Թուրքիան ու Ռուսաստանը խեղդում են Հայաստանը

Milli Mücadeledeki Önemli Merkez; Sivas

Rus uzman: 24 Kasım, olası Türk-Rus savaşı için bir provokasyon idi

В России продлили нерабочие дни до 30 апреля из-за коронавируса

Rus muhalefetin gözünden: “Rusya gerçekleri”

Gündem 30 Mayıs 2020
100

Rus muhalefetin gözünden: “Rusya gerçekleri”Rusya’nın en popüler siyasetçileri arasında yer alan ve aynı zamanda “Yolsuzlukla Mücadele Vakfı’nın” Avukatı olan Lyubov Sobol, Diriliş Postası’na konuştu. Başkan Putin’in devlet gücünü kullanarak kendisinden başka alternatif olmadığı yönünde algı yapmaya çalıştığını belirten Sobol, “Putin, alternatif seçilmesini engellemek için devlet gücünü kullanarak seçimleri manipüle ediyor ve tek aktör kendisini gösteriyor” dedi.

Merhabalar, dünya genelinde Rusya’daki muhalefetin durumuyla ilgili doğru bilgiye ulaşma sorunu var. Bildiğiniz gibi Türkiye’de Rus medyasını temsilen yalnız “Sputnik” haber ajansı faaliyet göstermekte. Türk kamuoyu sizi ve Rus muhalif kanadını yeterince tanımayabilir. Bize kendinizden bahseder misiniz?

Ben “Geleceğin Rusya’sı” Partisinin liderlerinden biriyim, 9 senedir kâr amacı gütmeyen “Yolsuzlukla mücadele” kuruluşunda araştırmacı ve hukukçu olarak görev yapmaktayım. Bunun yansıra Youtube üzerinden kendime özgü haber programları yapmaktayım. Üniversite eğitimimi yüksek puanla tamamladım. Ortodoks’um, evliyim ve bir kızım var. Partimize gelince Uzun zamandır partimizi resmi olarak kayda almıyorlar. İktidar, partimizi resmileştirme işlemini 9 kere reddetti. Amaç bizlerin seçime girmesini engellemektir. Bütün engellemelere rağmen partimiz, ülkenin dört bir yanından yüzbinlerce kişi tarafından destekleniyor ve faaliyet gösteriyor.

SPUTNİK KREMLİN’İN PROPAGANDA ARACIDIR

Türkiye’de Rus medyasını temsilen “Sputnik” dışında başka bir medyanın olmaması çok üzücü. Çünkü “Sputnik” tek bir görüşün yani sadece Kremlinin bakış açısını yansıtan propaganda aracıdır. Rusya’da tüm devlet kanalları ve bazı özel basın Kremlin’in kontrolü altında faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla söz konusu bu medya objektif resmi yansıtmamaktadır. Rusya’da Basın özgürlüğü ise sadece internet ortamında gerçekleşebiliyor; Twitter, Facebook ve bazen İnstagram’da. Düşünün bazı ülkelerde sadece yemek resimleri paylaşılan İnstagram bizde haklımızı ilgilendiren siyasi konuların gündeme getirildiği bir mecra oluyor. Bunlar Rusya’nın gerçekleridir. Ancak ülkemizde Youtube’ta faaliyet göstermemizde bir engel yoktur. Ben ve ekibim (Liderimiz Aleksey Navalnyi, Rusya Cumhurbaşkanı adayı) fikirlerimizin duyurulması ve mücadelemizin devam etmesi için başta Youtube olmak üzere sosyal medyada da faaliyet göstermekteyiz. Kendimin de yapımcılığını yaptığım Youtube Kanalımız 5,3 milyon takipçisi var. Bu mecrada bizler yolsuzluk araştırmalarını, iktidarın rüşvet çarkını ve ülkemizde olan bitenleri haber programları üzerinden aktarıyoruz.

Aleksey Navalnyi

İktidar aktif şekilde faaliyetlerimizi engellemeye çalışıyor, dava arkadaşlarımı onlarca defa usulsüz yargıladılar. Şu anda siparişle adaletsiz ve haksız bir şekilde 3,5 milyon dolar tazminat ödemem için temelleri olmayan ceza verdiler. Beni kaç kere suçsuz yere tutukladılar, parti lideri olan Aleksey Navalnyi’ın kardeşini haksız yere 3,5 sene tek hücreli odada hapsettirdiler. Bizi destekleyenlerin sürekli olarak banka hesapları bloke ediliyor, kanıtsız ve haksız bir şekilde özellikle geceleri evleri basılıyor. Rusya’daki muhalefetin durumu şu an da böyle. Biz mücadele etmeye devam ediyoruz, çünkü ülkemizi seviyor ve Rus halkının daha iyi bir hayatı hak ettiğine inanıyoruz. Bizim ilkelerimizin başında güçlü ekonomi, dürüst ve dengeli dış politika, bağımsız yargı ve basın özgürlüğü geliyor.

PUTİN’İN POPÜLARİTESİ AZALIYOR

Türkiye’den baktığımızda Vladimir Putin’in siyasi arenada yüksek bir reytinge sahip olduğunu görüyoruz. Putin’e oy veren ve destekleyen kitlenin hale Rusya’da çoğunluk olduğu da iddia ediliyor. Sizce bu gerçek mi?

Hayır, Putin’in reytingi 2000’li yıllarda oldukça yüksekti. Son yıllarda ise giderek azalıyor. Putin, Kırım’ın ilhak edilmesi nedeniyle reytingini artırmayı başardı ancak şimdi onun geleneksel seçmenleri bile bu agresif politikalardan, Rus televizyonlarındaki Batı, ABD ve Ukrayna’nın sorunları hakkında sürekli yapılan tartışmalardan bıkmış durumda. Putin’in reytingindeki önemli düşüşü Kremlin yanlısı anketçiler ve sosyologlar tarafından bile dilendiriliyor. Hükümet yanlısı VTsIOM’a göre Putin için güven derecesi yüzde 27’dir. Rusya’da İktidar Partisi üyeleri parlamentoda ve devletin yetkili organlarında daha fazla yer alıyorlar. Muhalefet adaylarının seçilme ve oy kullanma hakkının olmaması nedeniyle de Devlet Duma’sında ve yasama organlarının çoğunluğu iktidar yanlısı. Bütün bunlara rağmen resmi reyting yüzde 33’tür, yani vatandaşlarımızın çoğu tarafından desteklenmemektedir. Putin, gerçek anlamda alternatif adayların ve partilerin seçilmesini engellemek için elindeki devlet gücünü kullanarak seçimleri manipüle ediyor ve tek aktör kendisi ve partisini gösteriyor. Bu aslında bir efsaneden ibarettir.

Bugün de Rusya’da Putin’in alternatifleri var diyebilir miyiz?

Ülkemizde 140 milyondan fazla insan yaşıyor. Tabii ki Putin’e alternatif var. Parti lideri veya cumhurbaşkanı adayı olabilecek birçok yetenekli kişi şimdi siyasi baskı ve korku nedeniyle fikirlerini beyan etmekten çekiniyor. Şahsen Cumhurbaşkanı adayı olarak Alexei Navalnyi’ye destek veriyorum ve ülkemizin refahını ve başarısını sağlayabileceğine inanıyorum. Kendisi eğitimli bir avukattır, yetenekli bir yönetici, ilke olarak insan haklarını ve özgürlüklerini savunur, iktidarın tüm baskılarına rağmen yolsuzluklara karşı mücadele ediyor. Kendini zenginleştirme ve gücünün korunması yerine Rusların ortak iyiliği hakkında düşünen bilge ve sorumlu bir liderdir. Putin, Navalnyi’den ve ona yenileceğinden korkuyor tam da bu nedenle sandığa gitmesine izin vermiyor, böylece Navalnyi resmi oylamaya katılamıyor. Oysa Navalnyi Rus muhalefetinin lideri ve çok popüler bir siyasetçi olarak başkanlık yarışına katılması engellenmemeli.

Post-Sovyet ülkelerindeki yolsuzluk ve rüşvet olayının çığır açması durumu, bilindik bir olay, sizce bu durum Rusya’da da yaygın mıdır?

