Şimdi yükleniyor

Sahib Kerimli: Küresel Güç, Sistemler ve İran’ın Geleceği

Trump da Netanyahu da sistemin planlarını hayata geçiren figürlerdir. ABD, İsrail ve genel olarak “sistem” kurabilmiş ülkelerin tamamında stratejiler bireyler üzerine inşa edilmez; bireyler üzerinden sadece taktikler geliştirilir.
Eğer sistem, korkutarak küresel sonuçlar elde etmek istiyorsa, “korkutucu” isimleri seçer.
Eğer yumuşak güç (soft power) kullanarak sonuç almak istiyorsa; demokrasi ve insan haklarından bahseden, “nur yüzlü” kişileri lider seçer.
Sistem Sahibi Ülkeler ve Otoriter Rejimler
İran da bir sistemi olan ülkedir ve bu yönüyle klasik otoriter ülkelerden keskin bir biçimde ayrılır. Otoriter ülkelerde lideri korkutmak veya değiştirmek, küresel güçler için bir günlük bir operasyondur. Bugün İngiltere-ABD-İsrail koalisyonu, küresel gücün asıl sistemini temsil eder.
Çin, Rusya, Fransa, Almanya, Japonya, Türkiye ve İran da kendi sistemleri olan ülkelerdir. Elbette bunların hepsi ana küresel güce karşı çok ciddi bir alternatif veya rakip değildir; birçoğunun sistemi eksiklidir. Ancak bazılarının köklü gelenekleri vardır. Geçmişteki kadar güçlü olmasalar bile o sistemin izleri hâlâ diridir. Fırsat bulduklarında kendi mükemmel sistemlerini kurma potansiyeline ve hafızasına sahiptirler. Dünya tam da bu yüzden bu kadar karışıktır; çünkü tüm taraflar birbiriyle bir hibrit savaş içerisindedir.
İran Meselesi Nasıl Sonuçlanacak?
Küresel güç; ister Çin’i çevrelemek, ister İsrail’in güvenliği, isterse Kürtlere devlet kurdurarak yeni bir tampon bölge oluşturmak için olsun, İran’ı bir “sistem” olarak mağlup etmeye kesin karar vermiştir. Burada kritik soru şudur: Küresel güç İran’ın teokratik sistemini yok etmek mi istiyor, yoksa onu mağlup etmek mi?
Birinci Seçenek: İran’ın parçalanmasıyla sonuçlanır.
İkinci Seçenek: Mevcut sistemin ele geçirilmesidir.
Savaşın gidişatından ABD-İsrail askeri güçlerinin niyeti kısmen anlaşılıyor. Önümüzdeki haftalarda İran’ın füze potansiyelini tüketmek ve ateş noktalarını imha etmek istiyorlar. Şu an İran hava sahasında tam kontrol sağlanmış durumda; Çin ve Rusya’nın hava savunma sistemleri hem sayıca az kaldı hem de yetersiz çıktı.
Tasfiye Süreci:
*Sistemin sembolik, idealist ve koruyucu figürleri devre dışı bırakılıyor.
*Dini lider öldürüldü, çevresindeki isimler tasfiye ediliyor ve bu süreç devam edecek.
Devrim Muhafızları’nın (SEPAH) seçkin kadroları öldürüldü, kalanlara yönelik nokta atışı operasyonlar sürecek.
Büyük Plan: Tepkisiz Bir Devlet
İran’ın ne füze stoku ne de personel potansiyeli sonsuzdur. Üstelik küresel istihbarat servisleri, sistem kadrolarının bir kısmını devşirmiş durumda ve bu kişileri öldürmüyorlar. Temel amaç; birkaç hafta içinde halkına ve dünyaya karşı tepki veremeyen bir İran devleti izlenimi yaratmaktır. Bu durumda, sistem içinde sağ kalanlar kapitülasyonu (teslimiyet belgesini) rahatlıkla imzalayacaklardır.
Asıl Soru İşaretleri:
Bu teslimiyetten sonra sistem tamamen dağıtılıp yeni bir anayasa ile seküler bir düzene mi geçilecek? Yoksa teokratik sistem, bir “ajan yapı” vasıtasıyla bir süre daha devam mı ettirilecek?
“Bu sorular, Azerbaycan devletini ve halkını da ciddi şekilde düşündürmesi gereken kader sorularıdır. Bu yangın yeri tam altımızdadır; henüz sıcaklığı gelmese de dumanı gelmeye başlamıştır…”

Yorum gönder