KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Serdar BOZDOĞAN: ABD’NİN TAVİSTOCK ENSTİTÜSÜ ARACILIĞI İLE TÜRKİYE’Yİ KAOSA SÜRÜKLEYECEK OLAN SİVİL İTAATSİZLİK TEZİNE KARŞI ÖNLEMLER ALINMALIDIR

Serdar BOZDOĞAN: ABD’NİN TAVİSTOCK ENSTİTÜSÜ ARACILIĞI İLE TÜRKİYE’Yİ KAOSA SÜRÜKLEYECEK OLAN SİVİL İTAATSİZLİK TEZİNE KARŞI ÖNLEMLER ALINMALIDIR

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 8 dk okuma süresi
30 0

Sivil itaatsizlik, sivil yönetim tarafından uygulanan yasaların özüne uyarak yasalara riayet etmeme, karşı koyma anlamına gelmektedir. Sivil itaatsizlik fikri Amerikalı yazar Henry David Thoreau’nun yaptığı aktivizm yöntemidir. Thoreau; “Yabanda dünyanın kurtuluşu yatar.” görüşüne inanıp seçim yapması gerektiğinde, evini medeniyetin ortasında değil, yabanda inşa etmekten yana kullandı.

Bu görüş bireysel hayatı şehir kültürü içinde değil doğal ortam ve köy hayatı içinde sade yaşamak olarak ele alınmalıdır. Günümüzde bu şehir hayatı sitresinden doğal ortama veya hobi bahçelerine yönelmek olarak ele alındığı sürece sorun olmaz.

Fakat devlet sistemine dışarıdan destekli iç hamleler ile baş kaldırmak doğru bir yaklaşım değildir. Sivil itaatsizlik derken yasalara, sisteme, yönetime baş kaldırma anlamına gelmemelidir.

Nizam içerisinde kanun ekseninde işleyen ve demokrasi çizgisine riayet eden bir devlet sistemi zaten mevcut yasalar ile insanlara eşit hak ve hürriyet imkanlarını sunmaktadır. Değişen zaman içerisinde yönetmelik ve kanun esaslarının günümüz koşul ve şartlarına göre insan hayatına katkı sunmak için güncelleniyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi varlık sebebide bu değerleri korumak ve temin etmek üzeredir.

Demokratik bir seçim sistemi ile partiler kendilerini temsil hakkına sahip olup seçmen kitlelerine yönelik düşünce ve görüşler üzere politikalar sunmaktadır.

Her kim olursa olsun sivil itaatsizlik eylemini gerçekleştirecek olursa bilsin ki ABD’nin psikolojik harp merkezi olan Tavistock Enstitüsüne belki doğrudan belkide bilmeyerek hizmet etmiş olur.

Sivil itaatsizlik ülkemizde milli güvenlik politikalarına sirayet edecek seviyeye gelmemesi için şimdiden önlemler alınmalıdır.

Eğitimde reform diyerek öğrencilerde kıyafet özgürlüğü eğitim politikalarının kalitesini düşürdü, öğrencide okul disiplini ve eğitim düşüncesini zedeledi.

Bugün öğrencilere yönelik gözlemleme yaptıgımızda dün izlediği dizi karekteri, dinlediği müzik unsuru neyse ertesi gün okula o ruh hali ile giyinip geliyor. Aslında okula öğrenci psikolojisi ile eğitim alıp aydınlanmaya değil bilinç altına enjekte edilen rol modeli yaşamaya geliyor. Sosyal medya ile şekil alan zihinler geleceğe ne derece etki ettiğide araştırılması gereken önemli bir konudur.

Serbest kıyafet eylemini savunan sendikalar kravat takmak, ütülü elbise ve trașlı yüz ile mesai içerisine olmayı darbe zorunluluğu gibi gösterirken şimdi herșeyin kendi haline bırakıldığı bir ortamda saçlar sakal ile ayaklar baş olup bir birine girmiş durumda. Bu süreçler kişiye özgür hayatı hissettirse de aslında kamu sistemine geleceğe yönelik sekte vurmaktadır. Çünkü kişi mükellef olduğu görev şuurunu serbestlik ile zaman içerisinde kaybediyor.