Ne yazık ki, Rusya fazlasıyla rüşvete batmış bir ülke. Bugün Rusya Kenya’yla aynı pozisyonda, yolsuzluk indeksi boyunca 137. sıradalar. Rüşvet her ülkede var ancak bizdeki özelliği sistemsel olması. Rüşvetten dolayı ekonomimiz zarar görüyor. İşletmeler büyüyemiyor. Rusya’nın mevcut iktidarının ise yolsuzlukla mücadele için hiçbir siyasi iradesi yoktur, aksine Putin bu sistemi yarattı ve bu sistem onun 20 yıllık liderliğinin sonucudur. Tüm iktidara yakın insanlar şimdi saraylara, özel jetlere ve milyarlarca dolar servete sahibi olurken ülkemizde sadece resmi rakamlara göre yoksulluk sınırının altında 20 milyon insan yaşıyor. Yolsuzluk Rusya’nın büyümesini engelliyor. Sadece yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, yatırımcıların % 93’ünden fazlası Rusya’da iş yapmayı tehlikeli buluyor.

Rusya’da muhalefet ve iktidar arasında diyalog var mı? Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, Navalnyi ile münazara yapmaya söz vermişti, ancak gerçekleşmedi. Sizce, sebebi nedir?

Ekibimiz tarafından gündeme getirilen sorunlar, çağrılar, özellikle bu kriz esnasında halkı destekleme, virüsle mücadele etmeleri ve bizim seçimlere gitmemize izin vermelerine dair açık çağrılarımıza karşı reaksiyon vermeden geçemiyorlar. Ancak soruların cevapları ve politikalarındaki değişiklikleri açıklamaları yerine tepkileri genellikle cezai kovuşturma ve üzerimizde baskı oluşturmak oluyor. Bir yandan da kendileri açmazda kalıyorlar. Çünkü, toplumun desteğinden ötürü adil ve gerçekçi taleplerimizi görmezden gelmeleri daha zor. Öte yandan Kremlin, demokratik değerleri savunan muhalefeti marjinal bir azınlık olarak konumlandırmak istiyor. Aslında durum böyle değil Maria Zakharova kendini diyaloğa açık bir kişi olarak konumlandırmaya çalışıyor, ancak yalnızca Kremlin’in çıkarlarına hizmet etmesi gereken bir memur. Hiç şüphem yok ki, ona muhalefet lideri Navalnyi ile canlı yayında tartışma programına katılmasını yasakladılar. Çünkü muhalefet liderine önem vermedikleri algısını oluşturmak istediler.

Lyubov Sobol kimdir?

Lyubov Sobol -Rusya’da en önemli siyasi aktörlerden biri olup, Rusya’nın önde giden en popüler siyasetçileri arasında yer almaktadır. Rus Muhalefet Koordinasyon Konseyinin listesinde 25 bin 270 oy ile Boris Nemtsov ve Sergey Udaltsov gibi ünlü politikacıları geçerek 15. sırada bulunan Lyubov Sobol BBC tarafından 2019 yılında dünyanın 100 ilham verici ve etkili kadından biri olarak seçilmiştir. Bugünde Sobol, Rusya’da geniş kitleye sahiptir. Sadece sosyal medya hesaplarından günde milyonlarca kitleye ulaşabilmekte. Sobol, Kırım meselesinde, Rusya’nın politikasını açıkça kınamış ve bunun ilhak olduğunu, dolayısıyla Kırımın geri verilmesi gerektiğini savunan nadir politikacılardandır. Sobol, ayrıca küresel salgın döneminde Türkiye’nin yürüttüğü mücadeleyi örnek olarak ülkesinde defalarca göstermiştir. Türkiye’nin bu mücadelesini ve sağlık sistemini takdir ederek, Rusya’nın da aynı mücadeleyi sürdürmesini savunmuştur.

PUTİN HIRSLARIYLA HAREKET EDİYOR

Partiniz iktidar olursa Rusya’nın uzun süredir devam eden dış politikasını değiştirecek misiniz?

