KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Serdar Bozdoğan: ABD İÇİN STRATEJİK ORTAKLIKTAN NATO MÜTTEFİKLİĞİNE DÖNÜŞEN TÜRKİYE VE ORTADOĞU’DA YENİ DENGELER

Serdar Bozdoğan: ABD İÇİN STRATEJİK ORTAKLIKTAN NATO MÜTTEFİKLİĞİNE DÖNÜŞEN TÜRKİYE VE ORTADOĞU’DA YENİ DENGELER

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 5 dk okuma süresi
4 0

ABD ile Türkiye arasında görülmez bir gerilim günden güne artıyor. ABD için Türkiye stratejik ortağımız ibaresinden NATO müttefikimiz Türkiye sürecine dönüşmesi hassas bir şekilde analiz edilmelidir. Türkiye artık kendi göbeğini kesecek güç ve kuvvete sahip olmasından en çok rahatsız olan ülke ABD’dir. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası istenilen hedefe ulaşamayan ve NATO güdümünde kullanılan FETÖ unsurları tavsiye edildiği için Türkiye’ de ve Ortadoğu’da hareket kabiliyetini günden güne kaybediyor. Bu yüzden Türkiye stratejik ortak değil sadece NATO müttefiki olarak görülüyor.

Bu süreçlerin yanı sıra Türkiye üzerinde güç kaybeden ABD artık NATO politikaları aracılığı ile bölgesel yeni askeri üs ve hücre yapılanmaları çalışmalarına hız verdi. Türkiye ile anlaşamayan ama güç dengesi düşük olan ülkelere askeri üs ve teknik ekipler aracılığı ile destekler verip hem o ülkeleri himayelerine alıyor hem de Türkiye’ye karşı kışkırtma gafletinde bulunuyor.
Bir taraftan Karadeniz de artan enerji politikalarında mücadele, bir taraftan Ege Denizinde artan tansiyon, diğer taraftan Akdeniz sahasında güç mücadeleleri hızla artarken terörle mücadele alanında Türkiye’nin sarf ettiği başarı en başta ABD’yi rahatsız etmektedir.

Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Sn. Cihat YAYCI’ nin öncülüğünü yaptığı mavi vatan tezi gün geçmeden devlet politikası ve milli güvenlik stratejisi haline dönüştürülmelidir. Bireysel kıskançlıklar vb. olumsuz kişisel süreçler bir tarafa bırakılıp Sn. Yaycı’nın bilgi ve birikiminden istifade edecek bir süreç atmosferi oluşturulmalıdır. Örneğin Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN başdanışmanlık görevi ile Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Sn. Cihat YAYCI’ yı aktif bir şekilde sürece yeniden dahil etmelidir.

Öte yandan ABD’in kara propaganda ve gayrinizami harp stratejileri yeniden gözden geçirilmelidir.
ABD hedef ülkede; Ekonomik krizleri fırsata çevirip sosyal politikalar alanında kara-propaganda çalışmaları ile kutuplaşmayı hızlandırıp siyasi çatışma olanağını zorlamak için en çok da medya operasyonlarına hız vermektedir.

Dün iktidar imkanlarından istifade ederken nara atanlar bugün mevcut yeni sistemi ilk eleştirenler olduğu görülmektedir. Batmak üzere olan gemiyi ilk fareler terk eder. Bu fareler gemi batmadan bulunup ifa ettikleri olumsuz eylemlerin önlenmesi gerekiyor. Şunu bilmelidirler ki köstebeklikten hiç kimseye hayır gelmez.

Bugün ABD Bulgaristan, Yunanistan, Irak üzerindeki askeri üs ve teknik ekipmanların sayısını yüksek seviyede artırmış durumda. Uluslararası düşünce kuruluşları aracılığı ile günden güne ülkemizin kredisini azaltacak sivil diplomasi çalışmaları artmış durumda. Ham madde temininde fiyat artışı, ara ürün ihtiyacında kota ve enerji politikalarında fiyatların artması ile ülke yönetimi ve millet arasında kutupların gerilmesi hedeflenmektedir.

Bu hususta Türkiye’yi yöneten siyasi idare savaş politikalar stratejisine yönelerek sanki bir harp ile mücadele eder gibi sürece her açıdan odaklanmalıdır. Dünya da yeni bir denge kuruluyor. Bu dengenin adı yeni dünya merkezi olan Avrasya’dır. Avrupa, Asya, Orta Asya, Afrika, Ortadoğu arasında kurulacak Avrasya stratejisinin merkezi Türkiye’dir.
Çünkü yukarıda saydığımız büyün kıtaların buluşma ve kaynaşma noktası olan ülkemiz dünyanın kalbi olurken aynı zamanda yeni dünya düzeninin beyin merkezi olacaktır.
Afganistan’da Taliban yükselişi, Irak’ da PKK/YPG uzantıları ve tüm dünya genelinde hücreleşen FETÖ/PDY oluşumları ABD desteği olmadan gerçekleşecek süreçler değildir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti milli güvenlik politikaları, hükümet politikaları, kriz kontrol politikaları ve sosyal politikalar alanında birbirinden ayrı ve bir birini tamamlar nitelikte stratejik planlamalar ile yol almalıdır.

Unutmayın, düşmanı yenecek en büyük hamle onun elindeki silahı ona karşı kullanmaktır.

Serdar Bozdoğan
Stratejist/Yazar

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir