KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. Rıza Talebi: Adayların belirlenmesi seçimin adil olmayacağını bu baştan ortaya koyuyor

Rıza Talebi: Adayların belirlenmesi seçimin adil olmayacağını bu baştan ortaya koyuyor

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 7 dk okuma süresi
37 0

Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin geçen 19 Mayıs’ta Azerbaycan dönüşünde helikopter kazası sonucunda hayatını kaybetmesi, İran’da önümüzdeki sene yapılması gereken seçimlerin erkene çekilmesine neden oldu.

Sadece cumhurbaşkanı değil dini liderliğin de en güçlü adayı olan Reisi’nin, hayatını kaybetmemesi durumunda Uzmanlar Konseyi toplantısında ülkenin en yüksekteki koltuğuna oturması kuvvetli ihtimaldi.

Ancak Reisi’nin kuşkulu biçimde hayatını kaybetmesi sadece İran siyasetinde değil bölgedeki durumlarda da bir dizi belirsizliklerin ortaya çıkmasına neden oldu.

Almanya’dan İran ve Ortadoğu uzmanı Rıza Talebi, 28 Haziran’da yapılacak İran cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili Independent Türkçe’ye değerlendirdi.

“Reisi’nin ölümü, bölgede de bir dizi belirsizliklerin ortaya çıkmasına neden oldu”

Rıza Talebi’ye göre, nükleer konusunda İran ile Batı arasındaki sorunların nihai çözüme kavuşmamasının yanı sıra, Irak, Yemen, Suriye ve Lübnan sahalarında Tahran’ın arkasında durduğu güçlere verilen düzensiz desteğin akıbeti de belli değil.

Talebi, “Ocak 2020’de Kasım Süleymani’nin Irak’ta ABD güçlerince katledilmesinden sonra askeri ve diplomatik alanlarda yaşanan başarısızlıklar dizisi sürüp gidiyor” dedi.

“Daha önce adaylığı kabul görmemiş şahısların da bu seçimde onaydan geçmesi ilginç karşılanıyor”

Batı ile müzakereleri askıya almasına rağmen İran’ın, Oman üzerinden ABD ile görüşmelerinin sürdüğünü hatırlatan Rıza Talebi, “Rusya ile kapsamlı stratejik işbirliği anlaşması Ukrayna sahasında Rusya’yı desteklemesine rağmen seçimden sonraya bırakıldı. Ekonominin sıkıntılı durumuna karşı yönelen protestoların dozunun giderek yükseldiği ortamda dini lider Hamaney’in oğlunun yönetimin en yüksek kademesinin başına geçmesine ilişkin söylentiler bu seçimleri daha önemli hale getiriyor. Seçilme hakkı bulunan bir dizi önemli insanın adaylığı Anayasayı Koruma Konseyi’nce reddedilirken toplumda karşılığı olmayan gayri ciddi insanların adaylığı tescil edildi” şeklinde konuştu.

“Daha önceki seçimlerde adaylığı kabul görmemiş şahısların da bu seçimde onaydan geçmesi ilginç karşılanıyor” diyen Talebi, sözlerine şunları ekledi:

Tüm bu curcuna içinde Azerbaycan kökenli tıp profesörü Mesud Pezeşkiyan’ın ‘reformist’ aday olarak kabul görmesi dikkate şayan. Zira Türkçenin yanı sıra Kürtçe de bilen Pezeşkiyan ‘reformistliğinin’ yanı sıra, muhafazakâr görüşleriyle de toplumun yakından tanıdığı bir siyasetçi. Güçlü hitabet kabiliyetine sahip Pezeşkiyan’ın etnik ve dini azınlıklar için adalet sloganları çerçevesinde Türk,Kürt ve Beluç toplumlarına haklar talep etmesinin yanı sıra, uzun süre Tahran milletvekilliği yapması da artı bir değer olarak kabul görüyor.

“Yeni kuşaklar daha adil bir yönetim arayışı ve talebi içinde”

Talebi, “Bu kitlelerin sandık başına götürülememesi durumunda katılımın düşük olacağından herkes emin olabilir. Nitekim siyasal bilimci Hannah Arendt’in de ifade ettiği üzere, ‘Güç sayısal çoğunlukta olmayıp birlikte hareket etme yeteneğindedir.'” diye konuştu.

“Özellikle sosyal medyayı aktif kullanan yeni kuşaklar daha adil bir yönetim arayışı ve talebi içinde” diye vurgulayan Rıza Talebi, “Ortak özellikleri muhafazakarlık olan diğer adaylarla ilgili kuşkulu durumlar gündemde yer alırken muhtemelen Anayasayı Koruma Konseyi artık cumhurbaşkanı koltuğuna oturacak kişiyle ilgili kararını vermiştir. Bu bakımdan seçimin formal nitelik taşıdığını söylemek asla bir abartı olmayacak” dedi.

“Toplumun taleplerinin hep halı altına süpürülmesi mevcut durumun sürdürebilirliğini de olumsuz anlamda etkiliyor”

Talebi, “Karl Popper, diktatöryel rejimlerde karizmatik liderlerin seçimleri manipüle yoluyla güçlerini pekiştirdiğini vurguluyor. İran’da bu durum Ayetullah Hameney’in kişiliği üzerinden yürürlüğe konuluyor. Onun için Hamaney seçime geniş katılımın az olmasından endişeli değil. Mevcut otoritenin gücünü pekiştirmesi yerine halkın farklı kesimlerinin taleplerini karşılama kabiliyeti olan bir liderin seçilmesi ülkedeki kalıcı huzur ve istikrar ortamının oluşmasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Rıza Talebi, sözlerini şöyle sürdürdü:

İran’daki güçlü merkezi otoriteye rağmen toplumun taleplerinin hep halı altına süpürülmesi mevcut durumun sürdürebilirliğini de olumsuz anlamda etkiliyor. Adayların seçim sürecinde eşit düzeyde propaganda yapamaması geniş kitlelerin katılımın engelleyen başka bir faktör.

“Ayetullah Hameney’in karizması onları da kurtarmış oluyor”

“Reformistlerin söylemlerinin toplumda karşılık bulamaması kendi içlerindeki tutarsızlıklardan ve kavgalardan kaynaklanıyor” diyen Talebi, “Bundan dolayı Pezeşkiyan gibi bir politikacının adaylığının tesçil edilmesi de ihtilafların ortadan kaldırılması için yeterli olmuyor.Muhafazakarların arasında da ciddi sıkıntıların olmasına rağmen sonuçta Ayetullah Hameney’in karizması onları da kurtarmış oluyor” şeklinde konuştu.

“Bu şartlarda ülkenin geleceği namına bir seçimin yapılacağına çoğunluk inanmıyor”

Ülkedeki belirsiz durumda yapılacak seçimde katılımın düşük olacağının şimdiden görülmesinin ümitsizliği derinleştireceğini vurgulayan Talebi, “Reformistlerin ve etnik azınlıkların haklarının savunucusu bir aday olarak lanse edilen Pezeşkiyan’ın meydanda olması belki bir ümit ışığı olarak kabul edilebilir. Ancak şahsım adına ümitlerin tükendiğini itiraf etmem gerekir. Bu şartlarda ülkenin geleceği namına bir seçimin yapılacağına çoğunluk inanmıyor.Çünkü seçim öncesi propagandalarda huzur ve refahın asla ön planda olmadığını görüyoruz” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
Mayis Alizade

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir