bu doğrultuda tüm kuvvet unsurları genel koordinasyonu Cumhurbaşkanımız öncülüğünde tertip etmelidir.
             
Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Kurulu sürece yönelik kapsamlı analizler eşliğinde gelişmeler üzere bilimsel ve akademik analizler ile katkı sunmalıdır.
             
Tüm kurum ve kuruluşlar Cumhurbaşkanımız, başkomutanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milli güvenlik kurulu olarak tek vücut halinde hareket ederken basın ve medyada siyasi polemik ile propaganda evrelerine karşı daha dikkatli olunmalıdır.
             
Depremin fay hatlarının evrilme süreçlerine yönelik Doğu ve Batı olarak tüm illerde gerekli hazırlıklar ivedili bir şekilde yürütülmelidir.

Özellikle Kahramanmaraş ve Hatay’da devam eden artçı sarsıntıların araştırılması önem teşkil etmektedir.
Bir diğer husus Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz’de sahil güvenlik ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı deniz üstü ve deniz altı araştırma ve güvenlik tedbirleri açısından teyakkuz sürecini artırmalıdır.

Ayrıca Marmara Bölgesi’ne yönelik özellikle İstanbul ilinde kamu kurum ve kuruluşları, Belediyeler Valilik koordinasyonu içerisinde depreme dayanıklılık sürecine yönelik gerekli tüm tedbirleri almaları doğru bir adım olacaktır. Evlerin, binaların, iş yerlerinin, yolların, köprü ve tünellerin depreme dayanıklılık işlemleri hızlı bir şekilde gözden geçirilmelidir.

Tüm ülke vatandaşlarımız millet bütünlüğü içerisinde devletimizin gücüne güç katmaya gayret ederken içerisinde bulunduğumuz bu süreci tek vücut halinde aşacağımızdan eminiz. Biz biriz, beraberiz, dirliğimizi ve birliğimizi hiçbir kuvvet unsuru bozamaz. Devlet demek millet demektir. Devlet nerede diyen olursa milletin nerede olduğuna baksın. Ülkemiz tüm bu zorlukları büyük bir sabır ve gayretler içerisinde aşacak ve kaldığı yerden yaraları sararak geleceğe emin bir şekilde ilerlemeye özen gösterecektir.

Serdar Bozdoğan

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir