Şimdi yükleniyor

Sahib Kerimli: Dünya Çin Yüzünden Değişiyor!

Çin yüzünden bu kadar popüler olmayan kararlar alınıyor, krizler yaşanıyor, pandemiler oluyor, savaşlar çıkıyor; ülkeler ve uluslararası örgütler dağılıyor.
Dünya nüfusunun her 6 kişisinden biri Çinli. Bu sayı, dünyanın geri kalanıyla rekabet etmek için yeterlidir. Çin her alanda süratle gelişiyor; teknolojik açıdan neredeyse kimseden geri kalmıyor.
Çin’in insan gelişimi, eğitim ve öğretim için uyguladığı devlet programları öyle bir seviyede ki, yakın gelecekte dünya ülkelerinin tamamının birleşse bile onunla rekabet etme imkânı kalmayacak. Çinli çocuklar ve öğrenciler öyle bir eğitimden geçiriliyor ki, gelecekte onların karşısında durmak çok zor olacak.
Üstelik Çinliler zor asimile oluyorlar ve kendi kültürlerine çok bağlılar. Dünyada manevi krizi derinleştiren sosyal medya, özellikle de TikTok, Çin’de insanlara zarar veremiyor. Çin’in kendi içindeki TikTok’taki yozlaşmalar Çinliyi etkilemiyor; çünkü Çin’de zararlı içeriklere bakamazsınız, onlara sıkı bir filtre uygulanıyor.
Çin, dünya ülkelerinin tamamına yatırım yapıyor, stratejik projeleri finanse ediyor, borç veriyor; limanları ve toprakları satın alıyor. Bu eğitim, bu disiplin ve bu ekonomik imkânlar, gelecekteki tehlikenin tablosunu gözler önüne sermeye yetiyor.
Düşünün ki; dünyanın tüm ülkelerinde halkların geçmişinden ve kültüründen kopmaya başladığı, bireyselciliğin yükselip kolektivizmin azaldığı bir dönemde; herkesten daha eğitimli, becerikli, paralı ve kolektif ruhu olan Çinliler nasıl büyük iddialar ortaya koyacaklar.
Peki, Çin’in zayıf noktası neresidir, nasıl kontrol altında tutulabilir?
Bu zayıf nokta enerji kaynaklarıdır. Çin’in enerji kaynakları, kurduğu hayaller için yeterli değil. Çin’i durdurmanın tek yolu onu enerji ablukasına almaktır.
Trump’ın ilk başkanlık döneminde Paris İklim Anlaşması’ndan çıkması, Biden gelir gelmez geri dönmesi tesadüf değildir. Trump, ikinci dönem seçim kampanyasında açıkça belirtti: Dünyadaki iklim krizi denilen mesele uydurmadır, karbondioksit zarar vermez, yeşil enerji boş muhabbettir. Yakın zamanda ABD yeniden Paris İklim Anlaşması’ndan çıktı. Amaç, sanayide fosil yakıtların ve enerji kaynaklarının etkisini artırmaktır. Enerji lobileri de bunda çıkara sahiptir. Çin’i başka türlü durdurmak mümkün değildir, ancak enerji ile sıkıştırılabilir.
ABD ve müttefikleri de tam olarak bunu yapıyor.
Venezuela’da yaşananlar da, İran’da yaşanacak olanlar da, Rusya ile yakınlaşma da, hatta Trump tarafından bugünlerde Norveç ve Danimarka’nın (Grönland yüzünden) hedef alınması da Çin yüzünden gerçekleşiyor.
Rusya-Ukrayna savaşında da Çin faktörü var, bizim Karabağ (Vatan) Savaşımızda da vardı. Avrupa’da Çin’in en büyük ekonomik ortağı Almanya’dır. İngiltere-ABD-İsrail ittifakı, Almanya’nın Rusya ile enerji iş birliğini bu savaşla zayıflattı. Rusya-Ukrayna savaşı başlar başlamaz Baltık Denizi’nin altından geçen Kuzey Akım gaz boru hattı patlatıldı. Biz Karabağ savaşını yapabildik çünkü “Orta Koridor” meselesi vardı.
Çin, İran ile derin bir iş birliği sistemi kuruyordu, 25 yıllık bir program kabul etmişlerdi. İran’dan sonraki hedef Orta Asya olacak. Kazakistan başta olmak üzere, buradaki enerji ülkelerinin Çin ile olan iş birlikleri kontrol altına alınacak.
Çin, kadim zamanlarda dünya ile arasına ördüğü Çin Seddi’nden dışarı çıktı. Bu, cinin şişeden çıkması gibi bir şey oldu. Şimdi Çin’e karşı bir enerji seddi inşa ediliyor ki, cini tekrar şişesine geri sokabilsinler. Bizi en çok etkileyecek hadise olan “molla rejiminin” çöküşü de, bu “cinle-şeytanla” yapılan iş birliği yüzünden gerçekleşiyor.
Sahib Kerimli

Yorum gönder