Türk’ün Avrasyası…

Türkiye’nin Afrika açılımında Gambiya ordusu neden güçlendiriliyor?

Kabardey-Balkar Cumhuriyetinde Türkler ve Kabardeyler Arasında Gerginlik

Поставка С-300 в Сирию повысит безопасность в регионе, считает эксперт

Ruhani, İran Diasporası ve Kürdistan Referandumu: Bir Sığınak Olarak İran Milliyetçiliği

Gündem, İran 18 Eylül 2017
174

Geçtiğimiz günlerde, İran cumhurbaşkanı Ruhani yaptığı açıklamalar ile İran’ın dış siyaset stratejisine yeni bir unsur olarak eklenebilecek olan İran diasporasına değindi. Açıklamalarında, yurtdışında yaşayan İran vatandaşlarının kimliklerini korumalarının, kültürel, ekonomik ve akademik yönden gelişim sağlamalarının ve bu gelişimi İran’ın gelişimi adına kullanmalarının gerekliliğini vurgulayan Ruhani, bu durumun İran dış siyasetinde ve özellikle ABD ile ilişkilerinde önemli bir baskı unsuru haline gelebileceğini vurgulamıştır.
Yurtdışında yaşamakta olan İranlıların büyük bir çoğunluğunun İran rejimine duyulan antipati nedeniyle İran’ı terk etmiş olduğu ya da yaşam standartları açısından İran’dan daha gelişmiş ülkelerde yaşamı tercih etmiş oldukları göz önüne alındığında, Ruhani’nin bu açıklamalarını iki farklı şekilde okumak mümkündür. İlk olarak, Ruhani, İran’ın içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal sorunların yarattığı profesyonel insan kaynağı problemi nedeniyle yurtdışında yaşamakta olan İranlılara anavatanlarına hizmete ve sahip oldukları birikimi İran ile paylaşmaya davet etmektedir. İkinci olarak, dış ilişkilerinde artı bir faktör olarak İran diasporasını işlevsel hale getirmek isteyen Ruhani, özellikle ABD ile yaşanılan yaptırım gerilimi çerçevesinde etkili bir unsur olarak İranlıların rol almasını arzulamaktadır.
Yurtdışında yaşayan İranlıların, Ruhani’nin bu çağrısına ne ölçüde icabet edecekleri tartışmalıdır. Yıllar önce, İran rejimi dolayısıyla ülkelerinden sürgün edilmiş olan ve 2 nesillerini yaşayan İranlılar, İran rejiminin baskıcı uygulamalarından kaçmakta olan ve daha iyi bir hayat arzusuyla yurtdışına yerleşen İranlıların İran rejimine hizmet edebileceğini düşünmek rasyonel bir tahayyül olmayacaktır. Fakat bu durumu, İran rejiminin son yıllarda kendisini hapsettiği mezhepçi ve çatışmacı dış siyasetin hem iç hem de dış kamuoyunda yarattığı olumsuz sonuçları görerek İran milliyetçiliğine güç kazandırma arayışı olarak görmek mümkündür. Zira, kendisini mezhepçi ve radikal İslami kalıplara hapsetmiş olan İran rejimi için hem iç siyasette hem de dış politikada tek sığınağın İran milliyetçiliği olduğu ortadadır. Bundan sonraki süreçte, ABD ile gerilimler ve Kürdistan referandumu gibi konularda İran milliyetçiliğinin ön plana çıkarılmaya çalışacağı şüphesizdir. Özellikle Kürdistan referandumunun İran vatanına, sınırlarına ve ülke bütünlüğüne yönelik bir tehdit olarak nitelendirilmesi ile İran milliyetçiliğinin yeni dış politika söylemlerinde güçlü bir vurgu olarak yerini alacağı gözlemlenmektedir.
Çağatay BALCI/Kafkassam

Yorumlar