Kurtları seven Rus işadamı, Türklerin desteği sayesinde internetin yıldızı oldu

AVRUPA KOMİSYONU BAŞKANININ MEŞRUİYETİNİ TARTIŞABİLİRİZ… AMA ŞİMDİ DEĞİL!

ABD yeni savunma sekreter vekili Mark Esper

Esper: F 35 tam kapasite kullanılamayacak

Romanya ile Moldova’nın birleşmesi

Gündem 30 Mart 2018
198


Romanya ile Moldova’nın birleşmesi yönündeki “romantik” bilinç yeniden su yüzüne çıktı. Geçtiğimiz günlerde her iki ülkeden birleşmeyi savunan kesimler Moldova’da eylem yaptılar. Eyleme Moldova’daki AB yanlısı “liberal” partilerden ciddi destek gelirken, Romanya’nın bir önceki cumhurbaşkanı Traian Basescu da oradaydı. “Rumen milliyetçiliğinin” yeniden irredentizme yönelmesi ve Prut Nehri’nin her iki yanını birleştirme yönünde “Büyük Romanya” romantizmine yönelmesi, I. Dünya Savaşı’nın ardından yaratılmış olan Romanya’ya öykünenlerin hala var olduğunu gösteriyor. Tabi ki, bu en başta AB’nin başını ağrıtır. Zira Moldova bağımsız olurken, Romanya ile birleşmeyeceğine dair her iki taraftan da onay alınmıştı. Olayın bir diğer uzanım noktası ise hiç şüphesiz Transdinyester olacaktır. Birleşme yönünde hamle gelirse, Slav ağırlıklı nüfusu ve Rusya’ya bağlanmayı görev edinmiş yönetimiyle bu ayrılıkçı bölgenin “gidişinin” önünde Rusya haricinde kimse duramaz. Ne var ki, Rusya, Moldova’nın tamamını kaybetmemek ve NATO’nun bölgeye iyice yerleşmesinin (birleşme halinde Moldova’nın geri kalanı da NATO toprağı olur, AB üyeliğinin yanı sıra tabi) önüne geçebilmek amacıyla bu birleşmenin olmaması yönünde elinden geleni yapacaktır. Nitekim Moldova’nın Rusya yanlısı devlet başkanı Igor Dodon, birleşme yönündeki taleplere ve gösteriye çok sert çıkmıştır. Doğu Avrupa’da dengeleri sarsabilecek bu tarz bir hamle, başta Macaristan olmak üzere (bu ülkenin Transilvanya özelinde Romanya, Slovakya, Ukrayna ve hatta Hırvatistan’dan dahi toprak talepleri olabilir), birçok ülkenin “büyük” sözcüğüyle nitelenen irredentist hayallerini canlandıracaktır. Bölgenin oldukça hareketli bir revizyonizme saplanması işleri çok ama çok karmaşık hale getirecek ve özellikle Moskova’ya AB-NATO aleyhinde kullanılabilecek alan açabilecektir.
Göktürk Tüysüzoğlu

Yorumlar