SERDAR BOZDOGAN: TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİ İÇİN SİYASET VE KAMU NİZAMI İÇİN TEMİZLİĞE ÖNEM VERMEMİZ GEREKİYOR, ZİRA TEMİZLİK İMANDANDIR.
Jeo-stratejik noktada olan ülkemiz aynı zamanda jeopolitik konumu gereği yeni dünya düzeninde jeo-lojistik merkezi haline dönüşüyor.
Tarihin bizlere “Anadolu İkramı” olarak sunduğu değerlere bizimde “Anadolu İrfanı” ölçüsünde karşılık vermemiz gerekiyor.
Nitekim bunun için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin güçlü bir tazelenme süreciyle kendisini daha nitelikli, hızlı hareket edebilen ve güçlü kadrolar ile merkezi, yurt dışı, taşra ve yerel yönetimler ekseninde yeni yüzyılın Türkiye Yüzyılı olmasına vesile olacak kadrolar ile yol alması gerekiyor.
Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda atılacak en büyük adım siyaset ve ticaretin bir birine girift gibi gösterilmeye çalışılan organize oluşumlara engel olmak adına içinde bulunduğumuz fırsatların kazanıma dönüşmesi için temiz yüzlerin ve taze beyinlerin güçlü ve bütüncül bir çerçevede kolektif adımlar ile Türkiye Yüzyılı hedefleri için çalışan kadrolara ihtiyaç duyulmaktadır.
Nitekim siyasette yer alan, siyasette kamufle olan ama bu değerleri ticarete dökmek isteyen, kendisini nihai karar verici gibi pazarlayan, Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı, Ofisler, Kurullar, Bakanlıklar hatta Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının adını “kaleden gelen telefon üzerine” yalanıyla toplumu etkileyen, tefrika yayan, rant için kendi kontrolünde kaos mühendisliği yapanlara karşı devletimizin ciddi bir adım atması önem teşkil ediyor.
Siyaset içinde görünen, ticaret, tacirlik, arabulucu gibi faaliyetlerde örtülü yer alan ama örtülü komisyonculuk yapanlara karşı büyük bir dalga ile temizlik tertip edilmelidir.
Özellikle bu sınıfta olan kişilerin son zamanlarda sık sık kullandığı yalan teorisine MİT Başkanı sayın Prof. Dr. İbrahim Kalın’ da dahil edilerek “Geçenlerde Kale’den aradılar, MİT Başkanı sayın Kalın bey konu üzerine beni aradı” vb. yalanlarıyla kedi yavrusu gibi küçük olan sorunlar ormanın kralı olan aslan gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Bu kişiler aslında parlamenter sistemin açığını bilen kitlelerdir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içinde kendilerine aynı sistemsel boşluğu oluşturmak için çaba sarf ediyorlar.
Bu konuda bu kişiler her sorunu çözeriz edasıyla arabulucu, kanat öncüsü, kamu denetçisi ve parlamenter sistem hastalığı olan “derin devlet” görünümünde yer almak istiyorlar.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin şeffaf ve hızlı bir şekilde ilerlediği günümüzde devletin Cumhurbaşkanlığı tarafından yürütüldüğü merkezinde parlamenter sistem hastalığı olan bir “derin devlet” virüsü değil Milli Güvenlik Kurulu ekseninde tüm güvenlik tedbirlerinin ele alındığını unutmamalıyız.
Bu yüzden ticarette güç elde etmek için arabulucu görünümünde kamu ve şahıslar arasında sorun çözme edasında yer alan siyasetin eskimiş yüzlerine siyaset arenasını eskitmemek adına çözüm odaklı adım atılmalıdır.
Bu kişiler deveyi pire yaparlar. Tüm ilgileri kendi üzenlerin de toplamak isterler, husumet içinde olunan tarafları dinlerken ikili oynarlar. Emniyet, Jandarma ve MİT sanki tüm güvenlik politikaları bu şahıslar ekseninde ilerliyor gibi yalan beyan ve aynı zamanda siyasi jargon ile konuşarak etkilemeye çalışırlar.
Taraflar arasında küçük krizler çıktığında sessizce beklerler ve yönlendirme sanatı ile küçük krizlerin büyük kaoslara dönüşmesini sağlarlar.
Aslında bu şahıslar yalan beyan, kışkırtma ve kara-propaganda sürecinde bulunmasa bir çok sorun kendiliğinden büyümeden çözülür. Fakat siyasette yüzleri unutulmuş bu kişiler narsist bir ruh hastası olmuş güç sarhoşluğu takıntıları ile her zaman övülmek istenirler.
Bu kişilerin aslında hiç sevenleri yoktur, sadece çıkar için yanlarında duran ve çıkarları bitince çekip giden belirli menfaatçi gruplar vardır.
Bu kişiler eşlerini aldatır, çocuklarını ihmal eder, annelerini ihmal eder babasını bile kandırır ama suç ortağı olan akıl aldığı yaşam koçlarını ihmal etmezler, çünkü doğru söylemeyen koç gibi koşturup kuzu gibi güden onlardır.
Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ilerlerken Terörsüz Türkiye hedefleri için de önem teşkil eden bir adım olarak devletimizin kendi güvenliğini garanti altına alması en doğru adımdır.
Bu konuda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üzerine uzun süren araştırmalar ile siyaset bilimci kimliğiyle yer alan ve eski bir milletvekili olan Sayın Mahmut Sami Mallı’nın bilgi ve deneyimlerinden istifade edilmelidir.
Stratejik Güç Sistem 2023-Yükseliş, Göç ve Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 2030, Ecrin Gubbesi ve Bozdoğan Stratejisi, Dış Politika ve Güvenlik vb. bir çok çalışmada yer alan bir eski bir siyasetçi ve yeni bir siyaset bilimci olarak kul hakkı nedir bilen, emeğin karşılığını veren, doğruluk, dürüstlük, şeffaf dil, adalet, nizam, kara-propaganda ve dezenformasyon süreçleriyle mücadele evresinde edindiği eğitimler, yaşamsal deneyimler ve ortaya koyduğu performans Türkiye Yüzyılı ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılı hedefleri için örnek bir şekilde ele alınmalıdır.
Hak ve hukuk adaletin nizam dengesini sağlar. Hakkı hukuktan ayıran hastalık kıskançlıktır. Adalet kıskançlık hastalığı ile açılan yaralar ile kaosun başlandığı sirayet eder. Bu hastalığın adı narsist kişilik bozukluğudur. Sevgisizlik ve güç kaybetme evresinde artan bir diyabet rahatsızlığı gibidir. Tek çözümü kaostur. Çünkü bu kişiler kaostan beslenir keyf alır, rant havuzu oluşturup suhuleti temin etmek üzere sürece dahil olarak iki tarafta etkili bir tarafta tefeci gibi denge kurarlar. Söz ve güç sahibi olmak için her türlü hile sarf edilir.
Bu yüzden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin temel hedefleri yeni yüzyılın Türkiye Yüzyılı olması için kendi içine dönük bir temizlik süreciyle taze ve şeffaf dengeler içerisinde geleceğe odaklanmalıdır.
Kimse kendisini olmayan bir makam, hak etmediği bir mertebe ve kul hakkı yiyerek geçen zaman evresinde yer edinmemesi, milli ve manevi duyguların zarar görmemesi için devletimizin milli güvenliğini güvence altında tutması, her seçim döneminde rant elde eden vekillik veya başkanlık pazarlayarak insanların umutlarının çalınması önünde durulmalıdır.
Gelişen ve değişen dengeler zamanın geleceğe bakış açısını belirler. Bu temizlik süreci başlamadan kurular şeffaf hareket etmekte zorlanır, siyaset yerelde ve genelde zorluklar ile karşılaşır. Ülke gündeminde tartışma sokak ağzı gibi kavga eden muhalif grupların her gün arttığı, ekranda haber programında tartışan kişilerin kavga eder gibi usturupsuzca tavırlar sergilemeleri içinde bulunduğumuz sancılı sürecin bariz bir yansımasıdır.
Devlet ve hükumet arasındaki dengeyi bozan her kim olursa olsun cezasız kalmamalıdır. Hükumet ekseninde yer alan eski siyasetçiler veya siyaset mecrasında yer almaya çalışan hiç bir resmi görevi olmadığı halde sadece önem arz eden makamlarda devir teslim sürecinde görünmeye çalışan sosyal medya fenomenlerine karşı da gerekli tedbirler alınmalıdır.
Devlette bir nizam vardır. Bu nizamı kimse bozmamalıdır. Siyasetin verdiği gaz veya haz ile eski siyasetçilerin kendilerini yenilemesi için okuması düşünmesi, istişare etmesi ve bir de yaşam koçu yerine hipokrat yemini etmiş psikiyatri eşliğinde istişare süreçlerine yön vermelidirler.
MASAK bu konuda çok ciddi bir araştırma evresine girmelidir. Kimse kendisini olduğunun ötesinde bir güce sahipmiş gibi göstermemesi için sağlıklı siyasi bir atmosfere ihtiyaç vardır.
Bugün Cumhurbaşkanı yerine şu gelecek, şu bakan değişecek, o olacak bu olacak diyen kitlenin narsist duygular ile yaydığı dedikodu yüzünden iç güvenlik, toplum huzuru, ekonomik dengeler ve dış politika dahi etkileniyor. Bu aymaz ve tutarsız davranışın önüne geçmeliyiz.
Bu sorunlara “Temiz Eller, Temiz Yüzler ve Temiz Beyinler” ile çözüm bulmalıyız. Ülkemizin müreffeh seviyesini artırmak ve milletimizin huzur ve sükûnetine güç katmak için milli güvenlik politikalarından şaşmadan ilerlemeliyiz. Olaylara ve süreçleri demir, çimento, harç diyerek bakan müteahhit düşüncesi yerine gayrimenkul ve kentsel dönüşüm süreçlerine mimarlık, mühendislik ve hukuk alanında doğru bir şekilde baktığı zaman başarılı sonuç elde edilir.
Bir binayı müteahhit mantığı ile değil mimar, mühendis ve hukuk ekseninde ele aldığımız zaman sağlam ve dayanıklı olur.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin nihai hedefleri arasında sağlam irade (müteahhit yerine mimar), hızlı karar alma (mühendislik uygulaması ve hukuki dengeler), doğru sonuç (yaşam koçu yerine psikiyatri desteği) için dengeli adımlar ile yeni yüzyıl Türkiye Yüzyılı olması hedefi vardır.
Başarılı bir devlet yüz ölçümü kadar değil, ihanete karşı mücadelesi kadar başarılıdır. Tüm kusurlar telafi edilebilir ama ihanet kasıtlı bir eylemdir, kusur değil planlı ve hedef gözetip çıkar güden bir adımdır. İhanet edenleri de anca FETÖ-PDY Örgütü etki ajanı yapmak için kullanır, çünkü hainligin ve ihanetin merkezinde en çok yer alan onlardır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel ilkesi; Söz konusu ihanet olunca yarına bırakır ama kimsenin ihanet yanına kar kalmaz’dır.
Bu yüzden jeo-stratejik ve jeopolitik dengelerin jeo-lojistik kazanıma dönmesi için gerekli adımları hızlı bir şekilde atmalıyız.
SERDAR BOZDOĞAN
STRATEJİST



Yorum gönder