ABD-TALİBAN MÜZAKERELERİ SONUÇ VERECEK Mİ?

Haşdi Şabi ve Hizbullah

Abhazya Cumhurbaşkanı Adayı Kendisinin Zehirlendiğini İddia Ediyor

21 мая 1864 года, или сохранится ли Российская Федерация

SEÇİM ÖNCESİ NEHRU-GANDHİ “HANEDANLIK” TARTIŞMASI

Gündem 25 Ocak 2019
109

Hindistan’da her yıl bir seçim yapılır desek, abartmış olmayız. Federe birimlerde federe meclisler için farklı tarihlerde yapılan seçimler her beş yılda bir yenilenir. 2019 yılı içinde on federe birimde seçim yapılacaktır ama bu yılı seçim açısından önemli kılan genel seçimlerin yapılacak olmasıdır. Hindistan halkı, Hindistan Parlamentosu’nun iki kanadından biri olan 543 sandalyeli Lok Sabha (Halk Meclisi) için sandık başına gidecektir.
İktidardaki Bharatiya Janata Partisinin politikalarına yönelik eleştiriler / tepkiler ve daha da önemlisi federe birimlerdeki seçimlerde ana muhalefet Kongre Partisinin gösterdiği başarı, genel seçimleri Kongre Partisinin kazanacağı yönünde bir öngörüye imkân vermektedir.
23 Ocak 2019 tarihinde Kongre Partisinin aldığı bir karar genel seçimler öncesi Hindistan’da tartışma başlatmıştır. Bu karar Hindistan’ın eski başbakanlarından Cevarhirlal Nehru ile Indra Gandhi’nin torunu, Hindistan’ın en genç başbakanı unvanını taşıyan Rajiv Gandhi’nin kızı Priyanka Gandhi’nin Kongre Partisine genel sekreter olarak atanmasıdır. Priyanka Gandhi’nin, genel seçimlerde aday olup olmayacağı şimdilik bilinmemektedir.
“Bu kararda tartışacak ne var?” sorusu akla gelebilir; ama tartışma yaratan Kongre Partisinin genel başkanının Priyanka Gandhi’nin ağabeyi Rahul Gandhi, eski başkanının da annesi Sonia Gandhi olmasıdır; Sonia Gandhi hala parti üyesi olarak çalışmaya devam etmektedir.
Kongre Partisi taraftarlarının kararı memnuniyetle karşıladığını ve Priyanka’nın Kongre Partisine ve Hindistan siyasetine dinamizm getireceğini umdukları görülmekte, Priyanka’nın “oyun değiştirici” olarak tanımlanması dikkat çekmektedir.
Priyanka Gandhi’nin siyasete girişini Kongre Partisi için bir avantaj ve “oyun-değiştirici” olarak tanımlayanların gerekçe olarak Priyanka’nın Nehru-Gandhi ailesine mensup olmasını sunması ise biraz düşündürücüdür; zira zaten parti Nehru-Gandhi ailesinin kontrolü altındadır. Dolayısıyla Priyanka’dan sırf ailesi nedeniyle siyasette “oyun değiştirici” rol beklemek tuhaftır ve “acaba Rahul Gandhi siyasette yeterli görülmemekte midir?” sorusunu da akla getirmektedir.
Hindistan siyasetini takip edenler Rahul Gandhi’nin pek bir isteksiz siyasetçi olduğu için eleştirildiğini bilirler; siyasete zoraki sokulmuş gibi bir havası olduğu söylenir. Ancak Priyanka da geçmişte verdiği bir demeçte politikaya girmek istemediğini söyleyerek siyaset konusundaki isteksizliğini açıkça ifade etmiştir. Bu noktada Priyanka da mı siyasete mecburen giriyor acaba diye düşünmeden geçemiyoruz.
Priyanka Gandhi’nin siyasete girmesi ile başlayan tartışma iki yönlüdür. Tartışmanın birinci yönü Parti lideri Rahul Gandhi’nin siyasette başarılı olup olmadığına dairdir ve bu kapsamda Priyanka’nın siyasete atılması Rahul’un başarısızlığının ilanı olarak okunmaktadır. İktidardaki Bharatiya Janata da bu şekilde okumuştur.
Tartışmanın ikinci yönü ise cumhuriyet ile yönetilen Hindistan’da hanedanlık üzerinedir. Bu tartışma elbette yeni değildir; Hindistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1947 yılından beri Hindistan siyasetinin Nehru-Gandhi ailesinin kontrolünde olması altı çizilen bir gerçektir. Hatta “Kongre Partisi eşittir Gandhi’ler” denilmektedir. Ancak Priyanka’nın siyasete girişiyle Bharatiya Janata Partisi de “hanedanlık” kavramı üzerinden Kongre Partisine yüklenme fırsatını yakalamıştır. Başbakan Modi Bharatiya Janata’da bir kişinin veya bir ailenin ne istediğine dayanarak karar alınmadığını, ailenin Parti değil, Partinin aile olduğunu ifade etmiştir.
Priyanka Gandhi’nin siyasete girişiyle başlattığı tartışma belli ki genel seçim tarihine kadar sürecektir.
Doç. Dr. Dilek YİĞİT

Yorumlar