Devlet sistemi güç kaybederken sivil toplum örgütleri, dernekler, sendikalar, vakıflar, düşünce kuruluşları devlet rolüne bürünüyor. Bu da kendi içinde ayrım ile parçalanan bir kamu yönetimine neden olabilir.
Tavistock’un ünlü psikiyatri ve sosyologları Türkiye ve Türk Milleti için rahatlığı görüp gevșediklerinde sahip olduğu şuur ve ilkeleri yavaş yavaş unuturlar, Osmanlı sarayları denize nazır olurken kuşatıldı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ankara’da denizden uzak bir mecrada kușatılmamak için kuruldu, diyerek sivil itaatsizlik tezinin karşısındaki engelleri dile getirmişlerdir.

Örneğin yüksek bürokrat olan bir kurum yöneticisi kanun ve yönetmelik dışında personeline talimat vermesi, bir belediyenin kanun ve yönetmelik dışında uygulamalar yapması, bir medya kuruluşunun kanuna aykırı yayın yapması, sendika, dernek ve vakıfların kamu yönetimine aykırı faaliyet yürütmesi vb. süreçler kişileri sivil itaatsizlik adı altında devlet sistemini zedelemeye, adalet ve kanun değerlerinin yara almasına neden olabilir. Hele buna birde siyasi partilerin sivil itaatsizlik eylemi dahil olacak olursa içinde bulunduğumuz süreci yönetmek daha da zorlașacaktır.

Sivil itaatsizlik sendikal ve sivil toplum kuruluşları olarak kanun ve yasalara uyum içerisinde düşünce görüş ve fikirleri dile getirmek olarak ele alınsa da bu düşünce ve fikirleri devlet yönetimine zorlayıp kamu sistemine entekre edilmemelidir.

15 Temmuz hain darbe girişimi ardından FETÖ/PDY, PKK, DEAŞ vb. yasa dışı örgütlerin tamamı Türkiye üzerine plan yaparken bunun askeri veya casusluk yöntemleri ile olmayacağını net bir şekilde anladı.

Çünkü Türk devleti milleti ile bir bütünlük içerisinde görünmez bağlar ile tek vücut halinde. Devlet ve millet arasında bu bağlar çözülmedigi sürece kadim Türk Devletini kimse yenemez. Özellikle arka plandaki dünya genelinde demografik analizler yapan Tavistock Enstitüsü Türkiye’ yi Atlantik ve NATO güdümünde tutmak, servis ettiği serbestlik ile dış dünyadan ve jeo-stratejist konulardan uzaklaştırmak, soğuk savaş sürecindeki gibi kutuplaşmayı sağlayıp ülke ve millet ekseninde temel bütünlüğü sarsmak adına süslü politikalar içerisinde görünmez hamleler yapmak için sivil itaatsizlik tezini güncelledi.

Sivil itaatsizlik demek Fetö’nün yapamadığı darbe girişimini ABD’nin NATO’ nun psikolojik harp süreci ile yapmaya teşebbüs etmesi demektir.

Yakın zamanda göreve gelecek olan yeni ABD Ankara Büyükelçisi olacak zat bu konu üzerine şimdiden görüşler beyan etmeye başladı.

Ülkemizde genel ve güncel gelişmeler gözden geçirilip ABD’nin gizli silahı olan sivil itaatsizlik tezi önlenmelidir. Bu tezin yerine toplumu kucaklayıcı bir şekilde bütünlüğü sağlayan ve kazanımları ortak bir kullanıma sevk edecek politikalar geliştirilmelidir.

Serdar BOZDOĞAN
Stratejist/Yazar

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.