Putin’in dış politikası genellikle diğer ülkelerle olan ilişkileri başarısızlıkla sonuçlanıyor. Kırım’ın ilhakından sonra Batılı ülkeler Rusya’nın G8’in çalışmalarına katılmayı reddettiklerini ve G7 formatında toplantılar düzenlemeye başladıklarını görüyoruz, uluslararası yaptırımların etkisini görüyor ve hissediyoruz. Rusya’nın öncelikle ülkesinin refahına ve ekonominin büyümesine dikkat etmesi lazım. Ülkemizin diğer ülkelerle ortaklıklar kurması, ekonomik açıdan karlı sözleşmeler yapması, terörizm ve uyuşturucu sorunu gibi küresel meselelerle mücadelede deneyim alışverişinde bulunması gerektiğine inanıyorum. Putin iç ve dış politikada kişisel egoları ve hırsları ile hareket ediyor, buna göre “Arkadaş ediniyor” ya da ülkeleri “düşman” olarak görüyor, genellikle ülkenin çıkarlarından ziyade kişisel tercihlere dayalı kararlar alıyor. Örneğin, hiçbir hukuki, ahlaki, objektif veya başka da sebep olmaksızın, Ukrayna’nın doğusunda savaş başlattı. Bu çatışma ortamı “Maydan” hareketlerinin başlamasına ve akabinde eski Başkan Yanukoviç’in ülkeden kovulması için bir intikam gibiydi. Böyle bir politikanın hem ülkemizin uluslararası imajını olumsuz etkilediğine hem de yapay olarak yaratılmış çatışmalara ve binlerce kişinin ölümüne yol açtığına ve aynı zamanda ülkenin iç durumunu da olumsuz etkilediğine inanıyorum. Ülkenin iyiliği için harcanabilecek parasal, insan kaynağı, büyüme ve refahın oluşturulması, etkili bir sağlık sisteminin kurulması ve eğitim sisteminin iyileştirilmesi için gereken kaynaklar Putin’in ihtiyaç duyduğu çatışmalara çekilir ve böylece kendisini uluslararası bir lider olarak hisseder. Putin kendisini Angela Merkel ve Macron ile aynı masada oturan ve dünyanın yapısını değiştiren kaderin hakemi olarak hayal ediyor. Aslında, Putin vatandaşların refahını artırarak değil, çatışmalara katılarak güçlü bir hükümdar imajı yaratmaya çalışan zayıf bir politikacıdır. Bence ülkenin büyüklüğü savaşlarla değil, güçlü bir ekonomi, vatandaşların refahı, hak ve özgürlüklerinin korunmasıyla ölçülmelidir.

Kırım’ın ilhakı hakkında ne düşünüyorsunuz? Ayrıca Dağlık Karabağ hakkında yorumunuz ne olurdu?

Kırım’ın ilhak edilmesi yasadışı olarak gerçekleştirildi. Kırım’ın ilhak edilmesi, Ukrayna ve Rusya yasalarının varlığını ihlal etti. Kırım sakinlerinin iradesi manipüle edildi ve 2014’te Kırım halkının düşüncelerini öğrenmek için yürütülen kamuoyu araştırmaya göre, kabul edilen referandum gerçek, açık ve şeffaf bir şekilde gerçekleşti denilemez. Putin’in yetkisini aştığına ve yasa dışı hareket ettiğine inanıyorum. Şimdi, Kırım’ın Ukrayna’ya iade edilmesi gerektiğini bildiren herhangi bir Rus ülkemizin anayasası kapsamında cezai olarak sorumlu tutulabilir. Kırım’la ilgili durumun hızlı bir şekilde çözülemeyeceğini de anlamamamız gerekiyor; böyle bir karar sadece bir kişi değil, her iki ülkenin politikacıları, uluslararası toplum tarafından verilmelidir. Ve elbette Kırım sakinlerinin çıkarlarını dikkate almak, manipülasyon ve askeri baskı olmadan seçim yapmalarını sağlamak gerekir. Dağlık Karabağ’daki uzun süreli çatışma ve kriz hakkında bence, karar Rusya tarafından değil Azerbaycan ve Ermenistan tarafından verilmelidir. Rus politikacılar sadece bu zor çatışmanın müzakere ve diplomatik çözümüne yardımcı olabilir, bu ülkelerin halkları asıl kararı verebilir ve sadece onların iradelerini desteklenebilir.

Rusya Kovid-19 ile mücadelede neden başarısız?

Putin 20 yıl iktidarda olmasına rağmen sağlık sistemini halledemedi. Ülkedeki sağlık sistemi çok eskimiş, tıbbı ekipman yıpranmış durumda, Rusya’nın diğer bölgelerindeki hastanelerin hali acınası durumda. Moskova’da iyi diyebileceğimiz göstermelik hastaneler bulunmakta ancak bunlar sadece istisna. Doktorların maaşları ise Rusya’da çok düşük. Salgının başlangıcında beri defalarca beyan ettiğimiz hususlardan biri de doktorların kişisel koruma malzemelerinin eksik olmamasıydı, çünkü hastaneler virüsü bulaştırıcı ortam haline gelebilirdi. Ancak bu talebimiz yerine getirilmedi. Hükümet meseleyi ciddiye almadı, sağlık sistemine çok az bütçe ayrılıyordu. Bağımsız araştırmacılara göre Rusya’da sağlık personellerinin ölümü başka ülkelere göre 16 kat daha fazla. Bunun yanı sıra Putin 15 Mayıs’a kadar sağlık çalışanlarına maddi yardım edeceğine dair söz vermişti ancak ülkenin her tarafından sağlık çalışanlarının bu yardımı almadıklarına dair açıklamalar geliyor.

SALGIN SÜRECİ İYİ YÖNETİLEMEDİ

Birincisi, ülkedeki tüm istatistikler iktidardan yana oluşturuluyor. Örneğin, binlerce insan yolsuzlukla mücadele mitinglerine çıktığında polis rakamları 10 kat azaltarak gösteriyor ve bu sadece bir kere olmadı. Sosyal medyadan gelen sayısız mesajlara göre; Hükümet, virüsten ölen insanların teşhisini değiştirerek başka hastalıktan vefat ettiklerini göstermekte. Böyle mesajların sayısı çok. Genel olarak Kovid-19 ile ilgili verilerin gerçek olmadığını görmek mümkündür. Diğer kurumların verdiği resmi istatistikler de birbiriyle uyuşmuyor.

Küresel salgın enerji fiyatlarının düşmesine de büyük etki etti, haliyle Rusya gibi enerji üreten ülkelerin ekonomik durumuna da etkilediği gözüküyor. Şu anda Rusya’daki ekonomik durum içerden nasıl gözüküyor?

Rusya’daki ekonomik durumlar çok kötü. Petrol piyasasındaki kriz korona virüs nedeniyle ekonominin çöküşüyle aynı zamana denk geldi. İş adamları arasında yapılan araştırmalara göre Rusya’daki küçük ve orta ölçekli işletmelerin yüzede 53’ü felaketin eşiğinde. Aynı zamanda, Rusya’daki küçük ve orta ölçekli işletmelerde 15 milyon iş yeri bulunmakta. Yani iflasın ve insanların kitlesel olarak işten çıkarılmalarının eşiğinde bulunuyoruz. Bence Petrol pazarındaki kriz yapay olarak beceriksiz yönetim tarafından yaratıldı ve bir devlet şirketi olan “RosNeft” şirketi başkanı İgor Sechin tarafından uluslararası krize dönüştürüldü. Sechin 1990 yıllarından beri Putin’e yakın isimlerden biri. Bloomberg’in iddiasına göre: Rusya’nın OPEC+ ile anlaşmazlığını başlatan Sechin’di ve bu da petrol fiyatlarında bir çöküşe yol açtı. Petrol fiyatlarındaki çöküşün bir sonucu olarak, Rusya’daki dolar önemli ölçüde yükseldi ve bu da sonuçta mal alımı konusunda yüksek fiyatlarla karşılaşmamıza yol açtı. Putin, Rus ekonomisini çeşitlendirmek ve petrole olan bağımlılığını azaltmak konusunda defalarca söz etti ancak yapmadı.

Ceyhun Aşirov ve Nazgul Kenzhetay/Moskova
Diriliş Postası

Yorumlar